Trump dengesiz biri. Megaloman. Giderek daha tehlikeli oluyor. Bu yıl sonunda ABD’de ara seçim var. Trump çoğunluğu kaybedebilir ve sonuçta sanık sandalyesine oturtulabilir.
Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Allah dilerse mabedini, peygamberine hizmetkâr kıldığı bukağılı şeytanlara da yaptırır.
Trump veresetüşşeytan bir tip. Aslında ne İsevi bir ahlak tanıyor, ne de Musevi bir ahlak. Atalarının kurdukları ulus devlet, uluslararası düzen, uluslararası hukuk, BM, NATO, AB fincancı dükkanına giren fil gibi, önüne gelen her şeyi deviriyor, yıkıyor, eziyor, hepsinin suyunu çıkartıyor.
Trump, kendi gücü üzerindeki tek sınırın ‘kendi aklı, kendi ahlaklı’ olduğunu söylüyor ve devam ediyor:. ‘Sadece benim aklım beni durdurabilir. Uluslararası hukuka ihtiyacım yok” diyor. Dasvos’ta da esti-gürledi, Grönland konusunda ısrarcı. O konu hem NATO ve Rusya açısından son derece stratejik bir yer. Yeni gelen FED başkanı eğer para politikasında Trumpvari bir politika izleyecek olursa, mevcut siyasi durum yanında ekonomik kriz de mevcut krizi katlayabilir.
Bu açıklamanın tamamı şöyle: Kendisine “küresel güç sınırları” sorulduğunda Trump: “Evet, bir şey, bir sınır var: kendi ahlakım. Kendi aklım. Beni durdurabilecek tek şey bu" diyor ve devam ediyor: "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok. İnsanları incitmek istemiyorum”. Israrla "Uluslararası hukuka uyup uymayacağı” sorusu sorulduğunda ise "Uluslararası hukukun tanımı ülkelere/kişilere göre değişir" diyor. Venezuela'daki “ABD denetimi süresi“ sorulunca "Bir yıldan çok daha uzun, bunu zaman gösterecek derim." Venezuela petrolü sorulduğunda ise, “Venezuela petrolünü alacak, satacak, kullanacağız. Petrol fiyatlarını düşüreceğiz ve Venezuela yönetimi çok ihtiyaç duydukları şeyleri ABD’den alabilmeleri için bu paradan paylarına düşeni kullanabilecekler." Adam ”ben yaptım oldu” diyor. “İhkak-ı hak” denilen, kendi hukukunu kendi şekillendiriyor.
Trump yönetimi bu hafta başına kadar, BM kuruluşu olan 31, BM dışındaki 35, toplam 66 kuruluştan üyelini sonlandırdığını açıkladı. (ABD’nin ayrıldığı örgütlerin listesini, yazının sonundaki NOT bölümünde bulabilirsiniz).
Bunlar arasında BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), BM Kadın Birimi (UN Women), BM Nüfus Fonu (UNFPA), BM Medeniyetler İttifakı (Alliance of Civilizations), BM Demokrasi Fonu gibi kuruluşlar da var. ABD daha önce de Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ/WHO) çekildiğini açıklamıştı. Hem de 2. kez. Trump'ın 2. başkanlık döneminin hemen başında (20 Ocak 2025'te) imzaladığı başkanlık emriyle süreç başlatıldı. Bu karar, DSÖ'nün COVID-19 yönetimini "kötü" bulması, reform yapmaması ve ABD'ye "haksız mali yük" getirdiği iddialarına dayandırıldı. Bildirimden itibaren 1 yıl sonra resmen bu ayrılık geçerli oldu. Dolayısıyla 22 Ocak 2026 itibarıyla ABD'nin DSÖ üyeliği sona erdi ve fonlar tamamen kesildi.
Ocak 2026 itibarıyla Trump yönetimi aynı DSÖ ile bağını keserken aynı dönemde Paris İklim Anlaşması'ndan da çıktı. Biz ise aynı dönemde “Uluslararası sistemle birlikte hareket etme” kararlılığı ile, DSÖ, UN WOMAN gibi örgütlere diplomatik statü yanında, yargı ve vergi muafiyeti, pozitif ayırımcılık verdik ve bunu Türkiye’nin uluslararası itibar ve güç göstergesi olarak takdim ettik. Sahi biz de bu vesile ile Fullbright gibi bir takım anlaşmalardan çekilsek nasıl olur?
