Dünyada…
İran, Sırat Köprüsünün başında dikeliyor; Gazze, birilerinin yazdığı kaderine razı bekliyordu.

Aldığı ‘Nobel Barış Ödülü’nü, ülkesinin devlet başkanını yatak odasından alıp götüren Trump’a ‘devretmek’ istediğini söyleyen María Corina Machado, Venezuela’nın devlet başkanı olmak istiyordu. Kendisini ‘yetersiz’ gören Trump’ın gözünden düşmüş olabilirdi ama Beyaz Saray ziyaretiyle o göze yeniden girmesi mümkündü elbette! Bunun için vardı saraya. Ödülü teslim etti, bağlılıklarını bildirdi…
Demem o ki;

Trump ile Maşado, Maduro’yu yediler
Nobel de sorun değil hallederiz dediler
Ciğerci dükkanına doluşmuştu kediler
Hukuk; mukuk, guguktu vay haline dünyanın

***

Türkiye’de…
Türk-Kürt birlikteliğinin bölge ve dünya açısından önemini bilenler, bunu önlemek için ayrışmayı; dilim varmıyor ama daha ötesi halleri yaratmak ve yaşatmak için ateşe odun taşıyordu…

AK Parti, ufak ufak yürüttüğü sandalye transferleri’ ve muhtemel müttefiklerle yaratacağı yasalara ve anayasaya uygun ortam sayesinde, tarihini kendisinin belirleyeceği seçim için siyasi tahkimat yapıyordu…

CHP, iklim koşullarına rağmen meydanı boş bırakmama amacında ve bir şekilde içine sokulduğu ‘yasal girdap’tan hasar almadan çıkma gayretindeydi…

MHP, ‘Terörsüz Türkiye’nin adeta mimarı idi ama son dönemde keskin söylemlerle sınır boylarında geziniyordu…

DEM Parti ise her yerle, herkesle ve her şeyle ilgiliydi!
Demem o ki;

Erdoğan’ın hesabı Bahçeli’yle tutuyor
DEM Parti de kendini o hesaba katıyor
Özgür Özel ayakta, kimler hapı yutuyor
Çok bilinmezli denklem yoruyor siyaseti

***

Kendime dönecek olursam; hapsolduğum yüreğimden çıkıp sevgi, sevda, aşk üçgeninde gezinmek için toparlanıyordum. Pir Sultanlık olmuşum da haberim yokmuş! Ulu Ozana derdimi dökünce dedi ki, git ona söyle;

Nasıl yar diyeyim ben böyle yâre
Mecnun edip çöle saldıktan sonra
Âlemin bağına bülbüller konmuş
Nidem benim gülüm solduktan sonra

O dem, türkünün devamını getirdim hem Ulu Ozan hem de muhatabı duysun diye;

Coşkun çaylar gibi çağlamayan yar
Gönlünü gönlüme bağlamayan yar
Benim şu halime ağlamayan yar
Daha ağlamasın öldükten sonra

***

Yoruldum, duruldum… TRT Türkü’yü arayıp bir istekte bulundum! Çaldılar:

Ördek suya dal da gel / Yardan haber al da gel…