Artık sabrım kalmadı.Yıllardır bu ülkenin değerlerinin nasıl kaybolduğunu, nasıl yanlışlara mahkûm edildiğini, nasıl fırsatların gömüldüğünü yazıyorum, söylüyorum,televizyonda internette anlatıyorum. Ama görüyorum ki hâlâ birileri üç maymunu oynuyor. Görmüyor, duymuyor, konuşmuyor.

Peki daha nasıl anlatayım? Size şu kadarını söyleyeyim:
Bu millet otuz yılda 4.500 ton altın değerinde servetini kendi elleriyle gömdü.

Evet, yanlış duymadınız. Dünyanın bir buçuk yıllık altın üretimi. Bizim alnımızın teri, çocuklarımızın geleceği.

İhmali Ödedik, Altını Gömdük

Deprem bu toprakların gerçeği, ama bizim faturamız ihmalin sonucu. Eğer gerçekten denetim yapılmış, gerçekten dönüşüm yapılmış olsaydı; 2023’te 1.026 ton altın enkazla beraber gömülmeyecekti. Bu ülke depremi değil, göz göre göre ihmali ödedi.

Faizle İnatlaşıp Altını Yaktık

Dünyanın bildiği ekonomik kuralı tersine çevirdiler. Faizi indirdiler, “enflasyon düşecek” dediler. Ne oldu? Paramız pul oldu, yatırımcı kaçtı. 450 ton altın daha uçtu gitti. Bu inat, bu halkın cebinden altın külçeleriyle ödendi.

Kağıt Üstünde Düzelttiler, Sokakta Bizi Batırdılar

Bilançoyu düzelttik dediler. Nasıl? Vergileri artırarak, halkı ezerek. Kağıt üzerinde tablo parlak görünsün diye, sokakta binlerce esnaf, sanayici nefessiz bırakıldı. Bankalar deftere baktı, kâğıt düzgünse kredi verdi, gerçeği hiç umursamadı. Ama o kâğıtların arkasında işsiz kalan işçiler, kapanan fabrikalar vardı.

Kaynak Üretime Değil, Betona Gitti

Üretim yerine rant. Tarımı ayağa kaldıracak, sanayiyi güçlendirecek, gençleri geleceğe hazırlayacak yatırımlar yerine, arsaya, betona, lükse gömüldük. Bugün samanı ithal eden bir ülkeysek, bunun tek sebebi bu tercihlerdir. Her yıl yüzlerce ton altın üretimden çalındı, rantın kuyusuna atıldı.

Kendi Cebimizden Kendimize Kumpas

“Çözüm” diye sunulan modellerle milletin cebinden alınan para, milletin cebine dönmedi. KKM ile,Kur farkını millet ödedi, kazancı bir avuç kesim topladı. 700 ton altın işte böyle uçtu gitti. Fakirin alın teriyle ödenen bu yük, üretime dönseydi, bugün bu ülke kendi çağını başlatırdı.

Toplam kayıp: 486 milyar dolar, yani 4.500 ton altın. Eğer bu paraları gömmeseydik, bugün 530–580 milyar dolar dış borcumuz olmayacaktı. Üstüne 486 milyar dolar fazlamız olacaktı. Yani bu millet, borç zincirinde sürünmek yerine 1 trilyon dolarlık servetle konuşacaktı.

Ben size altınla anlattım, dolarla anlattım, rakamla anlattım. Daha nasıl anlatayım?
Bu milletin 4.500 ton altını gömülmüşken, niye hâlâ susuyoruz? Niye hâlâ kafamızı kuma gömüyoruz?

Sessizliğin bedeli borçtur, yoksulluktur, enkazdır.
Ve ben artık feryat ediyorum:
Artık görün bu gerçeği! Artık duyun bu sesi!