Trump biliyorsunuz Uluslararası Ceza Mahkemesini de çalışamaz hale getirdi. Gazze konusundaki mahkemenin kararını tanımadı. BM Güvenlik konseyinde de, İsrail’in söz konusu olduğu kararlarda VETO yetkisini kullanarak aslında örgütü çalışamaz hale getiriyor.
Trump’ın ekibi de aynı kafada. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Türkiye'ye F-35 jetlerinin satılması konusunda: “Bunun herhangi bir zaman gerçekleşeceğini öngöremiyorum. Kısmen çünkü Türkiye hala Rus ekipmana sahip ve onlara F-35 satmak kabul edilemez. İsrail ile nicel askeri avantaj konusunda çok net bir anlaşmamız var, uzun süredir devam eden bir politika ve İsrail’in nicel askeri avantajını alıp götürecek hiçbir şeyi tedarik etmiyoruz” diyor. ABD’nin İran’a, Irak’a, Lübnan’a, Suriye’ye tavrı da aynı. Hatta Türkiye konusunda geçmişte çok kaba ve tehditkar ifadedeler kullanmıştı..
Trump dengesiz biri. Megaloman. Giderek daha tehlikeli oluyor. Bu yıl sonunda ABD’de ara seçim var. Trump çoğunluğu kaybedebilir ve sonuçta sanık sandalyesine oturtulabilir. Zaten Temmuz’daki ABD’nin kuruluşunun 250. Yıl dönümüne giderken ABD’nin durumu belli olur.
‘Dostumuz Trump’ın Türkiye ve Erdoğan hakkındaki ifadeleri ne dostluğa, ne stratejik ortaklığa, ne müttefikliğe sığar. Trump aklı Siyonist bir akıl. Onlar hakkında bu günkü İncil’de ne deniyor, Hz. İsa’ya atfen.: “Vahiy 3:9 Gerçekten de, kendilerinin Yahudi olduklarını söyleyen ama Yahudi olmayan, yalan söyleyen Şeytan'ın sinagogundakileri cezalandıracağım”. Trump da Siyonist bir Evengelik. İns’in Şeytanına dönüşen bir biri. Hatırlayın, Evet, “Dostumuz, stratejik ortağımız, müttefikimiz” Trump'ın 2019’da Türkiye'ye yönelik tehditvari birden fazla açıklaması oldu. Erdoğan, dönemin Başbakanı olarak 29 Ocak 2009‘de İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) ünlü "One Minute" çıkışını yapmıştı. Bunun intikamını kötü aldılar.
Jared Kushner, ABD eski Başkanı Donald Trump'ın damadı ve üst düzey danışmanı olarak 27 Şubat 2019 tarihinde Ankara'ya gelmiş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde görüşmüştü. Bu ziyaret, Kushner'in Orta Doğu Barış Planı (Yüzyılın Anlaşması olarak da bilinen) için bölge turu kapsamında gerçekleşti. Görüşme yaklaşık 2 saat sürdü ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da katıldı. Chabad (Chabad-Lubavitch hareketi) mensubu hahamların Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe'deki ziyareti 22-23 Aralık 2021 tarihinde gerçekleşti. Türkiye ABD ilişkilerinde, Türkiye’nin İsrail’le İlişkisi, Kushner-Dahlan senaryosu olarak bilinen sürece etkin ve aktif katılımı bundan sonra oldu.
O dönemdeki eleştirelim sebebi ile, AK Parti ve 81 il kadın kolları başkanı ve KADEM’in hakkımda “AKP’nin Papatyaları” yazısı sebebi ile hakkında suç duyurusunda bulunmaları aynı dönemde oldu. Bana karşı kaba ve hortlattılar ama Trump’ın hakaretleri karşısında nazik davrandılar. Ne diyordu Trump Ocak 2019 tweeti Suriye'den çekilme ve Kürtler bağlamında): Trump, 13 Ocak 2019'da Twitter'da şöyle yazdı: "Eğer Kürtleri vururlarsa Türkiye'yi ekonomik olarak mahvederim." Bu, ABD'nin Suriye'den çekilme kararı sonrası Türkiye'nin olası operasyonuna karşı bir uyarıydı. NATO müttefiki Türkiye'ye yönelik nadir bir ekonomik tehdit olarak dikkat çekti. O günkü bu sözleri, “Terörsüz Türkiye” kampanyası gölgesinde bir daha okur musunuz?
