Gazze forumunda İran, Suriye, Lübnan’la ilgili konular tabi ki ele alınmadı. Ankara sürecin diplomasi yoluyla çözülmesinden yana. Öte yandan İran’a yönelik bir operasyon tabi ki, bölge ile ilgili bütün hesapları da altüst edecektir.

ABD'de düzenlenen “Gazze Barış Kurulu” (Board of Peace) toplantısının ilk oturumu 19 Şubat’da Washington'da gerçekleşti. Türkiye’den Cumhur başkanını temsilen Hakan Fidan’ın katıldığı toplantıya 45 ülkeyi temsilen çok sayıda kişi katıldı. Gazze'deki ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, yeniden inşa, insani yardım ve istikrar konuları ele alındı. Fidan Gazze'nin yönetimi, altyapı/üstyapı, sağlık ve eğitim altyapısı ağırlıklı olarak yeniden inşası, polis gücü eğitimi ve Uluslararası İstikrar Gücü'ne (International Stabilization Force - ISF) asker gönderme konusunda hazır olunduklarını belirtirken, iki devletli çözümün barışın temelli olduğunu vurguladı ve ateşkes ihlallerine karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.

Fidan’ın dikkat çektiği bir diğer konu, ateşkesin kırılgan olduğu, ihlallerin devam ettiği ve gevşememek gerektiği idi. Trump, 9 ülkeden 7 milyar dolarlık yardım taahhüdü aldıklarını söyledi, ayrıca 5 ülke’nin (Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova, Arnavutluk) (Arnavutluk yerine bu parayı Kushner temin etmiş olabilir mi?)asker göndermeyi kabul ettiklerini, Türkiye’nin bu konuda ki katkısına değinmedi. Mısır ve Ürdün polis eğitimi taahhüdünde bulunmuş.

Gazze forumunda İran, Suriye, Lübnan’la ilgili konular tabi ki ele alınmadı. Ankara sürecin diplomasi yoluyla çözülmesinden yana. Öte yandan İran’a yönelik bir operasyon tabi ki, bölge ile ilgili bütün hesapları da altüst edecektir.

Bu arada Trump'ın Kongre'deki “durum konuşması” (State of the Union Address), 24 Şubat 2026 Salı günü yapılacak. (Türkiye saatiyle 05:00 civarında). ABD Kongresi'nde yapılacak ortak oturum (joint session of Congress), Temsilciler Meclisi salonunda gerçekleştirilecek. Trump Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson tarafından Ocak ayında davet edilmişti. Bu konuşma çok sayıda kanal tarafından canlı yayınlanacak. En az 12 Demokrat milletvekilinin Trump’ın bu konuşmasını boykot edeceği belirtiliyor. Trump’ın konuşması, ekonomi, dış politika Gazze, İran gerilimi ve 2026 orta dönem seçimleri öncesi gündemini vurgulaması bekleniyor.

2 gün daha İran’a yönelik bir saldırı beklenmiyor. Trump, bir Trump’luk yaparak, tam da bu konuşma esnasında düğmeye basabilir. Ya da daha sonra. İran’la bir anlaşma yok. Ramazan ayından sonra bir saldırı olabileceği konuşuluyordu. Trump saldırmaya karar verirse, bunu sahte bayrak saldırısı ile de başlatabilir. Ya da içerideki işbirlikçileri ile, belli noktalarda, sabotaj ya da Laser ve RF teknoloji kullanılarak alçak irtifa uyduları üzerinden ya da mini dronlarla bir çok noktada yangınlar, patlamalar gerçekleştirilebilir. Uydular üzerinden bırakılacak titanyum çubukları ile petrol kuyuları ve yeraltı sığınak ve depoları patlatılabilir. HAARP’üzerinden elektronik radyo dalgaları ile trafolar ve enerji taşıma hatlarına zarar verilebilir. Belli kişilere yönelik suikast timleri hedeflerine saldırılar düzenleyebilirler. Hedef İran’ı tahrik ederek, saldırıya zorlamak.

