Eğitimde başörtüsü bariyeri ve laiklik çıkmazı, temel hak ve özgürlüklerin yorumlanmasına sirayet edip ihlal niteliğindeki politikaların önünü açıyor.
Türkiye 28 Şubat Travmasının bedellerini ağır öderken aynı olayları yani başımızdaki Azerbaycan'da da görmek tedirginlik verici.
Eğitimde başörtüsü bariyeri ve laiklik çıkmazı, temel hak ve özgürlüklerin yorumlanmasına sirayet edip ihlal niteliğindeki politikaların önünü açıyor.
Azerbaycan’daki başörtü yasağı tartışmalarını kıvılcımı biraz daha eski. 2010lu yıllarda başlayıp ara ara alevlenen tartışmalar şeklinde seyretti. Son olarak Eğitim Kanunundaki değişiklikle birlikte okullarda üniforma zorunluluğunun yansıra üniformaya ek olarak giyilen kıyafetler de yasaklandı.
Okullarda öğrencilerin başörtüleri gerekçe gösterilerek derslere alınmaması; okul idaresi ve öğrencilerin muhatabı olduğu idare hukukunun konusudur. İdare hukuku kanunilik ilkesinin üzerine inşa edilmiş bir alandır diğer bir söyleyişle idareler; tüm işlemlerinde kanunun açık hükümleri bulunması gerekir.
Bu bağlamda okul yönetimleri birer idare olup öğrencilerin derse alınmaması da idari işlemdir. Derse alınmaması için de açıkça “başörtüsü yasaktır" yazması gerekir. Ama yeni kanunda açıkça “başörtüsü yasaktır" şeklinde bir hüküm yok. Okul üniformasına ek kıyafetler yasaktır deniyor. Burada idare hukuku açısından geniş bir yorum yapıp “başörtüsü ek kıyafettir" demek idarenin takdir yetkisini kötüyü kullanması anlamına gelebilir.
Bu noktada Anayasa Mahkemesi’nin verdiği Sara Akgül kararı örnek gösterilebilir. Boğaziçi üniversitesi öğrencisi olan Sara Akgül, başörtüsü gerekçe gösterilerek çeşitli derslere alınmamış bu yüzden devamsızlık sebebiyle derslerinden bırakılmış bir öğrencidir. Üstelik kendisine öğrenci iken ödenen burslar okulla ilişiği kesilmesi ardından geri istenmişti.
2018 yılında verilen AYM kararında, başörtüsü gerekçe gösterilerek eğitim hakkını kısıtlanamayacağını öngördü. Anayasa Mahkemesi, bu olayı doğrudan kanunilik ilkesi açısından değerlendirdi. Öğrencilerin başörtüsüyle üniversite eğitimine devam etmesini yasaklayan açık ve öngörülebilir bir kanun hükmü bulunmadığına hükmetti. Yasağın dayandırıldığı önceki yargı kararlarının da bu eksikliği gideremeyeceğine hükmetti ve din özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Buradan çıkarılacak sonuç temel hak ve özgürlüklerin idari yorumlarla sınırlandırılamaz.
Sara Akgül kararı Azerbaycan'daki eğitim hakkına yönelik müdahalelerin Kanuni dayanağının bulunmadığını, idari yorumlarla hareket edilmiş olduğunu gösteren bir AYM kararı.