Politika Kasabasının Siyaset Bulvarı sakinleri, güneşe/melteme hasret Bayram/Nevruz sürecini az hasarla atlatmış olmanın huzuru içindeydi ama herkes siyaseten olduğu yerde duruyordu…
Millet Bahçesindekiler, mal varlığı tartışmalarıyla çenesini yoruyordu…
Meraklılar, tapu sorgulamasını nasıl yapacağını öğreniyor, ay/di (ID) nedir diye soruyordu…

***

Siyasilere ayak uyduracak havada değildim! Perişan Güzel olarak bilinen Güzel Köse’ye varıp, “Bir durna uçurdum hublar gölünden”!

Ben, “Bilmem ki ne oldu halı durnanın” merakındayken, soyadının aksine kıl yumağı olan Güzel Köse, türkünün devamını getirdi:
Bilmem sahralarda dağlar sayrında / Nerede mekânı (vah vah) eli durnanın

***

Attıkları bombalarla yerde kurt, havada kuş bırakmayan Trump ile Bibi ise ‘kansamış’ haldeydi ve doymak bilmiyorlardı…

İran’dakiler, Lübnan’dakiler, Gazze’dekiler ağıt yakarak ağlarken, cephe savaşından uzak duran bir ülkenin ferdi olarak dil-i avaz ile ortalığa seslendim:

Gül ki güller açsın gül yanağında
Yanım sola dönük yatam sağında
Firdevsi âlâda İrem Bağında
Sana benzemiyen gül olmaz olsun

***

Uzun zamandır ses etmeyen Kurucu Önder, Nevruz vesilesiyle fikir beyan ederken, siyasiler arasında ‘kırmızı hat’ kavgasına da malzeme oluyordu…

Nevruz’u ‘kafasına göre’ kutlayanlara tepki gösteren Reis, ‘alçak’ tonda bir söylem tercih ediyordu…

Her yer ve herkes ayrı bir alemdi ve böyle bir ortamda kimseye çunacak halde değildim. Türkü çığırmaya devam ettim:

Dağladın sinemi göz göre göre
Bir gönül içinde yandım bin kere
Çunacağım yoktu çundurdun ele
Elde senin gibi yar olmaz olsun

***

Güneş bulutlara teslim olmuş, meltem soğuktan kaçıyordu. Yağmur kâh sağanak kâh sepeliyordu…

Esrarengiz hallerin içinde yalpalarken derde derman için erenlere vardım:

Alçakta yüksekte yatan erenler / Yetişin imdada aldı dert beni
Başım alıp hangi yere gideyim / Gittiğim yerlerde buldu dert beni

Derdi de dermanı da iyi bilenlerden Ulu Ozan Pir Sultan Abdal, ‘dertdaş’ım gibi gaiplerden ünledi:

Abdal Pîr Sultan'ım gönlüm hastadır / Kimseye diyemem gönlüm yastadır
Bilmem deli oldu bilmem ustadır / Şöyle bir sevdaya çaldı dert beni