Deli Deli Küpeli: Akıl noksanlığı üzerinden bir lümpenlik eleştirisi
İki akıl hastasının kaymakam ve hâkim sanılması, filmin en büyük ironisidir. Akıl dışı olanın “devlet aklı”na dönüşmesi kompozisyonu çok etkileyicidir.
Masumiyet Müzesi: Aşkın vitrini, hafızanın enkazı
Romanın anlatıcısı Kemal’in iç dünyası, metnin omurgasını oluşturuyordu. Sayfalar boyunca süren iç monologlar, okuru rahatsız eden bir dürüstlükle karakterin takıntısını ifşa ediyordu.
Batı cephesinde değişen bir şey yok!
“Batı Cephesinde Değişen Bir Şey Yok”, savaş karşıtı duruşunu gizlemeyen, hatta bunu sert bir dille dayatan bir film.
Sarmaşık: Duran gemi, çürüyen itaat
Gemi durur ama hiyerarşi çalışmaya devam eder. Maaş yoktur ama disiplin vardır. Yön yoktur ama emir sürer.
Tahtın ağırlığı, insanın kırılganlığı: The Crown
Ancak The Crown’un eleştiriden muaf olduğunu söylemek zor. Dizi, ne kadar “sanatsal bir yorum” olduğunu vurgulasa da, gerçek ile kurgu arasındaki çizgi zaman zaman belirsizleşiyor.
Repulsion: Yalnızlığın duvarları çatlarken
Repulsion, korku filmi değildir; ama korkutucudur. Psikolojik gerilim değildir; ama gerilimin ta kendisidir. Çünkü bu film, canavarları dışarıda aramaz. Aynaya bakar.
Cam: Dijital kimlik korkusunun psikolojik yansıması
Teknolojiyle şekillenen kimliklerimizin kırılganlığını korku estetiğiyle sorgulayan yapım, özellikle modern internet kültürünün psikolojik etkilerini düşünmek isteyen seyirciler için ilgi çekici bir ö...
Aynı yerde, ayrı dünyalarda bir film; Yan Yana
Film, farklı dünyalara ait karakterleri aynı mekânsal ve duygusal hatta buluşturuyor. Bu buluşma ne romantize ediliyor ne de dramatik bir mucizeye dönüştürülüyor.
Kemal Sunal filmleri güldürürken gerçeği saklıyor mu?
Kemal Sunal filmlerinin en rahatsız edici tarafı, seyirciyi sadece güldürmemesidir. Güldükten sonra rahatsız eder. Çünkü seyirci, ekranda gördüğü adaletsizliği tanır.
Kral Kaybederse: Gücün ve modern yalnızlığın anatomisi
Hikâye yer yer yorucu, zaman zaman fazla teatral; fakat tüm bunlara rağmen güçlü bir şey söylüyor. Kendini kaybetmek, bazen en büyük kazanımdır.
Hollywood’un doğuya bakışı; Son Samuray
Filmi değerli kılan bir diğer unsur da şiddetin ve savaşın romantikleştirilmeden, bir tür zorunluluk ve çaresizlik duygusuyla ele alınması.
Balonun ipi bu kez geçmişe bağlı: Welcome to Derry
Dizi, Pennywise’ı, çocukları her köşeye sıkıştıran bir rutin gibi planlamıyor. Belki de dizinin en keyifli kurgusu bu olsa gerek.