Nefes Gazetesi yazarı Nuray Babacan bugünkü köşe yazısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir süre önce söylediği, “Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP, Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk asrı” sözlerinin AK Parti kulislerinde nasıl değerlendirildiğini aktardı. Babacan, AK Parti kulislerinde konuşulan çarpıcı yorumu şöyle aktardı, “MHP, ne olursa olsun Meclis dışında kalmaya dayanamaz. Onlar için iktidardaki birinci parti olmak gibi bir hedef yok. Devlet yönetiminde etkin olmayı tercih ederler. Kendi tabanına da ortağına da mesaj niteliğinde sözler. ‘Hem yasamada hem devlet idaresinde olmaya devam edeceğiz’ mesajı veriyor.”

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan ‘yeni anayasa’ çıkışı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan ‘yeni anayasa’ çıkışı
İçeriği Görüntüle

Babacan’ın bugünkü yazısı şöyle;

“Bahçeli’nin zaman zaman verdiği mesajların, Cumhur İttifakı’nın büyük ortağında farklı yansımaları oluyor. Bu sözler, bazı AKP’liler tarafından değerlendirmeye değer olarak nitelendirildi. En ilginci, MHP’nin oylarında gerilemenin dikkat çekici olduğunu söyleyen bir AKP’li kurmayın sözleriydi: “Kendisini bizim üzerimizden iktidara taşıttırmayı planlıyor.”

***

Bu sözleri, partisinin oy kaybına dikkat çekerek seçmenin partiye sahip çıkma çağrısı olarak değerlendirenler olsa da çarpıcı bir yorum şöyle:

“Son dönemlerde İYİ Parti’nin oy oranlarında yukarı doğru ivme var. MHP ise oy kaybediyor. Bahçeli, bunu gördüğü için önümüzdeki dönemde iktidarın bir parçası olmanın gereğine vurgu yapıyor. MHP, ne olursa olsun Meclis dışında kalmaya dayanamaz. Onlar için iktidardaki birinci parti olmak gibi bir hedef yok. Devlet yönetiminde etkin olmayı tercih ederler. Kendi tabanına da ortağına da mesaj niteliğinde sözler. ‘Hem yasamada hem devlet idaresinde olmaya devam edeceğiz’ mesajı veriyor. O gün geldiğinde Cumhurbaşkanı, MHP’yi Meclis’e taşımak için ne gerekiyorsa yapacaktır. Çünkü ikisinin de birbirine ihtiyacı var…”

***

Bu ilişkiyi, 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki gelişmelerle analiz edenler çoğunlukta. AKP’nin yetişmiş kadrolarının tamamına yakını FETÖ’cü çıkınca boşluğun kenarda köşede kalmış milliyetçi kadrolarca doldurulduğu anlatılıyor. Darbe girişiminin ardından kapıların bu kadrolara ardına kadar açıldığı, bu isimlerin de sessizliğini bozup cemaatçi veya tarikatçı olmadıklarını vurgulamak için göğüslerini gere gere ülkücü olduklarını söylemeye başladıkları ifade ediliyor. Emniyette, yargıda, bürokraside ön plana çıkan isimlerle MHP’nin hem devlette hem hükümette güç kazandığı anlatılıyor. Hatta zaman zaman bu isimlerde değişiklik yapılmak istendiğinde ‘engellendiklerini’ dile getiren AKP’li yöneticiler var.

***

Şimdi, seçimlere yönelik yeni planların yapıldığı bu dönemde ittifaklar, müttefikler, ortaklıklar yeniden konuşulacak. Bu sadece Cumhur İttifakı için değil, muhalefet bloğu için de söz konusu olacak. Devlet Bahçeli’nin sözlerini, AKP ile yeni dönemde ortak liste dahil her türlü iş birliği mesajı olarak okuyanlar var. Bu fikir, bazı AKP’lilerin pek hoşuna gitmiyor. İki partinin siyasileri arasında ne zaman bir çekişme olsa kazananın MHP tarafı olmasına çok içerliyorlar. Çünkü Bahçeli, Erdoğan’la her görüşmesinden avantajlı çıkmayı başarıyor…”

Kaynak: Haber Merkezi