Ekonomi bilimindeki en eski tartışmalardan olan değer kavramının temelindeki neyin olduğu meselesi son maaş güncellemeleriyle tekrar ekonomistlerin zihinleri harekete geçirmiş durumda.
“Güncelleme” diyorum çünkü memurlara ve emeklilerine reva görülen bu oranlar kesinlikle bir artış ya da zam olarak nitelendirilecek seviyede değil. Aksine gelirlerinden önümüzdeki sene ne kadar daha kayıba uğrayacaklarının ilanı…
Birçok düşünür ve iktisat okulunun değer konusundaki düşünceleri içinden benim favorim her zaman Ricardo’nun bir malın/hizmetin değerini belirleyenin onun kıtlık derecesi ve içindeki emek olduğu husundaki inanışı.
Bu düşünce çerçevesinde baktığımızda zaten bugün yaşadığımız problemin temeline inmek son derece kolaylaşıyor.
Avrupa’nın ve diğer gelişmiş ülkelerin hiç birinde olmayan şekilde gelişmiş bir e-devlet sistemine sahip Türkiye’de ne hikmetse 5 milyon memur var. Nüfusa oranla sayıları diğer gelişmiş ülkelerden fazla olmasa da bahsi geçen elektronik sistem hayattayken ve bu denli gelişmişken söz konusu memurların verimlilikleri son derece yetersiz. Ölçümlemeler yapılsa ya da hakkıyla yapılsa bu tablonun net şekilde ortaya çıkacağından tüm ekonomistler emin.
Özellikle 2018 sonrası hızla iki katına çıkan memur sayısı neticesinde bugünkü tabloya ve bu söz konusu can sıkıcı güncellemelere ulaştık. Ricardo’nun bakış açısı üzerinden bakıldığında net şekilde emeklerinin düşük değerliliği ve emeklerine olan ihtiyacın hiç de kıtlık arz etmediğinden son derece düşük olmasından ötürü bu maaşlara layık görüldüler.
Hasılı e-devlet gibi muazzam bir sistemin işlediği yerde iki katına çıkarılan sayılarıyla memurlar ihtiyaç duyulanın çok üzerinde ve verimlilikleri son derece düşük bir kitleye dönüştüler.
Kendilerinin ve ailelerinin canları sıkkın biliyorum. Bu iktisadi şartlarda bu maaşlarla geçinmek çok zor. Fakat ilerleyen yıllarda bu durum daha da kötüleşeceğinden asıl canım buna sıkılıyor.
Çözüm nedir?
Acilen Türkiye’nin 2003-2007 yılları arasındaki dönemde olduğu üzere kamu yönetiminde çok önemli ve çağı yakalayacak, verimliliğe, performansa ve en önemlisi ise liyakata dayalı bir dizi reforma girişmesi gerekiyor. Sayısını azaltamayacağı memurların verimliliğini artırmak için devletin elinden gelen her şey yaparak katma değer artışı sağlaması ve bu sayede oluşan refahtan memurlarına ve memur emeklilerine hallettikleri payı vermesi lazım.
Daha önce başarılmıştı. Yine yapılabilir…