Türkiye'deki fabrikalarda meydana gelen iş kazaları ve sonrasında yaşanan uzuv kayıpları; beraberinde uzun süren hukuki süreçleri, istihdam sorunlarını ve maddi kayıpları getiriyor. Gaziantep’te 10 yıl önce bir iplik fabrikasında gece vardiyasında çalışırken elini kaybeden Mustafa Alkurt'un devam eden mağduriyeti, iş güvenliği ihmallerini ve SGK verilerindeki kayıt dışılık iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Evrensel'den Filiz Gazi ve Özlem Temena'nın haberine göre, Gaziantep'te yaşayan 56 yaşındaki Mustafa Alkurt, 10 yıl önce Özmen İplik Fabrikası'nda gece vardiyasında çalışırken, üretim durmaması amacıyla çalışır halde temizlenmesi istenen makineye elini kaptırdı. Olay anında sigortasız çalıştırılan ve kazanın ardından geriye dönük sigorta girişi yapılan Alkurt’un kopan eline ait parçaların bir kısmının, iş arkadaşları tarafından fabrikanın bahçesindeki çiçekliğe gömüldüğü belirtildi.
Hukuki süreç ve ödenmeyen tazminat
Kazanın ardından 14 kez ameliyat masasına yatan ve 67 gün hastanede tedavi gören Alkurt, ağır bir enfeksiyon ve doku nakli (karın flebi) süreci geçirdi. İşverene karşı açtığı davayı kazanan işçiye mahkeme tarafından 210 bin lira tazminat ödenmesine hükmedildi. Ancak aradan geçen 10 yıla rağmen Alkurt bu ödemeyi alamadı. İşverenin mal varlığını devrederek fabrikanın adını değiştirdiği ve bu yolla hukuki yükümlülüklerinden kaçındığı ifade edildi.
Fiziksel kaybı nedeniyle iş bulmakta zorlanan ve uzun bir süre engelli raporu oranının düşük hesaplanması nedeniyle bürokratik engellerle karşılaşan Alkurt, yıllar süren itirazların ardından emekli olabildi. Şu an 20 bin lira emekli maaşı alan Alkurt, kazanın ardından üç yıl boyunca çevresinin yardımlarıyla geçindiğini ve maddi zorlukların sürdüğünü belirtiyor.
SGK verilerinde şeffaflık tartışması
Uzuv kayıplı iş kazalarının resmi istatistiklere yansıma biçimi de uzmanların eleştirdiği konular arasında yer alıyor. SGK’nın 2024 yılı verilerine göre, "Kol, el veya parmağın kopması/kesilmesi" başlığı altında 2 bin 337 vaka bulunurken, kalıcı sakatlığı ifade eden "travmatik ampütasyon" sayısı 655 olarak sisteme kaydedildi.
İş Güvenliği Uzmanı Deniz İpek, bu farklılığın istatistiklerin şeffaflığını zedelediğine dikkat çekiyor. Kopan uzvun yerine dikilmesi veya kısmi kopmaların verilerde farklı sınıflandırılabileceğini belirten İpek, kaç işçinin uzvunu tamamen kaybettiğine dair net bir tablonun kamuoyuna sunulmamasının, işçi sağlığı alanındaki gerçek tabloyu görmeyi zorlaştırdığını vurguluyor.
Özel hastane iddiaları ve üretim baskısı
BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ise sanayi bölgelerindeki iş kazalarının büyük bir kısmının adli makamlara tam olarak yansımadığını öne sürüyor. Türkmen'in iddialarına göre, iş kazası geçiren işçiler adli bildirimin engellenmesi veya geciktirilmesi amacıyla devlet hastaneleri yerine genellikle işverenlerin anlaşmalı olduğu belirli özel hastanelere götürülüyor.
Fabrikalarda üretimin hız kesmemesi ve "randıman" kaygısıyla güvenlik önlemlerinin ihlal edildiğini belirten Türkmen, makinelerin çalışır durumdayken temizletilmesinin tecrübeli ustaların dahi ağır bedeller ödemesine yol açtığını ifade ediyor. Yıllarca süren davalar, avukat masrafları ve iş bulamama kaygısı ise birçok mağdur işçinin hukuki mücadelesini yarıda bırakmasına neden oluyor.




