Seçmen için ise geriye yalnızca öfke, kırgınlık ve iç hesaplaşma görüntüsü kalacak ve kazanan taraf olmayacaktır.
Bugün CHP'de iki ayrı siyasi merkezin grup toplantısı düzenleniyor. Son haftalarda yaşananlar, Türkiye'de muhalefetin geleceği açısından önemli bir eşik niteliği taşıyor. Ancak bu tartışmayı değerlendirirken, Ankara kulislerinden uzaklaşıp, biraz da seçmen psikolojisi açısından değerlendirme yapalım. Zira siyaset, çoğu zaman liderlerin ne söylediğinden çok seçmenin ne hissettiğiyle şekillenir.
CHP seçmeni 2024 yılından sonra ilk kez iktidar değişiminin mümkün olduğuna inanmıştı. Yerel seçim sonuçları, ekonomik krizin yarattığı toplumsal memnuniyetsizlik ve iktidarın yıpranma düzeyi, muhalefet açısından önemli bir fırsat penceresi açmıştı. Bu nedenle CHP tabanının önemli bir bölümü artık parti içi hesaplaşmalardan çok iktidar perspektifine odaklanmış durumdaydı
Tam da bu nedenle yaşanan liderlik tartışmasının seçmende yarattığı temel duygu öfke. Çünkü seçmenin önemli bir kısmı bugün CHP'den kurultay tartışmasıyla değil , erken seçim durumunda iktidar olmak için bir şeyler yapmak istiyor. Parti içi güç mücadeleleriyle gündeme gelen bir partinin iktidara yürümesi çok da mümkün değil.
Parti teşkilatları geçmişi hatırlasa da, seçmen geleceğe ve iktidar olma ihtimaline bakıyor. Teşkilatlar liderlik mücadeleleri arasında gidip gelirken, CHP seçmeni kazanma ihtimalini önemsiyor. Bu yüzden de CHP seçmeni rasyonel bir siyasi motivasyon için mevcut yönetimin yanında konumlanıyor. Uzun süredir bu seçmenlerin büyük bir kısmı partiden bağımsız olarak bir değişim hikâyesine yatırım yaptı.
Siyasal iletişim açısından bakıldığında seçmenler genellikle yolsuzluk iddialarını, parti içi krizleri ya da liderlik mücadelelerini tek başına değerlendirmezler. Tüm bu başlıkları bir araya getirerek partinin genel kapasitesine ilişkin bir kanaat oluştururlar. Bugün CHP açısından asıl risk seçmenin zihninde enerjisini iktidar mücadelesine değil kendi içine harcayan bir parti görüntüsünün oluşmasıdır. Kaldı ki CHP çoğu zaman rakip partiye ihtiyaç duyulmayacak kadar kaotik olabilmektedir. Bakalım, CHP güç mücadelesini büyütmeden, ülkenin gerçek sorunlarına karşı güçlü ve ikna edici bir alternatif üretebilecek mi?
Az sonra yapılacak iki grup toplantısının sonunda kimin daha güçlü çıktığı, hangisinin daha kalabalık olacağı elbette günlerce konuşulacaktır.
Seçmen için ise geriye yalnızca öfke, kırgınlık ve iç hesaplaşma görüntüsü kalacak ve kazanan taraf olmayacaktır.
Seçmen bugünü 10 yıl sonra nasıl hatırlayacak?