Millet Bahçesine varmak için Politika Kasabasın Siyaset Bulvarından geçerken Çanakkale gezimizden yadigar o türküyü mırıldandım:
Sinekçidir köyümüz / Zemzem akar suyumuz
Sevip sevip ayrılmak / Yoktur öyle huyumuz
Ahali aşka, sevgiye, sevdaya yüreğini ve kulağını kapattığı için türkü kimsenin ilgisini çekmedi. Şundan emindim: Türküye devam edip;
Oğlanın adı Ekrem / Bahçeye biber ekmem
Sever isen ciddi sev / Ben böyle sevda çekmem
Deseydim, günün anlam ve önemine binaen kulak kabartan ve niza etmek isteyen birileri çıkabilirdi!
***
Bahçeye vardığımda, ‘Dostum Trump’a giydirenlerin sesi çalındı kulağıma.
Biri, “Deli gönül abdal olmuş gezer deryada” terennümündeyken, sesini yanındaki derbeder aynı türkünün nakaratını değiştirerek kesti:
- Ne gelirse bizim de başa Trump’tan gelir!
***
Ortam çapraşık, duygular karmaşıktı…
Trump’ın herkese yönelttiği, ‘ya benimsin ya kara toprağın’ tehdidi…
‘Yeni’si eskisi ile CeHaPe’nin Politika Kasabasına kattığı hareketlilik…
Bilge Lider’in hareketliliğe ve sürece getirdiği ‘anlamlı’ demeç ve attığı imza…
Reis ve Kurucu Önder cenahında Terörsüz Türkiye yönündeki ‘de haydi’ teşviki…
Ortalığı toza/dumana bularken, belki birilerine bir faydası olur diye, Ulu Ozan Pir Sultan Abdal’ın koluna girip sazına/sözüne sığındım:
Yağmur ile yağdım yel ile esdim
Yanmış yüreğime kar bulamadım
İndim bahçeleri seyran eyledim
Hiçbir el değmemiş nar bulamadım
Bulunamayan ‘kar’ ve ‘nar’ şahsi bir hayal kırıklığının izahı olabilir; ancak kevnümekan haydutların, hırsızların, kalleşlerin kol gezdiği bir alana dönmüşken aranıp bulunması gereken daha önemli şeyler olmalıydı. Vahim vaziyeti Pir Sultan’a anlatınca türkünün ikinci dörtlüğünü tutuşturdu elime:
Şimdiki bahçede nar mı bulunur
Şimdi her yiğitte ar mı bulunur
İkrarına sahip er mi bulunur
Kend’özüne sahip er bulamadım
“Ey Ulu Ozan! Böylesine ‘er’ ve ‘ar’ kıtlığı varken ne olacak halimiz” diye sordum! Tapşırmayı getirdi dile. Şöyle:
Abdal Pîr Sultan'ım olmuşum nazır
Eyvallah serimiz meydanda hazır
Bin bir isimle cihana geldi Hızır
Ey dost senden ala Er bulamadım
Türküyü duymuş olacak ki Trump seslendi Beyaz Saray’dan!
Ar da benim er de benim
Meydandaki ser de benim
Yakarım lan bu dünyayı
Sema, zemin, yer de benim
Bu ruh halindeki biri ile dalaşacak halim yoktu! Söylenerek uzaklaştım:
Hırkalı gördün ya neler oluyor
Bir bombayla bince çocuk ölüyor
Pir Sultan’la dünya barış doluyor
Trump, Bibi gibi tipler olmasa…