ABD Başkanı Trump, Rusya Federasyonu Başkanı Putin’i müstehzi bakışlarıyla ezerken Çekiç Ali’den çaldığı ‘Çubuğuna Lüleyim’ türküsünü çığırıyordu:
Çubuğuna lüleyim / Yar yüzüne güleyim
Sen kapıdan geçerken / Ben başına belayım
Putin, çevresindekilere “Ni diyo la bu” havalarında bakarken, Trump devam etti:
Oy lele lele Putin oy / Hey lele lele Putin oy
Sarılı da yazma kirazdan / Bakma kurban ben olam
Gelirim ben birazdan / Le le le Putin oy
***
Vladimir, sağı solu belli olmayan başkan yüzünden başına bir şeyler gelebileceğinden kıllandığı için duymaza yattı.
Hatta bir ara o da Mahzuni’nin bir döneme damga vurmuş olan ünlü “Amerika katil katil” türküsünden bir dörtlüğü okuyup cevap vermek istedi ama vazgeçti. Vazgeçmese o türküden şu dörtlüğü okuyacaktı:
Tuz diye yutturur buzu / Gafil düştük kuzu kuzu
Dünyanın en namusuzu / Amerika katil katil
***
Trump ile Putin dünyayı paylaşırken Millet Bahçesindeki emekliler ve asgari ücretliler derdini paylaşma derdindeydi!
Politikası Kasabası sakinleri, Siyaset Bulvarında bir oyana bir buyana seğirtirken, Millet Bahçesinin müdavimleri onlara,
Derdimi dökersem derin dereye / Doldurur dereyi düz olur gider
Diye ünlüyordu. Ancak duyan ve derde derman olma sorumluluğunu omuzlayan çıkmıyordu.
Emekliler, “Aklımı zay etti” diye söylenip ağıt yakarken, Muharrem Temiz mesajı almış gibi duyguları bir çıkmaza hapsetti:
Veşşems-i vedduha yüzlerin ayet / Kaşların İmran’dır gözlerin Tevrat
Zabur'da gördüm bir gizli hikmet / Derc edip İncil'i Kuran'a çektin
İyi de ilahi söylemlere ne kafa yoracak ne de soru sorup cevap bulacak hali vardı bahçedekilerin…
***
Millet Bahçesinin uzak köşesindeki asgari ücretliler ise ‘bizim başımız kel mi’ diyerek kendi ağıtlarını yaktı:
Asgari ücretim karın doyurmaz
Askeri yönetim sesim duyurmaz
Asabi hallerim kafam sıyırmaz
Düşün düşün işim helaya gider
İsyan ile malul kavağa çıktım
Nisyan ile malul tabular yıktım
Neredeyim diye etrafa baktım
Eyvah! Başım burda belaya gider