Bu saldırıların ABD ve İsrail’in İran’ın içindeki işbirlikçileri, paralı askerleri üzerinden gerçekleştirilebilir. Tabi ABD bu saldırılar konusunda rejim muhaliflerini hedef gösterecektir. İran Amerikan hedeflerine saldırırsa bu defa buna resmen karşılık verecekler! Bu arada İran da eski İran olmayacak, eski İran ile Yeni İran arasındaki hesaplaşma sancılı olabilir.

ABD İran’a saldırdığında, İsrail Mescid-i aksa’ya operasyon yapabilir ve oraya Müslümanların girişini yasaklayıp özellikle 16 Mart 2026 Pazartesi (16 Mart'ı 17 Mart Salı'ya bağlayan gece) öncesinde oradaki yapılara zarar verebilir, geniş çaplı tutuklamalar yapabilir. Gelen bilgiler bu yönde. Tabi, geleceği yalnız Allah (cc) bilir ve bize şer gibi gelen olaylardan sonra, Allah (cc) bu tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirip (Mekerallahu), bize şer gibi gelen şeyleri hayra tebdil edebilir.

Saldırılar çatışmalar kesintilerle sürse de, bayram sonrası daha kapsamlı çatışmalar söz konusu olabilir. Savaş bölgeye yayılacak olursa, bölgedeki bütün devletler bundan zarar görecektir. Özellikle de burada körfez ülkeleri yanında en büyük zararı görecek olan 2 ülkeden biri Türkiye, diğer Suudi Arabistan olacaktır.

Böyle bir savaş olacaksa, savaşın sonunda sadece İran’ın sınırları değil, Irak’ın, Suriye’nin, Lübnan’ın sınır, rejim ve iktidar yapıları masada olacaktır. Irak’ta bir kutsal Şia devleti, ve bir Kürdistan konusu gündeme gelecektir. Tabi bu İranın savaşı kaybetmesi, merkezi hükümetin kontrolü kaybetmesi durumunda ortaya çıkacak bir durum. İran, Azerbaycan, Kürdistan, Huzistan, Belcücistan diye en az 6’ya bölünür. Bu durum Afganistan ve Pakistanı da derinden etkileyecektir. Çünkü onlarında sınır ve rejimleri, iktidar yapıları bundan zarar görecektir. Peki ya İran ABD donanmasını denizin dibine yollar, Amerikan üslerini, İsraili etkin bir şekilde vurursa ne olacak. ABD ve İsrail, İran’a karşı atom bombası mı atacak. O zaman dünya savaşı çıkar. Bırakın Trump’un iktidarda kalmasını, ABD’de kalmaz İsrail de. İran’ı yenmek kolay olmayacaktır. İmamete bağlı unsurlar için, tüm dünyadaki ABD ve İsrail varlıkları açık hedef olacaktır.

Tam da biz bunları konuşurken, ABD’de bir şeyler oldu. 2 gün sonra Trump Kongre ve Temsilciler meclisi ortak toplantısında “Durum raporu” sunacaktı ki, ABD Yüksek Mahkemesi (US Supreme Court), Trump'ın Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası (IEEPA) kapsamında keyfi olarak uyguladığı geniş kapsamlı küresel gümrük vergi tarifelerini 3’e karşı 6 oyla iptal etti. Mahkeme, başkanın bu yasayı kullanarak tarifeleri tek taraflı olarak dayatma yetkisinin olmadığını belirtti ve bu konuda kongre kararı alınması gerektiğini belirtti.

Trump daha önce de Lahey’deki Uuluslararası Ceza mahkemesinin İsrail ve Netenyahu ile ilgili kararlarını tanımadığını açıklamış ve hatta kararı veren Mahkeme üyelerini ülkesinde girişte tutuklama tehdidinde bulunmuştu. Bu kez, kendi ülkesinin en üst mahkemesinin kararlarını tanımıyor ve onlara sinkaf’lı küfürler ediyor, konuşma yapacağı Kongrede durum raporu sunma hazırlığı yapıyor. Bir yandan da gümrük tarifelerini artırmaya devam ediyor. Mahkeme bir yandan gümrük tarifelerini iptal edip, yaptırım yapan ülkelerden ithalat yapan firmalardan tahsil edilen 175 milyar doların iadesini istiyor. ayrıca, mahkeme kararına göre yetki gasb’ı yaptığı kongrede konuşma yapmaya hazırlanıyor.

