Özgür Özel ve ekibi yaşananlara “siyasi operasyon” dese de gerçek olan CHP tabanı ikiye bölünmüş durumda.
Seçimlere 1 yıldan fazla zaman var.
Ancak siyasette tansiyon yüksek.
CHP’de daha da yüksek.
Ortalık alev kırmızısı.
*
Bir tarafta tutuklu belediye başkanları,
Partiden ihraç edilenler,
ihraç edilmeyi bekleyenler.
*
Diğer tarafta “yeni adres” arayanlar.
*
Soru şu;
Ülkeyi yönetmeye talip olan CHP,
Şu anda neyi yönetiyor?
*
Belediyeleri mi?
Yoksa Parti içi krizi mi?
*
El cevap;
İkisini de yönetemiyor.
*
Liste kabarık;
-Yolsuzluk iddiaları,
-İhale dosyaları,
-Ahlak skandalları…
-Tutuklamalar.
-AK Parti’ye geçişler
Ve adaletin kılıcı gibi beklemekte olan “mutlak butlan” tehlikesi…
*
Özgür Özel ve ekibi yaşananlara “siyasi operasyon” dese de
gerçek olan CHP tabanı ikiye bölünmüş durumda.
Bir kesim “mağduriyet” diyor.
Diğer kesim daha kızgın!
Yükselen ses “Bu kadar da olmaz…”
*
Çünkü mesele biraz da siyaset üstü.
-Özkan Yalım’ın otel görüntüleri,
-Muhittin Böcek ve ailesi ile ilgili ortaya saçılanlar,
-Tanju Özcan’ın WhatsApp mesajları ve eşinden özür dilemesi,
-Hasbi Dede’nin çocuk yaştaki kıza attığı taciz mesajları,
-Dava dosyalarına giren yolsuzluk, kara para ve irtikap iddiaları…
*
Tüm bunlar ne demek?
-Görüntüler konuşuyor.
-Dosyalar konuşuyor.
-İtiraflar konuşuyor.
Ve en önemlisi;
-CHP’nin içi konuşuyor.
*
Gelelim CHP’deki ikinci krize.
Sessiz ama daha derinden bir kriz.
Belediye başkanları arasında başlayan istifa eğilimi.
*
Partiden kopuş
Ve AK Parti’ye geçiş.
*
CHP, durumu “şantaj” ve “baskı” diye açıklasa da .
İstifa eden belediye başkanlarının söylemleri hiç de öyle değil.
Örneğin Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal, “CHP beni çok yordu” diyor.
Yeni yuva olarak AK Parti’yi tercih ediyor.
*
KULİS:
Burcu Köksal ile ilgili öyle bir bilgi var ki ortada.
Yenir yutulur cinsten değil.
CHP’de üst düzey bir isim.
Üstelik genel merkezde görevli bir kişi bu.
Afyon Valisini aramış.
Kendi partisinin belediye başkanı için şöyle demiş.
“Sayın Valim, Burcu Köksal hakkında ne zaman suç duyurusunda bulunacaksınız?
Yok mu bu kadına soruşturma açtıracak elinizde bilgi, belge.”
*
Benzer bir durum da Keçiören Belediye Başkanı için geçerli.
Onun da önümüzdeki hafta Salı günü Burcu Köksal gibi AK Parti’ye katılması bekleniyor.
*
Yani demem o ki.
Bu istifaları, bu geçişleri direk AK Parti’ye bağlamak,
“Tehdit” ve “şantaj” diye adlandırmak biraz kolaycılık sanki.
Unutmamak gerek.
CHP’nin kongre iptal davasını da yine CHP’li bir isim açmıştı.
Hatay eski Belediye Başkanı Lütfü Savaş..
*
CHP için kulislerde konuşulan şu:
Yerel seçimde CHP’den seçilenler,
Siyasi geleceğini başka yerde arıyor.
Özellikle AK Parti de.
*
Sebep mi?
Çok basit.
CHP’deki “istikrarsızlık” ve “bilinmezlik.”
*
Gelecek yok.
