‘Terörsüz Türkiye’ peşine düşenler hedefe koşuyor… Buna mani olmak isteyenler provokasyonlarla coşuyordu… Ekmeğinin peşindekiler ise derman diye dert deşiyordu…
Kevnü mekana çökmek isteyen emperyaller için ortam berkemal, Politika Kasabasında ekmek, huzur, barış arayanlar için asayiş alikemaldi!
‘Terörsüz Türkiye’ peşine düşenler hedefe koşuyor…
Buna mani olmak isteyenler provokasyonlarla coşuyordu…
Ekmeğinin peşindekiler ise derman diye dert deşiyordu…
***
Kentimdeydim, kendimdeydim!
Aya bak yıldıza bak / Damda duran kıza bak
Cilvesine doyulmaz / Yanaktaki gize bak
Diye yürürken; birilerince emeği sömürülen, ekmeği bölüşülen bir derbederin sesi geldi:
Taya bak jokeye bak / Atılan okeye bak
Hak hukuk hak getire / Hep kazanan beye bak
***
Bu esnada Politika Kasabasının siyaset erbabı ve Millet Bahçesinin emek harabı umurunda olmayan birinin sesi duyuldu.
Bu, kıçı sıkılmış kuş gibi ciyak sesiyle, Vaşington dolaylarından alınma türküyü terennüm eden bir emperyal idi! Diyordu ki;
Altın, petrol, para benim / Deniz, hava, kara benim
Acun, uzay, küre benim / Derde derman silahım var
Bu arada, Filenin Sultanları, “Almanya bizi kıskanıyor” söylemini haklı çıkarırcasına muhteşem bir performans sergiliyor, ayakta alkışlanıyordu…
***
Siyaset Bulvarındakilere inat, bu işlerden azade, gönül köşkündeki boşluğu doldurmak isteyen Millet Bahçesindeki kızın derdi ise bambaşkaydı! O,
Kes’içinde cevizim / Hazır oldu çeyizim
Alacaksan al beni / Ayvaya döndü yüzüm
Diye davette bulunurken, yavuklusu da kararlılığını dile getiriyordu:
Ayna koydum çayıra / Şavkı vurmuş bayıra
Gökte Tengri yazmışsa / Yerde kimler ayıra
***
Yeraltı kumarsız…
Yağız atlar tımarsız…
Siyaset umarsız olamazdı…
İçeride siyaset ile vesayet, yargı ile yergi at başı gidiyor; dışarıda Suriye dilemma olmaktan çıkıyor, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG’nin feshedilerek entegrasyonunu, söylem olarak adeta Reis’ten esinlenerek yorumluyordu:
- Tek ordu, tek hükümet, tek devlet!
***
Birilerinin bir şeyler tezgahlamasına bir mani yoktu ama dilimde gönül kapımı açan bir mani vardı. O kapıdan çıkıp gittim…
Altın tabak olaydım / Yar önüne konaydım
Yarim esvap biçtirmiş / Terzisi ben olaydım