Özel sektörde çalışan ve mülakat sonuçları nedeniyle atama mağduriyeti yaşadığını belirten öğretmenlerin Ankara'da başlattığı açlık grevi 12’nci gününe ulaştı. Güvencesiz ve düşük ücretli çalışma koşullarına karşı seslerini duyurmaya çalışan öğretmenler, sendika genel merkezi önünde toplandıktan sonra Millî Eğitim Bakanlığı binasına yürüdü. Bakanlık önünde yapılan kitlesel basın açıklamasında, idari makamların "haberdar değiliz" yönündeki beyanları sert bir dille eleştirildi.

Özel sektör öğretmenlerinden açlık grevinde: ‘Meşru taleplerimizi almadan çıkmayacağız!’
Özel sektör öğretmenlerinden açlık grevinde: ‘Meşru taleplerimizi almadan çıkmayacağız!’
İçeriği Görüntüle

BirGün'den Ezgi Sarı'nın haberine göre, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında hak arayışlarını sürdüren eğitimciler, Ankara’da geniş katılımlı bir protesto düzenledi. İlk olarak sendika binası önünde bir araya gelen topluluk, daha sonra taleplerini doğrudan muhataplarına iletmek üzere MEB ana binasına doğru yürüyüşe geçti.

Eylemin odağında, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in geçtiğimiz günlerde yaptığı "Keşke açlık grevi yapmadan önce bakanlığa gelip söyleselerdi, bize gelen herhangi bir şikayet yok" açıklaması yer aldı. Öğretmenler ellerindeki resmi başvuru evraklarını ve dilekçeleri göstererek, yıllardır bakan yardımcıları, daire başkanları ve Meclis komisyonları düzeyinde görüşmeler yürüttüklerini hatırlattı.

"Bakanlığa sunulmuş binlerce dilekçemiz var"

Sendika önündeki ilk açıklamada söz alan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, idari kadroların konudan habersiz olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savundu. Edebali, şu ifadeleri kullandı:

"Bir bakanın sözleri bu olmamalıydı. 'Gelmediler' ne demek? Biz kaç defa gittik, kaç defa görüşmek istedik. Arkamda duran bu dilekçelerin çoğunda sendika adına benim imzam var. Sistemde kayıtlı binlerce dilekçemiz mevcut, bugün burada sadece birkaçını gösterebiliyoruz. Ben her hafta sendika başkanı olarak eğitim kurumlarındaki hukuksuzluklara dair karakollarda, adliyelerde ifade vermeye gidiyorum. Yusuf Tekin’in bunu bilmesi gerekir. Bugün çıkıp 'Şikayet yok' demesi tam anlamıyla bir karikatürdür."

Mülakat sonuçları ve atama mağduriyeti protesto edildi

Yürüyüşün ardından Millî Eğitim Bakanlığı önünde toplanan öğretmenler, mülakat sistemindeki adaletsizlik iddialarını ve kontenjan mağduriyetlerini gündeme taşıdı. Bakanlığın "şeffaf mülakat" sözünü tutmadığını ileri süren sendika temsilcileri, yazılı sınavlardan yüksek puan almasına rağmen elenen öğretmenlerin durumuna dikkat çekti.

Yapılan ortak açıklamada, "Arkadaşlarımız sınavda yeterli puanları aldılar, mülakatlarda komisyonlar tarafından tebrik edilerek uğurlandılar. Hangi şehre atanacaklarını planlarken hiç beklemedikleri sonuçlarla karşılaştılar. Tam 1611 öğretmen iki senedir bu mağduriyetle yaşıyor. Hak ettiği kadrodan mahrum bırakılmanın ne olduğunu bu meslektaşlarımız çok iyi biliyor" denildi.

"Kaynak var ancak siyasi niyet yok"

Protesto eylemine destek veren ve öğretmenlerin yanında bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da eğitim sektöründeki yapısal sorunlara değindi. Türkiye'deki öğretmen topluluğunun derinleşen ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiğini belirten Özçağdaş, bakanlığın çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemediğini iddia etti.

Özçağdaş, "Bu ülkenin 200 bin özel sektör öğretmeni, resmi kurumlarda çalışan bir milyon kamu öğretmeni ve atanamayan yüz binlerce mezunu büyük problemler yaşıyor. Maalesef bu tabloyla ilgilenmeyen bir bakanlık iradesi var. Türkiye’nin bu kronik sorunları aslında çözülebilir niteliktedir. Bütçe de var, kaynak da var, gereklilik de var; ancak sorunları ortadan kaldıracak siyasi bir niyet yok" şeklinde konuşarak öğretmenlerin taleplerine destek verdi.

Kaynak: BirGün