Güven yok.
Kaygı çok.
*
Yazıldığı iddia edilen “mutlak butlan” konusu ise rafa kalkmış değil.
Özgür Özel ve yönetimi için Kılıçdaroğlu tehlikesi hala sıcaklığını koruyor.
*
Bir parti düşünün;
Belediyelerinde istifalar var.
Kadrolarında çözülme var.
Tutuklanmalar var.
Bunlar yetmez gibi bir de “liderlik” tartışması var.
*
CHP lideri ise bu tabloyu toparlamak yerine
gündem değiştirmenin peşinde.
-Ara seçim çıkışı…
-Erken seçim çağrısı…
-Destek turları…
Hepsi aynı şeyin işareti:
Zaman kazanma…
*
Ama gerçek şu;
Zaman CHP’nin aleyhine işliyor.
Çünkü belediyelerdeki tablo ağır ve daha da ağırlaşıyor.
*
Ve fakat bu tablo sadece bugünü değil,
CHP’nin yarınını da etkiliyor.
*
Bir yanda kelepçe riski,
Diğer yanda siyasi ikbal hesapları.
İşte CHP’nin yeni denklemi bu.
*
Ne iktidar alternatifi gibi görünüyor,
ne de kendi içinde bütün.
*
Parti iki şey arasında sıkışmış durumda
Sorumluluk almak
ya da sorumluluktan kaçmak.
*
Gidişata bakılırsa…
Tercih çoktan yapılmış.
***
AK PARTİ KULİSLERİ…
Ana muhalefette durumlar böyle.
Peki, AK Parti’de rüzgarlar nasıl esiyor?
*
Genel merkezde hava biraz bulutlu.
*
KULİS:
İdari Mali İşler Başkanlığı,
Genel Başkan Yardımcılıklarının harcamaları nedeniyle zora girmiş.
Uçak, yemek ve konaklama gibi giderlerin faturaları kabarmış.
Durum ciddi bir hal almış.
Meselenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şikayet boyutunda iletileceği bilgisini aldım.
*
AK Parti Genel Merkezinde konuşulan diğer bir konu ise seçimin tarihi.
Yani erken seçim.
*
2027 Kasım ayı yazılıp çizilse de bu tarihin 2028’e sarkabileceği konuşuluyor.
KULİS:
Konuyu Ak parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ile özel olarak konuştuk. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığı için
“seçimin bir hafta erkene alınması bile yeterli, o nedenle 2028 başları neden olmasın, tercihimiz geç ve seçim tarihine yakın olmasından yana” dedi.
Bu ifadelerden sonra benim için 2027 ihtimali zayıfladı.
Hatta 2028 tarihi bana da mantıklı geldi.
Malum İran savaşı AK Parti’nin evdeki hesabını bozdu.
Ekonomideki toparlanma savaş nedeniyle zarar gördü.
Ekstra zaman ihtiyacını doğdu.
O nedenle 20227’nin aksine 2028 tarihi hiç de olmaz gibi durmuyor.
*
Bu arada unutmadan AK Parti bunun adına “erken seçim” değil “öne alınmış seçim” diyor
*
KULİS:
AK Parti’den bir kulis de Medya Tanıtım Başkanlığından verelim.
Başkanlık seçimler için özel bir ekip kurma hazırlığındaymış.
Oluşturulacak birimin İletişim Başkanlığından bağımsız ve rekabetçi bir yapısı olacakmış.
***
SON SÖZ:
Son sözümüz bu hafta da spordan olsun.
Ligin sonu yakın.
Yarın büyük gün.
Galatasaray Antalyaspor u yenerse şampiyon olacak.
Fenerbahçeliler için çile sona erecek.
Defter tamamen kapanacak.
Umutlar başka bahara kalacak.
*
Sözlerime bir züğürt tesellisiyle son vereyim.
“Kaybedilmeyen maç yoktur”
“Oynanmamış maç vardır.”
Yani “Çıkmayan candan ümit kesilmez.”
*
Not: Tahminim Galatasaray maçı farklı kazanır.