Mutlak butlan kararı tartışmalarıyla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi içindeki dengelerin yeniden şekillendiği bir süreçte, Kemal Kılıçdaroğlu cephesine ilişkin yeni bir iddia gündeme geldi. Elips Haber’in ulaştığı kulis bilgisine göre Kılıçdaroğlu’nun, medya yapılanması kapsamında KRT TV üzerinden yeni bir içerik stratejisi oluşturmayı planladığı belirtiliyor.
Yeni içeriklerle Özgür Özel dönemi anlatılacak
KRT’nin yeniden aktif hale getirilmesiyle birlikte belgesel, video ve analiz içerikleri üretilmesi hedefleniyor. Bu içeriklerin özellikle Özgür Özel döneminde parti yönetiminde yaşanan gelişmeleri konu alacağı konuşuluyor. Kanalın canlandırılmasıyla birlikte işe alımların başlayacağı ve farklı medya kuruluşlarında görev yapmış çok sayıda gazetecinin KRT bünyesine katılacağı ifade ediliyor. İşe alım sürecinde görev alacak isimlerin seçici bir değerlendirme ile belirleneceği, kanalın yayın çizgisinin yeniden şekillendirileceği öne sürülüyor. Bu şekilde KRT’nin daha aktif ve üretken bir medya yapısına dönüştürülmesinin amaçlandığı belirtiliyor.
Neden KRT tercih edildi?
KRT’nin bu süreçte özellikle tercih edilmesinin birkaç gerekçeye dayandığı ileri sürülüyor. Kanalın herhangi bir kayyum yönetiminde olmaması, Kılıçdaroğlu ile geçmişten gelen bağları ve kurultay sürecinin ardından ilk mesajın bu platform üzerinden verilmiş olması, bu tercihin temel nedenleri arasında gösteriliyor.
Mutlak butlan kararıyla CHP’de genel başkanlık görevine geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği CHP Kurultayı'nın ve yerel seçimlerin ardından ilk kez televizyon ekranlarına çıkmış ve ilk mesajını KRT üzerinden vermişti.
Kılıçdaroğlu ilk mesajında şunları söylemişti;
“Kurultayımızda benim de kabul etmediğim CHP’nin bir özelliği var; bir tartışırız, kavga ederiz kendi aramızda ama bunda bireysel çıkara dönük hiçbir şey yapmayız. Parti içindeki tartışmaların sıkıntılı bir sürecin içine sokulmasını asla doğru bulmadım. Özgür Bey’le genel başkanlığı devrederken 1, 1,5 saat görüştüm, düşüncelerimi kendisine aktardım. Onu açıklamayı doğru bulmam. Siyasette vefa diye bir kavram var, kendi aramızda oturup bu kavram ekseninde çok daha güzel şeyler yapabilirdik. Kırgınlıklar büyük derecede önlenebilirdi. Atatürk’ten bize miras olarak gelen bu partiyi iç tartışmalardan uzak tutabilirdik. Bu gerçekleşmedi. Ben bu tartışmalardan olabildiğince uzak durmaya da özen gösteriyorum. Kamuoyunda da vefasızlığa uğradığım yönünde bir algı var.”





