Aslında kimse bu tabloya şaşırmıyor. Çünkü Ankara’da okul dönemi demek, aynı zamanda trafik çilesinin yeniden başlaması demek.
Ankara’da okulların açılmasına günler kala değişmeyen manzara yeniden ortaya çıktı: Sabahın erken saatlerinde kilitlenen yollar, uzayan araç kuyrukları ve işe, okula yetişmeye çalışan binlerce insan…
Aslında kimse bu tabloya şaşırmıyor. Çünkü Ankara’da okul dönemi demek, aynı zamanda trafik çilesinin yeniden başlaması demek.
Peki belediye bu tabloya ne kadar hazırlıklı?
Ankara her yıl büyüyor, araç sayısı artıyor, yeni yerleşim bölgeleri oluşuyor. Buna rağmen ulaşım sorunu hâlâ günü kurtaran düzenlemelerle yönetilmeye çalışılıyor. Bir kavşakta çalışma yapılıyor, başka bir noktada trafik düzenlemesi geliyor ama birkaç ay sonra aynı sorun başka bir yerde karşımıza çıkıyor.
Vatandaşın artık yeni proje açıklamalarından çok, sonuç görmeye ihtiyacı var.
Sabah evinden çıkan bir Ankaralı, birkaç kilometrelik yolu bir saatte gidiyorsa burada ciddi bir belediye hizmeti problemi vardır. Üstelik trafik yalnızca zaman kaybettirmiyor; yakıt tüketimini artırıyor, toplu taşımayı yavaşlatıyor, insanların günlük hayatını doğrudan etkiliyor.
Okulların eylülde açılacağı, trafiğin artacağı aylar öncesinden belli. Dolayısıyla bu yoğunluk belediye açısından sürpriz değil. Buna rağmen her yıl aynı görüntünün yaşanması, ulaşım konusunda yeterli ve kalıcı bir planlama yapılmadığını gösteriyor.
Ankara’nın artık günü kurtaran çözümlere değil, uzun vadeli ve gerçekçi bir ulaşım politikasına ihtiyacı var.
Ankaralı yeni vaatler değil, sabah işe giderken rahatlayan yollar görmek istiyor. Yeni açıklamalar değil, zamanında gelen otobüs, çözülen kavşak ve işleyen bir ulaşım sistemi istiyor.
Başkentliler şu soruyu soruyor;
Bu şehirde belediye hizmeti ne zaman trafiğin önüne geçecek?