Küçük yatırımcı paranın bir şekilde piyasaya girdiği, Borsa Menkul kıymet ortamına çok uzun süre mesafeli duracak...

Ülkeden yaklaşık 20 milyar dolar para çoluk çocuk eliyle hayalet oldu...

Bu çok ciddi meblağ ve bu parayı kaybedenlerin yaklaşık 550 bin kişi olduğu SPK eliyle açıklandı.

Bunlar nispeten küçük yatırımcılar ve oy oranlarına endekslersek en yüzde 40'ı AK Partili...

Hepsi az paralarını kısa dönemde çoğaltıp ev, araba alma ya da iş kurma, çocuğunu koleje ya da yurt dışı eğitime gönderme, evlenme, ev açma hayali kuran insanlar...

Bu işin hem ekonomik hem de sosyolojik bir travma tarafı var.

Küçük yatırımcı paranın bir şekilde piyasaya girdiği, borsa, menkul kıymet ortamına çok uzun süre mesafeli duracak...

Bu paralar altın, döviz ve faize gidecek...

Gayrimenkulde hem kredi faizleri çok yüksek hem de fiyatlar şişirilmiş olduğu için gayrimenkulde hareket olmaz kolay kolay.

Altına giderse sıkıntı, altını ithal ediyoruz, cari açık artıyor, yastık altı yaparak da piyasadan para çekiliyor, emisyon daralıyor...

Yani vatandaş ne kadar çok altını alıp kenara koyarsa para o kadar kıymetleniyor...

Bu varan 1.

Döviz'e giderse MB ciddi, hem de çok ciddi döviz satışı yapmak ya da artışı doğal olarak frenlemek için devalüasyon yapmak durumunda kalacak ama seçime kabaca 1,5 sene var... Bu siyasi intihar olur.

Bu varan 2.

O zaman bu paranın faize kanalize edilmesi lazım, bunun için de faizler düşürülemez...

Yani enflasyon bu sefer bile isteye düşürülmeyecek... Hayat pahalılığı devam edecek.

Bu da Varan 3.

Hepsi birbirinden zor ve kötü.

O zaman ihracat ve iç ticaret hacmini arttırmak lazım...

Burada da temel 2 handikap var:

İhracat artışı için, rekabet ve ihracatçıyı ayağa kaldırmak adına kuru yükseltmek lazım fakat bu yine enflasyonu ortaya çıkarır ve her şeye gelecek zamlarla yaşam standartları daha da zorlaşır...

İç ticaret ise nakit yokluğu, bankacılık politikaları, abartılı cezalar, yüksek faizler ve SGK ve vergi borçları tahsilatı için yapılan hacizlerle durmaya yaklaştı.

İş yapacağıma dükkânı kapatır, kiraya verip sermayeyi de nakde çevirip faize koyarım diyen çok kişi var artık....

Olmayan nakit döneminde piyasadan, vatandaştan 20 milyar dolar hayalet oldu...

Bu her ekonomiyi sallar, AB ülkelerinde bile...

Ve seçime 1,5 sene kaldı...

Varlık Fonu şirketlerinin hepsini satsak bile gelecek para rahatlatmaz...

Burada mağdurların ödemesini değil, ülkeden çıkan parayı ve tedavi masraflarını kast ediyorum.

20 milyar dolar çoluk çocuğun hayalet edebileceği ya da ülkedeki siyasilerin ve bürokratların kaldıracağı bir para değil...

Bu çoluk çocuk tayfası bu hayalet olan paranın paravanı olmasalar, yani kendileri kaldırmış olsalar bu parayı, 50 milyon liralık arabalar, yatlar, rezidanslar, jetler almazlar.

Göze batmamak için her şeyi yaparlar.

Bunların paravan maşa olduğunun en basit göstergesi bu.

Dış güçler hamleyi en iyi bildiği yerden, ekonomi üzerinden yaptı.

Bu işte de FETÖ kesinlikle kullanıldı.

Golü atanın becerisi ile golü yiyenin beceriksizliği aynı terazinin kefeleridir...

Adam operasyon çekiyorsa, sen bu operasyonu yemeyeceksin...

Tedbir alınır, düzenlemeler yapılır, biraz kaynak yaratıp zamana yayılırsa bu iş elbet çözülür.

Kanama durdurulur, ameliyat yapılır ve iyileşme süreci başlar.

Ama seçime 1,5 sene kaldı ve bu işler asla yetişmez...

Türkiye olmanın, geldiğimiz askeri ve siyasal gücün, özellikle İsrail ile dans etmenin bir bedeli var...

Bu bedel bir şekilde ödemekle kapanmaz, o zaman uyanık ve milli olmak lazım...

Şunu da not düşelim.

Bu operasyon iklimini birilerinin yaptıkları hatalar yarattı.

ABD dönüşü Cumhurbaşkanını zor günler bekliyor...

Özellikle bu günlerde siyaseti iyi okuyun.

Dış güçlerin yaptığı bu sarsıcı ekonomik hamlenin siyasal boyutlarını göreceğiz.

Bu operasyonu yapanlar, satın aldıkları siyasi isimleri ya da bu dönemin atanmış bürokratlarını tek tek sırayla muhalefet ve sosyal medya hesapları ile deşifre ederek meydana atıp

Cumhurbaşkanını ve Hükümeti zor durumda bırakmaya çalışacaklar...

Sosyal medyada neler neler yapacaklar, göreceğiz...

Erdoğan savunuculuğu yapmıyorum, dış güçler kolaycılığına kaçmıyorum ama Erdoğan'ın politikalarından ve Türkiye'nin askeri olarak güçlenmesinden ciddi manada rahatsız olanların varlığı bir gerçek ve böyle bir operasyon yapabilme kabiliyetleri de ne yazık ki var.

Hepimizin, siyasetçisinden medya mensuplarına kadar, hepimizin uyanık ve MİLLİ olması lazım.

Aksini söylese de Şimşek 3 vakte kalmaz gider...

Kalması eşyanın tabiatına aykırı...

Ya sonra?

Türkiye'de siyaset ve politika Türkiye içinde yapılır ama sadece Türkiye'den yapılmaz...