Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 2025 yılı dördüncü dönem verileri, kamunun istihdamdaki ağırlığını koruduğunu ortaya koydu. Açıklanan rakamlara göre devlet, merkezi yönetimden belediyelere kadar uzanan geniş yapısıyla “en büyük işveren” konumunu güçlendirerek sürdürüyor.
Kasım 2025 itibarıyla yaklaşık 23 milyon 775 bin kişilik kayıtlı istihdam içinde, doğrudan kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların oranı yüzde 22,5’e ulaştı. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de her 4-5 sigortalı çalışandan biri geçimini kamu maaşıyla sağlıyor.
Bir yılda 92 bin yeni istihdam
Ekonomim Gazetesinden Mehmet Kaya'nın haberine göre belediyeler, belediye şirketleri, merkezi idare ve taşra teşkilatlarını kapsayan doğrudan kamu istihdamı, 2025 yılı boyunca 92 bin 326 kişi arttı. Son beş yıllık dönemde ise kamunun kadrolarına kattığı yeni personel sayısı 551 bine ulaştı.
Bu artış, özellikle ekonomik dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde kamu istihdamının birçok hane için güvenli liman olarak görülmeye devam ettiğini gösteriyor. Atama bekleyen gençler, sözleşmeli çalışanlar ve kadro umudu taşıyan işçiler için kamu, hâlâ en güçlü istihdam kapısı olma özelliğini koruyor.
Memur ağırlığı dikkat çekiyor
Kamudaki istihdamın büyük bölümünü memur ve sözleşmeli personel oluşturuyor. Verilere göre:
Memur ve sözleşmeli personel: 3 milyon 963 bin kişi
İşçi statüsünde çalışanlar: 1 milyon 379 bin kişi
Bu tablo, kamu hizmetlerinin büyük ölçüde memur kadroları üzerinden yürütüldüğünü ortaya koyuyor.
Veriler; yerel yönetimler (il özel idareleri ve belediyeler), merkezi yönetim kuruluşları ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) bünyesindeki İş Kanunu’na tabi personeli kapsıyor. Ancak Varlık Fonu’na bağlı şirketler ile özel kanunla kurulmuş ve KİT statüsünde olmayan bazı yapılar istatistiklere dahil edilmiyor.
Taşerondan kadroya uzanan dönüşüm
Kamu istihdamındaki en büyük kırılma noktalarından biri 2017’deki taşeron düzenlemesi oldu. O dönemde yaklaşık 3 milyon seviyesinde olan kamu çalışanı sayısı, taşeron işçilerin kadroya geçirilmesiyle kısa sürede 4 milyonu, ardından 5 milyonu aştı.
Bugün ulaşılan 5 milyon 324 bin kişilik tablo, sadece rakamlardan ibaret değil. Bu sayı; öğretmenden hemşireye, zabıtadan teknisyene kadar milyonlarca kamu çalışanının ve ailelerinin yaşamını doğrudan etkileyen bir yapıyı temsil ediyor. Devletin istihdamdaki payı, ekonomik dengeler kadar sosyal hayatın da belirleyici unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.