Bu durum aslında ülkede Epstein’den sonra, özellikle Trump için 2. Büyük bir kriz. Trump bu ahval ve şerait altında, İran’a operasyon düzenleyebilir mi, İsrail Kudüs’te Müslümanlara saldırıp, Mescid-i aksaya zarar verecek bir saldırı gerçekleştirip, Müslümanların ilk kıblelerini ziyarete engel olabilir mi? Amerikan ordusundan bazı subaylar, Gazze’ye karşı İsraile silah taşıma görevini yerine getirmeyi reddettikleri gibi, İran’a karşı savaş konusunda görev emrine itiraz edebilir mi?

Zaten Trump’un da, Netenyahu’nun da geleceği yok. Bu iki isimde kendi ülkelerinin başına bela oldular. İkisi de Pedefolik,, satanist, Siyonist, ikisi de hem bedeni, de psikolojik olarak hasta! Trump giderse/gönderilirse (!?) yerine gelecek olan da ondan hasta!

ABD Yüksek Mahkemesi, Trump'ın geçen yıl yürürlüğe koyduğu geniş kapsamlı küresel gümrük vergilerinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmesi Amerikan tarihi açısından çok önemli. Özellikle ABD’nin Doların yerini alacak yeni bir kripto para üretmesi ve FED’in yapısının yeniden düzenlenmesi de sanıldığı kadar kolay olmayacak.

Trump’ın bu gümrük tarifeleri ile ilgili olarak başına gelenler, YİD projelerindeki teahhüdler ve maliyetler, Kamu İktisadi kuruluşları ve diğer kamu kaynaklarının satışları, işletim hakları, bazı firmalara özel vergi iadeleri “verginin de vergisini alan ülkeler”de, ürününü fiyatından daha fazla vergi alınan sektörle, mesela can güvenliği için alınan silahın ruhsat harcı üzerinden alınan silah bedelinden daha yüksek harç alma gibi haddi aşan vergilere karşı halktan ve yargıdan gelecek tepkiler, bir çok ülkede gündeme gelebilir. ABD’de yaşanan bu kriz dünyada da bir şekilde etkisini gösterecektir diye düşünüyorum.

Trump’un evdeki hesabı çarşıya uymadı. Şimdi gelinen noktada Pakistan’a pirinç almaya giderken, evdeki bulgurdan olabilir. Öte yandan ABD’ye güvenerek yola çıkan Azerbaycan, Hindistan, Yunanistan, Somali Land gibi ülkeler içinde bu gelişmeler hayal kırıcı olabilir. Tabi Ukrayna krizi daha da derinleşebilir. Kriz daha da büyüyerek, bu kriz bir NATO krizine dönüşebilir. Ortadoğu’daki Amerikan üsleri’nin bulunduğu ülkelerdeki homurtular, daha yüksek sesle dile getirilmeye başlayabilir. Sonuçta bu süreç “Amerikan rüyası”nın bir “kabus”a dönüşmesine sebeb olabilir. Bu durum ABD’nin peşinden giden, Trump’ı dost edinen onu taklid eden ülkeler ve liderler için de hüsran olabilir. Onlar da şunu görmeli artık, “Uluslararası sistem” gürültülü bir şekilde çökmeye devam ediyor! “Uluslararası sistemle birlikte hareket edenler”e duyurulur!

Dünya’nın bir ins’in şeytanından kurtulması, insanlık için bir “uyanış” vesilesi olmayacaksa, onun yerini alacak başkaları da var. İnsanlık aklını başına toplamayacaksa, gelecek olan gideni aratabilir de! Biz kendimizi değiştirmeden, “kurtarıcılardan kurtulmadan” kurtuluş yok!

Selam ve dua ile.