İktidar temsilcileri seçimlerin bir ay civarı erkene alınması konusunda ısrarcı gözükse de, bu potansiyel zorluktan ötürü ben seçimin 2027 sonbaharında da yapılabileceğini düşünüyorum.
Dün Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum iktidarın erken seçim planına dair önemli açıklamalarda bulundu.
Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 3. kez aday olabilmesi için seçimin normal tarihi olan 7 Mayıs 2028’den 16 Nisan 2028’e çekilebileceğini söyledi. Böylece göstermelik de olsa hukuken bu bir “erken seçim” olacağı için Erdoğan tekrar aday olabilecek.
Aslında Uçum bu yönde bir açıklamayı ilk kez yapmıyor. Kendisi geçtiğimiz Haziran ayında da erken seçim için 16 Nisan tarihini telaffuz etmişti. Hatta sadece o da değil, son bir ay içerisinde AKP genel başkan yardımcıları Ahmet Büyükgümüş ve Ali İhsan Yavuz’dan da benzer yönde açıklamalar geldi.
Tüm bunlar iktidarın seçimlere dair A planının Erdoğan’ın 3. kez adaylığı için seçimi bir ay civarı erkene çekmek olduğunu gösteriyor.
Ancak, bu planda henüz netleşmemiş oldukça kritik bir husus var.
Bilindiği üzere Erdoğan’ın 3. kez aday olabilmesi için erken seçim kararını meclisin alması gerekiyor. Meclis de erken seçim kararını ancak 360 vekille alabiliyor. Cumhur İttifakı’nın şu andaki vekil sayısı ise 331. Yani ortada 29 vekil eksiği var.
29 vekillik bu açığın en geç bir buçuk yıl sonraki bir seçime dek transferlerle kapatılabileceğini düşünmek gerçekçi değil.
O zaman en az bir muhalefet partisinin daha mecliste alınacak erken seçim kararına destek olması gerekiyor. Milletvekili sayıları dikkate alındığında bu partinin Yeni Parti, DEM veya CHP’den birinin olması gerekiyor.
Buradaki temel açmaz şu: Bu partiler gerçek bir erken seçim değil, sırf Erdoğan tekrar aday olabilsin diye bir ay civarı öne alınmış bir seçime neden evet desinler?
Örneğin, erken seçim 2027 sonbaharında yapılsa buna muhalefet partileri büyük oranda itiraz etmez çünkü bu gerçekten de bir erken seçim olur. Ancak, Nisan 2028’de yapılacak bir seçimin sırf Erdoğan tekrar aday olabilsin diye erkene alındığı çok belli. Bu durumda bu erken seçime destek veren muhalefet partisi kendi seçmen tabanının büyük tepkisini çeker ve bir ay sonra yapılacak seçimde ciddi miktarda oy düşüşü yaşayabilir.
Erdoğan’ın 3. kez adaylığına bu türden bir destek verme potansiyeli taşıyan iki “muhalefet” partisi var: DEM Parti ve CHP. Ancak, bu partilerin tabanları oldukça güçlü iktidar karşıtı hassasiyetlere sahip. İktidarla bu şekilde girilecek bir işbirliği bu partileri kendi seçmeni nezdinde çok zor durumda bırakır ve DEM Parti dahi baraj sorunu yaşayabilir.
Ancak, bu durum tahmin edildiğinden olsa gerek, şimdi AKP çevrelerindeki son kulislerden birisi, erken seçim kararının seçimden hemen değil, 6 veya 9 ay önce alınabileceği yönünde. Hukuken bunu yapmaya bir engel yok.
Eğer bu yapılırsa, buradaki temel amaç DEM Parti’nin erken seçime vereceği olası bir desteğe seçmen tabanının itirazlarını zamanla unutturmak olacaktır. Ama erken seçim kararı 9 ay öncesinden de alınsa tabandaki tepkinin zamanla dineceğinin ve bunun sandığa yansımayacağının gene de bir garantisi yok.
İktidar temsilcileri seçimlerin bir ay civarı erkene alınması konusunda ısrarcı gözükse de, bu potansiyel zorluktan ötürü ben seçimin 2027 sonbaharında da yapılabileceğini düşünüyorum. Çünkü o zaman erken seçime DEM Parti veya diğer muhalefet partileri de destek olmakta tabanları nezdinde zorluk yaşamazlar zira, belirttiğim üzere, bu gerçekten de bir erken seçim olur.
Hatta aksine, böyle bir durumda muhalefet partileri sırf Erdoğan’ın adaylığını engelleyebilmek adına seçimden kaçıyor görüntüsü vermek istemeyecekleri için erken seçime destek vermek zorunda kalabilirler.
Dahası, 16 Nisan için olduğu gibi, 2027 sonbaharında yapılacak bir erken seçim için de sembolik bir tarih hazırda duruyor. 3 Kasım 2027, AKP’nin iktidara gelişinin 25. yıldönümüne tekabül ediyor.
Dolayısıyla, iktidar temsilcileri 2028 Nisan’ında ısrar etse de ben 2027 sonbaharının da ciddi bir seçenek olduğunu düşünüyorum.
Medyada erken veya baskın seçim için sürekli bir kulis bilgisi dolaşsa da, ekonomik koşullar da dikkate alındığında, Türkiye’de 2027 sonbaharından önce bir erken seçim yapılması pek olası gözükmüyor.
Tam olarak hangi tarihin olacağına ise siyasi ve ekonomik gidişata göre Erdoğan’ın kendisi karar verecektir.