Yeni yıl ile birlikte Dijital Yuan’a faiz verilmesine başlanıyor ve bu yolla bireylerin tasarruf tercihlerinin bu para birimine kaydırılması hedefleniyor.
Çin uzun zamandır dijital parayı deniyor.
Ancak artık bu denemelerden çıkılıp, sistemin gerçek anlamda devreye alınacağı yeni bir aşamaya geçildi.
Yeni yıl ile birlikte Dijital Yuan’a faiz verilmesine başlanıyor ve bu yolla bireylerin tasarruf tercihlerinin bu para birimine kaydırılması hedefleniyor.
Aslında Çin toplumu, AliPay ve WeChat gibi uygulamalar üzerinden uzun süredir neredeyse tamamen dijital para benzeri bir mali düzen içinde yaşıyor.
Yani Dijital Yuan’a geçiş muhtemelen çok hızlı ve kapsamlı olacak.
Peki, ama bütün bunlar neden bu kadar önemli?
Şimdi biraz geri çekilip büyük resme bakalım.
Çin, bugüne kadar ağırlıklı olarak mal ihracatına dayalı bir ekonomik model izledi.
Ancak dijital para ile birlikte, bu modele tarihsel ölçekte yeni bir araç eklemiş oldu.
Artık, enflasyon artık yalnızca tahmin edilen bir değişken olmaktan çıkıp, doğrudan belirlenebilen ve yönetilebilen bir ekonomik araca dönüşüyor.
Dijital para sayesinde mali planlamalar, parasal genişlemeler ve daralmalar çok daha hızlı ve kontrollü biçimde yapılabilecek.
Peki, bunun bedeli ne olacak?
Bu dönüşümün en büyük kaybı, bankaların “paradan para yaratma” olarak tanımlanan borç–kredi döngüsünün ciddi biçimde sekteye uğraması olacak.
Ancak bu aynı zamanda kaydi ekonomiden reel ekonomiye geçişi de hızlandıracak.
Başka bir ifadeyle, ekonomik sorunlar artık soyut finansal araçlara değil, doğrudan üretim ve tüketim gerçeklerine dayanacak.
Bu nedenle klasik anlamda finansal krizlerin, en azından bugünkü formlarıyla, ekonomi tarihindeki ağırlığı büyük ölçüde azalacak.
Ve bütün bunlar, yalnızca dijital para altyapısı sayesinde mümkün olabilecek.
Bunu söylerken ezbere konuşmuyorum.
Uzun süredir bu başlık üzerinde çalışan biri olarak söylüyorum.
Hatta bu alanda bir kitap çalışmam dahi var; ancak görünen o ki süreç, benim çalışmalarımdan çok daha hızlı ilerliyor.
Bu nedenle bu dönüşümde geri kalmamak için zamanı kaçırmadan hareket etmek gerekiyor.
ABD neoliberal politikalardan kademeli olarak uzaklaşmaya çalışsa da, Çin bu yeni düzeni sonuna kadar savunmaya kararlı.
Çünkü kazanıyor.
Çin açısından dijital paranın toplumsal kabulü sağlandıktan sonra geriye tek bir kritik aşama kalıyor:
Dijital Yuan’ın uluslararasılaşması ve rezerv para haline gelmesi.
İşte asıl zor kısım tam olarak burası.
Çünkü reel ekonomiye dayalı bir düzende para ihracı, ancak tasarruflarını enflasyona karşı korumak isteyenler ya da enflasyondan kazanç elde etmeye çalışan spekülatörler üzerinden mümkündür.
Birinci kitleyi dijital para ile kazanmak mümkün.
Ancak ikincisi, paradan para kazananların hâkim olduğu mevcut finansal sistemin daraldığı bir dünyada sürdürülebilir değildir.
Burada kritik bir başka başlık da Dijital Yuan’a verilecek faizin nasıl finanse edileceği ve paranın hangi değere sabitleneceğidir.
Çin’in son yıllarda agresif biçimde altın toplaması, bu parayı uzun vadede rezerv para yapma hedefiyle okunabilir.
Bu girişim, Dijital Yuan’ın rezerv para yapmak için ise doğru bir hareket olur.
Yok değilse o zaman verilecek faiz, mecburen uzun vadede paranın değerini düşürerek verilecek ki o zaman ABD’nin uzun süren bir döngü ödenemez bir borç sarmalına girilecek demektir.
Yalnız tek farkla…
Çin açısından bu döngü çok da uzun süremez.
Çünkü dijital paranın genişleme alanı sınırlıdır ve reel ekonomiyi büyüterek alan açmak, başka ülkelerin egemenlik sınırlarına çarpar.
Yani Çin’in başka ülkelerde üretim yapıp, o ülkelerde tamamen Dijital Yuan ile ticaret yürütmesi kolay kabul edilecek bir düzen değildir.
Çünkü vergi, bir devletin egemenlik alanıdır ve bu alanın etrafından dolanmak, doğrudan egemenliğe müdahale anlamına gelir.
Bu noktada Çin’in de, tıpkı ABD gibi, bir gün “havuç–sopa” dengesine yönelmesi kaçınılmaz olacaktır.
Ancak şu an için Çin’in dünyaya aynı anda hem zenginlik hem de korku salacak ölçekte bir güce sahip olmadığı açık.
Bu nedenle kısa vadede Dijital Yuan’ın daha çok Asya merkezli bir yayılım göstereceğini öngörmek yanlış olmaz.
Yani neoliberal düzen bir kıtada devam ederken, diğer kıtalar bu dönüşümü uzaktan izlemekle yetinecek.
Benden söylemesi…