Bu gün gelinen noktada ABD ile İran arasındaki diplomasi devam ederken, tansiyonun tamamen düştüğü söylenemez. İran iç politikada ve dış ilişkilerde gerginliği sürdürüyor; ABD ve İsrail de İran’ın faaliyetlerini yakından izliyor. İsrail-ABD görüşmesinde İran ile ilgili acil, bağlayıcı bir karar çıkmadı.

ABD tarafından sunulan “Gazze Barış Planı” ile ilgili, beklenen görüşme gerçekleşti. 3 saat süren toplantıdan beklenen açıklama gelmedi. Rutin gündemle ilgili açıklamalar geldi.

Trump, Netanyahu ile Beyaz Saray’da geniş katılımlı bir görüşme yaptı ve burada 20 maddelik bir Gazze barış planını açıkladı. Bu planın amacı Gazze’deki savaşı sonlandırmak, rehineleri serbest bırakmak ve İsrail’in Gazze’den kademeli çekilmesini sağlamak üzerineydi. Planın kabulü halinde savaşın sona ereceğini ve tüm esirlerin serbest bırakılacağını Trump duyurdu. İsrail hükümeti bu ABD’nin barış planını kabul ettiğini açıkladı. Ancak planın sahada yürürlüğe girmesi için Hamas’ın da kabulü gerekiyor. Hamas’ın resmi onayı planı canlı hale getirecek en kritik husus olduğu belirtiliyor.

Ekim 2025’te Şarm el-Şeyh’de düzenlenen diplomatik zirvede, İsrail ve Hamas (dolaylı aracılar aracılığı ile) arasında ilk etap ateşkes ve 1. faz anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre düşmanlıklar geçici olarak durduruldu, belirli bir çekilme adımı ve esir değişimi üzerinde mutabakat sağlanmıştı. Bu zirvede ABD planı çerçevesinde bir “uluslararası Barış Kurulu” (Board of Peace) kurulması kararlaştırılmıştı ve birçok ülke bu kurula katkıda bulunma niyetini açıklamıştı. Türkiye de dahil olmak üzere sekiz Müslüman ülke temsilci göndermeyi kabul etmişti. Şimdilik savaş tam anlamıyla sona ermiş değil. İsrailin taciz ve saldırıları devam ediyor. yürürlüğe giren ilk aşama ateşkesiyle birlikte belirli bölgelerde sembolik olarak, insani yardım girişine imkan tanındı ve esir değişimi başladı. Ancak kalıcı ve tam bir barış sağlanması için hem İsrail hem de Hamas’ın kapsamlı uzlaşması gerekiyor. Son durum: Mevcut ateşkes kısmi ve ilk faz şeklinde yürürlükte; kalıcı barış için müzakereler sürüyor ve kapsamlı bir uzlaşı henüz tam sağlanmış değil. ABD-İsrail görüşmelerinde 1. Görüşmede daha önce “İran konusunda kesin bir anlaşma” olmamıştı. Zaten bu son görüşmeden önce de sert restleşmeler yaşadı. Netenyahu ABD’yi biz kurduk, bizim yanımızda durmayacaklarsa onları yıkmayı da biliriz gibi laflar etmişti.

Trump ile Netenyahu arasında yakın tarihli görüşmelerinde İran konusunda net, bağlayıcı bir karar alınmamıştı.. Trump, bu görüşmede İran ile yürütülen müzakerelerin sürmesi gerektiğini özellikle vurguladı ama bir anlaşma sağlanmadığını belirtti. Halen, ABD ile İran arasında nükleer programla ilgili diplomatik görüşmeler sürüyor. Trump, bu süreçte Biden yönetiminden farklı olarak müzakerelerin devam etmesi gerektiğini söyledi ve İran ile nükleer program konusunda bir ilerleme sağlanamadı.

İsrail cephesi, müzakerelerin sadece nükleer program üzerinden yürütülmesini değil; aynı zamanda İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki milis destek faaliyetlerinin de ele alınmasını istiyor. Netanyahu ve İsrail savunma yetkilileri, bu talepler karşılanmadığı takdirde, İsrail’in kendi başına da askeri adımlar atabileceği mesajını da veriyorlar İran tarafı, görüşmelerde uranyum zenginleştirmeyi tamamen durdurmak gibi sert talepleri reddettiğini, nükleer konunun müzakerelerin merkezinde olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca füze programıyla ilgili taleplerin müzakereye dahil edilmesini istemiyor.

Bu gün gelinen noktada ABD ile İran arasındaki diplomasi devam ederken, tansiyonun tamamen düştüğü söylenemez. İran iç politikada ve dış ilişkilerde gerginliği sürdürüyor; ABD ve İsrail de İran’ın faaliyetlerini yakından izliyor. İsrail-ABD görüşmesinde İran ile ilgili acil, bağlayıcı bir karar çıkmadı.

3 saat süren görüşmede olağanüstü güvenlik tedbirleri alındı. Çok şey konuşulmuş olmalı, Epstein dosyası, Suriye, Türkiye, DSG vd.. Trump sürekli yüksek perdeden konuşarak gerilimi yüksek tutuyor ama, ABD’de, İsrail’in ABD’yi kullanma girişimleri karşısında kamuoyunun refleksi Trump’u düşündürüyor. ara seçimler 3 Kasım 2026 Salı günü yapılacak. Bu seçimde tüm Temsilciler Meclisinin 435 sandalyesi yenilenecek. Yani, seçim bütün ülkede olacak. Senato'da 33 normal sandalye Florida ve Ohio'daki boşalan koltuklar nedeniyle oylama yapılacak. Yine aynı şekilde birçok eyalette valilik, eyalet meclisi ve yerel seçimler de aynı gün yapılacak. Kamuoyu araştırmaları Trump’ın partisinin kaybedeceğini gösteriyor. Yani Trump sanık sandalyesine oturtulabilir. Seçim sonuçlarını olumsuz etkileyecek riskli bir saldırıdan kaçınıyor.. İran operasyonu, Global Şia militanları ABD’ye ve İsraile yönelik, tüm dünyadaki bu ülkelerin diplomatik merkezlerinde ve Siyonist şirket ve örgütlere yönelik saldırılara sebeb olabilir. Bu Trump’ı korkutuyor. Hind okyanusundaki donanma İranı yerle bir etse yada, İran’ın okyanustaki filoyu yok etmesi, büyük bir askeri kayıp yaşanması, ABD’de iç karışıklıklara sebeb olabilir. ABD’nin daha geç olmadan Dolar yerine yeni bir kripto para birimini devreye sokmaya hazırlanırken, yeni bir çatışma alanı, bu projenin ölü doğmasına sebeb olabilir. Ve tabi etrafa saçılan Epstein dosyaları da ABD ve İsrail için siyasi bir güven kaybına sebeb olurken dünyada ciddi bir deprem etkisi doğurdu ve bu sarsıntı hala devam ediyor. Trump bu ahval ve şerait altında, sesini yükseltse de, sonunu görmediği bir askeri maceraya girmek istemiyor. Şu anda İran kendi ürettiği füzeler, Çin’den gelen ve Rusya’nın verdiği silahlarla ABD ve İsrail için kolay lokma değil. Selam ve dua ile.