Bunun daha beteri de var: Trump’ın 7 Ekim 2019’daki Barış Pınarı Harekâtı öncesi attığı twit viral olmuştu. Ne diyordu Trump o twitinde? "Eğer Türkiye, benim eşsiz bilgeliğimle kabul edilemez gördüğüm bir şey yaparsa, Türkiye'nin ekonomisini tamamen yok eder ve mahvederim–daha önce yaptım! "Bu, ABD'nin kuzey Suriye'den çekilme kararı sonrası Türkiye'nin Kürt güçlerine (YPG/SDG) yönelik operasyonuna karşıydı. Trump, Rahip Brunson krizi sırasındaki yaptırımları kastederek "daha önce yaptım" dedi. Trump Ekim 2019’da bir de Erdoğan’a mektup gönderdi. Barış Pınarı Harekatı’nın başladığı gün gönderdiği mektupta Trump, Erdoğan'ı ekonomik yıkımla tehdit etti ve şu ifadeleri kullandı: "Binlerce insanın katledilmesinden sorumlu olmak istemezsin, ben de Türk ekonomisini yok etmekten sorumlu olmak istemem – ki bunu yapacağım." Mektup, "Don't be a tough guy. Don't be a fool!" (Sert adamı oynama. Aptallık etme!) diye bitiyordu. Ankara sadece bu mektubu çöpe attık dedi, “Bu edepsizden hesap soracağız” demedi. Çünkü bana o davayı açanların troll ordusu ile güçleri ancak bana yetiyordu.
Uluslararası sistem çöktü. Bu, ulus devlet ve uluslararası düzenin sonudur. 1648 Westefelya süreci, ABD’nin kuruluşunun 250. Yılı kutlamaları için hazırlıklar sürerken, Westefelya’nın 378. Senesinde bu iş bitti. Ankara hala inatla “uluslararası sistemle birlikte hareket etmeye devam edecek mi? UN WOMAN ve DSÖ gibi Terör ve aileyi ifsat eden Şeytani yapılara yargı ve vergi muafiyeti, pozitif ayırımcılık ve diplomatik muafiyet tanımaya devam edecek mi? Chabat faaliyetlerine devam edecek mi?
Sahi, Ankara, AB ve NATO’daki yerini, konumunu ne zaman gözden geçirecek. Neredeyse 3 çeyrek asırdır, AB kapısında, Turhan’ın çizgilerine yansıyan, Domuz ağılında yavrularını emziren anaç domuzu emmek için bekleyen süt kuzusu gibi daha ne zamana kadar bekleyeceğiz? Sahi, Ukrayna krizinde, Rusya’ya karşı, Avrupa cephesinde ve Karadeniz’de Rusya’ya karşı Zelensky’nin Ukrayna’sı için savaşa girecek miyiz? Bu plan geçmişteki Domuzlar körfezi çıkartmasından daha vahim bir durum. Bu durum Kore savaşında “ucuz asker” olmaktan daha vahim Küba’daki Domuzlar körfezi krizi ve Sinop’taki Amerikan atom başlıklı füzelerin takası 1961’de oldu. Kore savaşı 1950. Türkiye ile Kore arasındaki mesafe yaklaşık 7.808 km (4.852 mil).
Bakın, Adriyatik’ten, Egeye, yani Rusya’ya karşı batı cephesi 900 km’dir. Türkiye’nin Karadeniz’de Rusya’ya karşı cephenin tek başına genişliği 1175 Km’dir. Doğu Akdeniz’den Moğolistan’a kadar ki Türk dünyasının Rusya ile sınırının genişliği ise 4800 Km’dir, AB ve NATO kendisi AB ülkeleri olarak 1175 Km’yi savunacak, biz Türkiye ve Türk dünyası olarak NATO için toplamda 1175 Km deniz, 4800 km kara olmak üzere yaklaşık 6000 Km’lik bir hattı savunacağız. Bizden yine “ucuz asker” olmamızı istiyorlar. Bizi “vekalet savaşı” için uygun alan olarak görüyorlar. Bizi “savaş paratoneri” ve “sıçrama tahtası” olarak görüyorlar. Tam yerine denk geldi, şimdi buraya Nazım Hikmetin “23 centlik asker” şiirinin kasetini koymak gerek. “Terörsüz Türkiye” derken, NATO safında Rusya’ya karşı savaşa mı giriyoruz? Peki, ABD ve İsrail, Güney sınırımızda, Doğu Akdeniz’de, Ege’de bize karşı neyin peşindeler. Ah dostum ah! Selam ve dua ile.
