Alfred Hitchcock sineması üzerine bir okuma
Psycho, altmış yılı aşkın süredir izlenmeye devam eder, çünkü anlattığı şey zamansızdır. İnsan zihninin kendi kendine kurduğu hapishane, bastırılanın eninde sonunda geri dönmesi ve en korkunç şeyin dı...
Perdenin ardındaki hakikat üzerine: Gölgeler ve Suretler
Platon'un mağarasındaki en kritik an, zincirlerden kurtulan birinin dışarıya çıkması ve gölgelerin yalnızca gölge olduğunu anlamasıdır. Ama mağaraya döndüğünde kimse onu dinlemez, gerçeği görmüş olan,...
İkinci sınıfın kapısında: Emin Alper'in Kız Kardeşler'i üzerine
Filmin merkezindeki "besleme" kurumu, ilk bakışta bir yardım ilişkisi gibi görünür. Köydeki yoksul aileler kızlarını şehirdeki varlıklı hanelere verir.
Karanlık Gece: Taşranın karanlık hafızası
Karanlık Gece’de ise obruk, bir çöküş değil, bir örtüdür. Suçun üstünü örten, onu görünmez kılan, adeta toprağın kendisini bir suç ortağına dönüştüren bir yapı.
Üç Harfliler: Fal; korkunun değil kadrajın peşinde bir film
Kamera hareketleri de bu atmosferin önemli bir parçası. Ani geçişler, sert zoomlar yerine, neredeyse fark edilmeyen, yavaş ve kontrollü kaymalar var.
The Big Short; çöküşün matematiği, ahlâkın iflası
The Big Short’un en zekice yaptığı şeylerden biri de bu karmaşık sistemi eğlenceli bir dille anlatmasıdır. Dördüncü duvarı yıkar, izleyiciye göz kırpar, finans jargonunu sokak diline çevirir.
Adolescence: Görünmeyen boşlukların çocukları
Dizinin en güçlü taraflarından biri, meseleyi basit bir “kötü ebeveynlik” anlatısına indirgememesi. Burada anne-babalar kötü insanlar değil, aksine, çocuklarını seven, korumaya çalışan, elinden geleni...
All the President's Men: Hakikatin peşinde iki adam
Filmde gazetecilik, romantize edilmiş bir meslek olarak sunulmaz. Tam tersine, son derece mekanik, tekrar eden ve yorucu bir süreç olarak resmedilir.
Adaletin on iki yüzü : 12 Kızgın Adam
Filmin en güçlü psikolojik anlarından biri, çocuğun suçlu olduğuna en çok inanan jüri üyesinin yaşadığı kırılmadır. Bu karakter aslında davayı değil, kendi oğluyla yaşadığı travmayı yargılamaktadır.
Anadolu’da bir sınıf isyanı: Kibar Feyzo
Film tam burada Türkiye’nin yüzyıllardır değişmeyen sosyolojik meselesine dokunur: ağalık ve aşiret düzeni.
Deli Deli Küpeli: Akıl noksanlığı üzerinden bir lümpenlik eleştirisi
İki akıl hastasının kaymakam ve hâkim sanılması, filmin en büyük ironisidir. Akıl dışı olanın “devlet aklı”na dönüşmesi kompozisyonu çok etkileyicidir.