Eski Cumhurbaşkanlarından Celal Bayar, 1960’lı ve 70’li yıllarda, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de öğrenci hareketleri ile sol, özellikle de sosyalist ve komünist hareketler taban bulup en güçlü dönemini yaşarken, ‘komünizm tehlikesi’ne dikkat çekmek için “Bu kış Türkiye’ye komünizm gelebilir” demişti!

O dönemde SSCB, Varşova Paktı’nın liderliğini yapıyor; Çin devriminin lideri Mao Zedung ile ‘Bağlantısızlar’ ve Yugoslavya’daki ‘özyönetimin’ mimarı Josip Broz Tito yaşıyordu. Tüm bunların Türkiye’ye bir etkisi ve yansıması oluyordu elbette.

Bu bakımdan Celal Bayar’ın o sözü söylemesi, emperyalizmin ağababası ABD Başkanı Donald Trump’ın, “Amerika için en büyük tehlike komünizmdir” demesinden daha haklı sebeplere dayanıyordu!

Bunları düşünürken kendi kendime söylendim:

Hırkalı, Tıramp’ı yola getirme
Komünizmden korkar sola götürme
Uğraşıp, yorulup tola yatırma
Çünkü keferenin malıdır dünya

***

Kendimize bakalım…

Aşkın sevdasına yetenlerin sesi nasıl çıkar derseniz, “Gökte uçan teyyare” türküsünden bir dörtlüğü hatırlatırım; şöyle:

Gitme gidenlerinen / Boyu fidanlarınan
N'olur bir selam gönder / Gelip gidenlerinen

Nasibini arayan bir derdi güzelin meramı da aynı türküyü terennümle dökülür dert deresine; şöyle:

Tarlası ayrıklıya / Ben varmam çarıklıya
Allah nasip eylesin / Boynu gıravatlıva

***

Millet Bahçesinin en yeşil köşesine konuşlanayım diye mesafe tüketirken türkü çığırdım:

Yaylanın çimenine / Kuzu yayılır kuzu
Gün de bu günkü gündür / Sallan yosmanın kızı

Yaylanın çimeni, senin/benim için önemlidir ama yeşil sahaların çimeni topçular ve gözünü top bürümüşler için çok daha önemlidir.

Dünya Kupası vesilesiyle gece gündüz seyrine doyamadığımız maçlarda top peşinde koşan dünya yıldızları çimenleri eze eze hedefe koşarken, ‘Bizim Çocuklar’ çimenlere kıyamamış olacak ki, ‘bize müsaade’ diyerek eve döndü!

Hoş gittikleri gibi hoş ama boş geldiler! Buna rağmen ‘başarısızlığa ödül’ diye adlandırılan ve dünyayı şaşırtan ‘villa vakası’, bu ülkeye katkı sunmak için ter ve kan döken hatta can verenlerin yakınlarının yüreğine kan damlattı!

Hal böyle olunca dayanamadım ve kendi kendime söylendim:

Herkeş hak ettiği lokmayı yerse
Biri o villayı sana verirse
İyi ki elendin al git der ise
Götür onu hayır kurumuna ver

Söylenirken duyan bir Millet Bahçesi sakini müdahil oldu:

Hırkalı kendini melekten sayma
Muştu verdin diye ulaktan sayma
Biri kıs gülerse salaktan sayma
Doğru olan senin düşündüğündür