NOT:
ABD’nin ayrıldığı BM Bünyesindeki 31 Kuruluş şunlar: Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), BM Nüfus Fonu (UNFPA), BM Kadın Birimi (UN Women), BM Demokrasi Fonu (UN Democracy Fund), BM Medeniyetler İttifakı (UN Alliance of Civilizations), BM Üniversitesi (UN University), BM İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat), BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), BM Barış İnşa Komisyonu (Peacebuilding Commission), BM Barış İnşa Fonu (Peacebuilding Fund), BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi (Department of Economic and Social Affairs), ECOSOC - Afrika Ekonomik Komisyonu, ECOSOC - Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu, ECOSOC - Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu, ECOSOC - Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu, Uluslararası Hukuk Komisyonu, Ceza Mahkemeleri Uluslararası Rezidüel Mekanizması, Uluslararası Ticaret Merkezi, Afrika Özel Danışmanlığı Ofisi, Silahlı Çatışmalarda Çocuklar için Genel Sekreter Özel Temsilciliği Ofisi, Çatışmalarda Cinsel Şiddet Özel Temsilciliği Ofisi, Çocuklara Karşı Şiddet Özel Temsilciliği Ofisi, Afrika Kökenli İnsanlar Daimi Forumu, Gelişmekte Olan Ülkelerde Ormansızlaşma Azaltma Programı (REDD+), BM Enerji Programı, BM Okyanus Programı, BM Su Programı (UN Water), BM Konvansiyonel Silahlar Kaydı, BM Sistemi Koordinasyon Üst Düzey Yöneticiler Kurulu, BM Sistem Personel Koleji
ABD’nin ayrıldığı BM Dışı 35 Uluslararası kuruluşlar şunlar: Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), Uluslararası Güneş Enerjisi İttifakı (International Solar Alliance), Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN), Küresel Terörle Mücadele Forumu (Global Counterterrorism Forum), Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü (International Institute for Democracy and Electoral Assistance), Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu, Asya’da Gemilere Karşı Korsanlık ve Silahlı Soygunla Mücadele Bölgesel İşbirliği Anlaşması (ReCAAP), 24/7 Karbonsuz Enerji Sözleşmesi (24/7 Carbon-Free Energy Compact), Colombo Plan Konseyi, Çevre İşbirliği Komisyonu, Eğitim Bekleyemez Girişimi (Education Cannot Wait), Hibrit Tehditlerle Mücadele Avrupa Mükemmeliyet Merkezi, Avrupa Ulusal Karayolu Araştırma Laboratuvarları Forumu, Çevrimiçi Özgürlük Koalisyonu (Freedom Online Coalition), Küresel Topluluk Katılımı ve Dayanıklılık Fonu, Siber Uzmanlık Küresel Forumu, Küresel Göç ve Kalkınma Forumu, Amerikalılar arası Küresel Değişim Araştırmaları Enstitüsü, Madencilik, Mineraller ve Sürdürülebilir Kalkınma Hükümetler arası Forumu, Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Hükümetler arası Platformu (IPBES), Kültürel Varlıkların Korunması Uluslararası Merkezi, Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi, Uluslararası Kalkınma Hukuku Örgütü, Uluslararası Enerji Forumu, Uluslararası Sanat Konseyleri ve Kültür Ajansları Federasyonu, Uluslararası Adalet ve Hukukun Üstünlüğü Enstitüsü, Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışma Grubu, Uluslararası Tropikal Kereste Örgütü, Pan Amerikan Coğrafya ve Tarih Enstitüsü, Atlantik İşbirliği Ortaklığı, Bölgesel İşbirliği Konseyi, Pasifik Bölgesel Çevre Programı, Diğer çevre, demokrasi ve güvenlik odaklı platformlar. Halen inceleme süreci devam ettiği için ek çekilmeler olabilir. Karar, iklim, demokrasi, çevre ve küresel yönetişim alanlarını yoğun etkiliyor. Bu çalışma grupları için de ciddi kaynak kaybı anlamına geliyor.