İsimleri,

nerede oturdukları,

ne yiyip ne içtikleri bizi hiç alakadar etmiyor.

*

Ancak!

Döktükleri kan,

Ve yaptıkları canilik,

İçimizi kanatıyor, Canımızı sıkıyor.

*

Yaşları pes dedirtiyor.

Ah dedirtiyor.

Vah dedirtiyor.

*

Çünkü daha çocuk denecek yaştalar.

*

Bugün sizlere Anadolu’nun bağrından yükselen feryadı anlatacağım.

*

Bizler;

Bizimkiler dizisi ile komşuluğu,

Perihan Abla ile samimiyeti,

Süper baba ile şefkati,

Ekmek teknesi ile huzuru içimize çektik yıllarca.

*

Bu dizilerle evlerimizde konuklar ağırladık.

Sevgiyi ve merhameti hanelerimize aş yaptık.

*

Küçüğe küçüklüğünü ve saygıyı,

Büyüğe büyüklüğünü ve sevgiyi öğütleyen 80’li ve 90’lı yılların dizileri ile büyüdük.

*

O yıllarda öyle doymuşuz ki saygı ve sevgiye

Bugünlerde boşuna değilmiş iç çekişlerimiz.

“Ah nerede o eski bayramlar” serzenişlerimiz…

*

O günün yüz güldüren dizileri

Bugün yerini takım elbiseli canavarlara bıraktı.

*

Bugün belindeki silahı namusu sayan zihinler, adaleti mahkemelerde değil vurduda, kırdıda, yeraltında arıyor.

*

Sonuç mu?

İşte size sonuç…

*Siverek* ve *Kahramanmaraş’tan* yükselen feryatlar.

*

Yitip giden çocuklar, öğretmenler.

*

Bir topluma salınan korku

ve çocuklarını okula göndermeye korkan aileler.

*

Nasıl ama tablo…

Rezalet.

*

Televizyon KJ’lerinde rakamlar geçiyor.

Siverek’te şu kadar yaralı, Kahramanmaraş’ta bu kadar ölü.

(KJ: Televizyon ekranında gördüğünüz alt banttaki sabit büyük yazı)

*

Rakamları okuması kolay.

Hızlı ve anlık…

*

Peki ya ateşin düştüğü ocaklar.

O ailelerde de KJ’ler böyle hızlıca okunup geçiliyor mu?

*

El cevap.

Tabii ki HAYIR.

*

Ortada yarım kalmış hayaller ve hayatının baharında koparılmış fidanlar var.

*

Popüler kültür ve internet denen canavar dünya ülkeleri gibi maalesef Türkiye’mizi de esir aldı.

*

7’den 70’e koca bir nesil şiddet sarmalının içinde.

Özellikle de çocuklarımız.

*

Toplumsal çürümenin en birincil aktörlerinden biri de evlerimizin baş köşesine oturttuğumuz televizyonlar.

*

Bir zamanlar sevgi ve hoşgörünün paylaşıldığı o cam karelerden bugünlerde “barbarlık” ve “şiddet” fışkırıyor.

*

Buna en birincil örnek rezil sabah kuşağı programları, bol şiddet ve aldatma senaryolu diziler.

*

Televizyon programlarından aldığı şiddet eğilimini, saldırganlığı ve gazı, sosyal medyaya taşıyan ve orada ahkam kesen bir toplum.

*

Sonuç mu?

Toplum olarak tam bir dijital kuşatma altındayız.

*

Çocuklarımızın oynadığı oyunlarda simüle edilmiş vahşet görüntüleri, çizgi filmlere kadar sızmış durumda.

*

Sanal dünyada başlayan barbarlık, televizyon dizileriyle zirveye taşınmış durumda.

*

Aşk, “tahakküm” diye

Kıskançlık,” sevda” diye

Şiddet, “haklı öfke” diye pazarlanıyor.

*

Silah estetikleştiriliyor,

Kaba kuvvet alkışlanıyor.

*

Sabah kuşağı programlarında en marjinal olaylar, en "hastalıklı" vakalar, "Türkiye’nin Gerçeği" ambalajıyla zihinlere boca ediliyor…

*

Evlilik dışı ilişkiler, aile içi ihanetler ve daha neler neler…

“normalmiş” ya da

“sıradan hayatlar" mış gibi sunularak toplumumuz yozlaştırılıyor.

*

Alın teri, emek ve sabrın yerini;

lüks otomobiller, kolay yoldan kazanılan paralar ve kabadayılar aldı.

*

Oysa ekranlarda şiddet değil şefkat olmalıydı!

*

Gerçek şu ki;

Çağdaşlık ve teknoloji çığlıkları bize özümüzü unutturdu.

*

Geriye ise;

Sosyal medyada ona buna ahkam kesen, birbirine verip veriştiren bir orta yaş grubu

İle

İnternette vurdulu kırdılı oyunlar oynayan şiddete meyilli bir genç kuşak kaldı.

*

Kontrolsüz sosyal medya kullanımı,

Kontrolsüz internet kullanımı ve popüler kültür özentisi

Türkiye için adeta zehirli bir sarmaşık

*

Eğer bu zehirli sarmaşığı kendi elimizle sulamaya devam edersek Siverek’teki ve Maraş’taki fidanların boynunu da kendi elimizle kırmaya devam ederiz.

*

BİRKAÇ ÖNERİ VE TEMENNİ:

— Okullarda kartlı geçiş uygulamasına başlanmalı.

— Sosyal medya provokatörlerine göz açtırılmamalı

— Bireysel silahlanma masaya yatırılmalı

— Psikolojik sorunlu öğrenciler gözlem altında tutulmalı.

— Okullardaki güvenlik önlemleri artırılmalı

*

Hayatını kaybeden tüm öğrencilerimize ve onları korumak pahasına canını veren Ayla Kara öğretmenimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Yaralılarımıza acil şifalar…

*

Konunun hassaslığı nedeniyle bugünkü yazımızda siyaset olmayacak.

Başka konu ve konularda…

*

SON SÖZ:

*Bu okul saldırıları bize uzak şeyler.

*Bizde olmaz, bizim kültürümüzde yer almaz.

*

Bizde okullar, ibadethaneler kutsaldır.

ABD gibi faşist ve emperyalist ülkelerin belasıdır bu tip olaylar.

*

Popüler kültüre çocuklarımızı yem etmeyelim.

Neslimize ve gençlerimize sahip çıkalım.

*

Provokasyonlara gelmeyelim!