Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri (TÜRKYED) Genel Başkanı Sayın Nihat Çelik, Ankara’da bir grup gazeteci ile bir araya geldi. Burada konuşan TÜRKYED Başkanı Nihat Çelik, tarladaki ürün fiyatıyla market rafları arasındaki büyük farkın denetimsizlikten kaynaklandığını söyledi.

“Müstahsil makbuzunu incelemeyenler vebal altındadır”

Tarla ile market arasında yaşanan fahiş fiyat farklarına değinen Nihat Çelik, “Hallere yapılan operasyonlarda benim dile getirdiğim iddiaların gerçekliği açık şekilde ortaya çıkmıştır. Tarlada 30 liraya alınan bir sivri biberin markette 299 liraya satıldığını herkes gördü. Tarlada domates 15 lira, markette 100 liraysa bunun müstahsil makbuzunu incelemeyenler vebal altındadır. Müstahsil makbuzları bugün maalesef bir aldatma aracına dönüşmüş durumdadır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Gerekli denetimler yapıldığında bu tür oyunların hepsi açığa çıkar. Denetimler kesintisiz devam etmelidir” dedi.

“86 milyonun parasını 300 kişi gasp ediyor”

Çelik, Ticaret Bakanlığı’na bağlı denetmen sayısının yetersizliğine de dikkat çekti. Sahadaki denetim mekanizmasının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, “Bugün bir vatandaşın maaşının önemli bir kısmı gıda harcamalarına gidiyor. Her birimiz tüketiciyiz. Ama maalesef 86 milyonun parasını 300-400 kişilik aracı bir grup adeta gasp ediyor. Bu nedenle sahadaki müfettiş sayısı mutlaka artırılmalıdır” diye konuştu.

CHP’ye ‘et baronu’ suçlaması

Çelik, Damızlık Sığır Yetiştiricileri eski Başkanı ve büyükbaş hayvan çiftliği işletmecisi olan CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu hakkında da dikkat çeken iddiada bulundu. Çelik, “Kendisi Bursa’da büyük bir hayvan işletmesinin sahibidir. Ete zam söylentisini çıkaran ve ilk zammı yapan da kendisidir. Bu ay ete yüzde 25 zam olacak söylentisi sonrası ilk zammı hemen kendisi yaptı. Bu kişi aracıların içerisindeki en büyük baronlardan bir tanesidir. Şimdi bu kişiyi CHP’ye Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı yapmışlar. Allah CHP’ye çok bela vermiş ama bu bela bütün belalardan daha büyüktür. Bu tür şovmenlerin ne ülkemize ne de siyasetimize faydası olur” ifadelerini kullandı.

“Hayvan pazarlarında satışlar yarı yarıya azaldı”

Kurban Bayramı öncesi sahadaki gözlemlerini de paylaşan Çelik, bu yıl piyasadaki hareketliliğin geçmiş yıllara göre daha temkinli ilerlediğini söyledi. Bu yıl sahadaki tablonun geçen yıllara göre daha farklı olduğunu kaydeden Çelik, şunları söyledi:

“Özellikle küçükbaşta canlı kilo fiyatları yükselmiş olsa da vatandaşın alım gücü aynı oranda artmadığı için insanlar daha temkinli hareket ediyor.

Yem, saman, arpa, çoban giderleri, veteriner hekim hizmetleri ve nakliye maliyetleri üreticiyi ciddi anlamda zorladı. Bu yüzden fiyatlar yüksek görünse de üreticinin kazancı eskisi kadar güçlü değil.

Vatandaş tarafında ise daha fazla fiyat araştırması yapılıyor, alımlar son günlere bırakılıyor ve daha uygun bütçeli hayvanlara yönelim artıyor. İnsanlarımız kurban ibadetinden vazgeçmek istemiyor ancak ekonomik şartlar ister istemez herkesi düşündürüyor.

Borsa güne düşüşle başladı!
Borsa güne düşüşle başladı!
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 05 22 At 21.12.00

“İstanbul’da 16 milyon nüfus var ama satılık 100 bin hayvanımız yok”

Hayvan pazarlarında satışlar geçtiğimiz yıla oranla yarı yarıya azalmış durumda. İstanbul’da 16 milyon nüfus varsa şu an satılık 100 bin hayvanımız yoktur. Vatandaş alım gücü nedeniyle dini vecibelerini yerine getirmekte zorlanıyor. Bu ortamda üretici de tam anlamıyla kazanamıyor.

Çoban giderleri, elektrik, veteriner ücretleri, nakliye ve pazar yeri kiraları gibi üreticinin sırtında çok ciddi yükler bulunmaktadır. Özellikle bu dönemlerde belediyeler en azından kurbanlık pazarlarından kira almamalıdır.

Özetle bu yıl piyasada hareket var ama geçmiş yıllardaki rahatlık yok. Hem üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği hem de vatandaşın ibadetini gönül rahatlığıyla yerine getirebildiği bir sezon olmasını temenni ediyoruz.”

Diyanete çağrı: Yurtdışı kurban faaliyetleri denetlenmeli

Yurtdışında gerçekleştirilen kurban organizasyonlarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Çelik, şöyle devam etti:

“Dinimizde küçükbaş tek hisse, büyükbaş ise 7 hisse kabul edilir. Ancak bazı vakıf ve dernekler ‘18 kilo hisse 7 bin TL, kurbanınızı yurtdışında keselim’ gibi reklamlarla vatandaşlarımızı aldatmaktadır. Bununla ilgili daha önce Diyanet İşleri Başkanlığı’na da mektup yazdık. Bu tür vakıf ve dernekler mutlaka denetlenmeli ve gerekli işlemler yapılmalıdır. Ayrıca bu girişimler yurtiçindeki üreticimize de ciddi zarar vermektedir. Hangi şartlar altında kesildiği görülmeyen hayvanlar kurbanlık sayılamaz. Bu sebeple kurban vecibemizi öncelikle yurtiçinde yerine getirmeliyiz. Komşumuz, akrabamız dururken yurtdışında bu tür yapılarla sözde kurban kesimi kabul edilemez.”

Muhabir: Selim Ercan