Evlerinden, okullarından gözaltına alınan insanlar nereye götürüldüğü bilmeden gitti darbe günü. Gözaltı, yargılama gibi hukuki işlemler kayıt altına alınmadan gerçekleşti.
Arjantin’deki ikinci dünya savaşından sonra başlayan darbeler silsilesinin en kanlı olanı şüphesiz 1976 yılındaki Videla’nın öncülük ettiğiydi. Bu darbe o kadar şiddetliydi ki o gün evlerinden çıkan çocuklar bir daha dönemeyecekti…
İşte o çocukların anneleri o günden sonra her Perşembe Arjantin’deki Plaza de Mayo meydanında buluştu. Plaza de mayo meydanı, aynı zamanda iki asır önce Arjantin’in bağımsızlık gösterilerinin yapıldığı yerdi. Tarihe tanıklık eden bu meydan artık çocuklarından bir haber bekleyen annelerin çaresizliği ile sessizliğe teslim oluyor.
Bu annelerin tek istekleri ortadan kaybolan çocuklarının akıbetini öğrenmek. 1976’dan bu yana bu meydanda gözyaşı döküyorlar.
Sahiden ne olmuştu o çocuklara?
Evlerinden, okullarından gözaltına alınan insanlar nereye götürüldüğü bilmeden gitti darbe günü. Gözaltı, yargılama gibi hukuki işlemler kayıt altına alınmadan gerçekleşti. Yasal prosedürler usulüne uygun şekilde işetilmediği için kaybolan/kaybettirilen insanların gözaltına alınmak üzere son götürüldüğü karakollar, çıkarıldıkları son mahkemelere dair kayıt altına alınan bilgiler de olmadı. Çünkü her şey ‘kayıt dışı’ gerçekleşti.
1970 ve 1980 yılları dünyada darbelerin sıklıkla yaşandığı bir aralık. Latin Amerika’da, Ortadoğu’da, Türkiye’de… Darbelerin sık yaşandığı coğrafyalarda başta kayıt dışı gözaltılar olmak üzere işkence ve her türden insan hakları ihlali meydana gelir. Bu ihlaller de idare ve kolluk eliyle gerçekleşir. Sivillerin haklarını her şartta koruması gereken kurumlar şimdi ise sadece ağır insan hakları ihlallerinin muhatabı.
Bu toplumsal bir travma. Ne kadar zaman geçerse geçsin asla yaraların sarılmayacağı ortada. Arjantinli anneler hayata gözlerini kapatınca, geçmişte bir insanın gözaltında kaybedildiği gerçeği ortadan silinmeyecek. Bu yüzden Arjantinli ve dünyanın birçok yerinden gelen annelerin isteği şey bu gerçek ile yüzleşmektir.
Bu anneler hakikat için mücadele ediyor, bu travmalar bir daha yaşanmasın diye. Plaza de mayo annelerinin mücadelesi bir meydandan bir Perşembe gününden çok daha fazlasıdır. Bu hikâye çocukları kaybolan annelerin hikayesidir.
Ve bu hikâye bize bir yerden çok tanıdık geliyor…