Güneş doğmuş, meltem esmek için mevsim beklemekteydi...
İçeride;
Ramazan gidiyor, Bayram geliyordu!
Siyaset/yargı, spor/bahis, medya/yapay zekâ oynaşması sürüyor; birileri yeni oyunlar kuruyordu.
Reis, susun; Özel, konuşun; Bahçeli, danışın; Kurucu Önder, tanışın diyordu…

***

Dışarıda;
Yüzme bilmeyen aşkı, sevgiyi, sevdayı okyanusun ortasına bırakan emperyaller, çırpınıp duran insanlığın harap haline bakarak viskisini yudumluyor, keyif çatıyordu!

Bu ahval ve şerait içinde meltem serinliğine, güneş sıcaklığına kanmayan Hüseyin Korkankorkmaz, emperyaller çatlasın diye İrfani’ye ‘Bağlandı’!

Yeni baştan derde düştüm oklandım / Deli gönül bir sevdaya bağlandı

Bunu duyan Trump ve gibiler;

Yeni baştan petrol buldum şahlandım / Venezuela, İran füzelerle dağlandı

Acımasızlığını seslendirdi…
Türkü;

Özü şirin sözü şirindir yârin / Kirpiği ok kaşı yaya bağlandı

Deyince… Trump tırlattı:

Benzin bugün, dizel yarın / Savaşımız gaz/madene bağlandı

***

Ben araya girip;

Keklik olsam çalı dibi deşerim / Zengin olsam yar peşine düşerim

Deyince, bozulan Trump, “Melina duymasın” diyerek yavşadı:

Keklik olmam, çalı dibi deşemem / Epstein’siz yola, peşe düşemem

***

Trump, son tahlilde, “Vara vara vardım Hark Adasına” diye, Hürmüz’e çökme türküleri çığırırken, ben hâlâ Anadolu’nun saflığında dolanıyordum:

Bir ok attım herge vardı / İndi gitti toza toza / Bir çift sözüm var o kıza…

Trump, “Yav arkadaş, sen de bir alemsin! Bırak kızı, yâri, mari; gel bize katıl. Çek şu petrolden bir yudum, güzelleş!” deyince, kafam karıştı! “Ulan! Bu kefere doğru söylüyor olmasın” tereddüdü yaşarken Karac’oğlan ünledi, gaiplerden:

Benden selam eylen gül yüzlü yâre / Bir saat karşımda dursun da gitsin
Az mı çok mu sinemdeki yaralar / Gelsin gözü ile görsün de gitsin

***

İnsan olmaya, insan kalmaya karar verip Nimri Dede’ye vardım. Dedi ki:

İkilik kinini içimden atıp / Özde ben bir insan olmaya geldim

Dede, hele bir de “Meğerse aşk imiş canın mayası” deyince, keferenin teklifine kapandım!

Hırkalı iy’ettin onlar hayırsız
Çimendir sandıydın gördün çayırsız
Çöle yayla derler, vardın bayırsız
Hayır, çayır, bayır sunmaz emperyal

İyi bayramlar…