Şiddet sadece geçmiş hikayelerde var. Zaten bakanlık için en önemli şey akademik başarı değil, karakter eğitimi.

Ülkemde...

Psikolojik danışma hizmetleri mükemmel.
Her okula yeterli psikolojik danışman düşüyor.

1000 öğrenciye bir danışman düşen zamanlar geride kaldı.
Öğretmen atamalarında psikolojik danışmanlara öncelik veriliyor.
Öğrenciler düzenli taramalardan geçiyor.

Önleyici çalışmalar eksiksiz yürütülüyor.

Akran zorbalığı mı?
Neredeyse hiç yok.
Olanlar da anında çözülüyor.

Şiddet sadece geçmiş hikayelerde var.

Zaten bakanlık için en önemli şey akademik başarı değil, karakter eğitimi.

Öğretmenler…

Öğretmenler çok güçlü mesleki eğitimlerden geçiyor.
Hiç tükenmişlik yaşamıyorlar.
Toplumdaki saygınlıkları en üst düzeyde.

Öğretmenler haksız yere şikayet edilemiyorlar.

Hiçbir öğretmen kendini yalnız hissetmiyor.

Okullarda disiplin en önemli önceliklerden biri.
Okullar en güvenli alanlar.

Liyakat tartışma konusu bile değil.
Yöneticiler tamamen adaletle atanıyor.
Makam odalarında değil, okulun her köşesinde emek veriyorlar.

En modern eğitim yönetimi modelleri uygulanıyor.
Akademiler sürekli destek sunuyor.
Akademi ile eğitim dünyası omuz omuza.

Sendikalar eğitimden başka hiçbir şeyle ilgilenmiyor.

Aileler sorumluluğu okula bırakmıyor.
Evde sorunların büyük kısmını zaten çözüyorlar.
İstenmeyen davranışlarda okula inanılmaz destek veriyorlar.
Tüm aileler bilinçli.

Çocuklar okula geldiklerinde zaten güçlü bir karakter eğitimi almış oluyor.

Eğitim sistemi toplumsal değişime anında uyum sağlıyor.
toplumsal hayatta,

İnternet oyunları kontrol altında.
Sosyal medya artık bir tehdit değil.

Bağımlılık neredeyse kalmadı.

Çocuklar çok güvende.

Okullarda güvenlik yasası var.
Gelecekleri emin ellerde.

Okullarımız dışarıdaki kaosun içeri sızdığı bir yer değil,

içerideki huzurun dışarıya yayıldığı bir merkezler.

…Değil mi?

Böyle demek isterdim.

Ama gerçek şu:
Bugün bazı okullarımızda, çocuk neşesinin müjdecisi olan o zil sesleri sustu;

yerini göğüs kafesimizi çatlatacak kadar ağır bir acının feryadına bıraktı.

Ben ki; bu toprakların gördüğü en büyük felaketlerde, depremin o soğuk sessizliğinde nice cansız bedene şahitlik ettim.

Metanetimi korudum.

Fakat bugün...

Kendi kalemini tutan ellerin, kendi sınıfında yaralanmış o küçük bedenlerin görüntüsüne bakmaya takat bulamadım.

Bir eğitimci olarak ruhum, okul koridorunda yükselen bu hıçkırığı taşıyamadı.

Ne yazık ki!

Okullarımız alarm verdi.

Bugün bazı okullarda zil sesi yerine acı yükseliyor.

Depremde ve yaşamımda birçok cansız beden gördüm.

Ama bugün okuldaki o küçük bedenlerin, yaralı çocukların olduğu görüntülere bakamadım.

Ve artık görmemiz gereken gerçek belki de şu:

Okullarımız güvende değil.

Suçlu aramaya gerek yok.

Yapılması gerekenleri hızlıca yapmak var.

Yapılması gerekenler noktasında herkesin söyleyecek sözü vardır.

Ancak ilk yapılması gereken şey, Rakel’in dediği gibi masum bebeklikten şiddet eğilimine ve son günlerde yaşadığımız o çocuk katillere dönüştüren "karanlığı" aydınlatmaktır.

Ve temel soru şu:

İlk düğme nereden iliklenmeli?

Bunun devletimiz çok iyi bilir.

Türk devleti bunu yapacaktır.

İnanıyorum…

Ama benim bildiğim ilk düğme

Bir çocuğun okul bahçesine girdiği an dünyadaki en güvenli yerde olduğunu bilmesiyle iliklenmelidir.

Rabbim, evladının acısıyla imtihan olan yüreği yanık analara, babalara sabır ve metanet versin

Okullarımız; cehaletin ve şerrin sızamadığı,

Türk neslinin güvenle yetiştiği aşılmaz kaleler kılınsın.

Devletimize zeval, milletimize keder vermesin.

Okullarımızı, her türlü şerden ari, huzurun ve ilmin sarsılmaz kaleleri kılsın.

Amin.

Whatsapp Image 2026 04 16 At 10.01.20