Ekonomide tüm ipler Mehmet Şimşek'in elinde mi?

Bunu zaman gösterecek.

Fakat “ekonomistim” diyen Erdoğan’ın, Mehmet Şimşek ile uzun süre yola devam etmeyeceği neredeyse her yerde konuşuluyor.

Burada Şimşek’in Erdoğan’ın talimatlarına ne kadar dayanacağı da merak ediliyor.

Durum böyleyken, Erdoğan’ın Mehmet Şimşek’in bakan yardımcıları arasında kendisine yakın bir bakan yardımcısını atayacağı belirtiliyor.

Peki, bu ne anlama geliyor diye soracak olursanız; Erdoğan Mehmet Şimşek’ten sorumlu bir komiser bakan yardımcısı atayarak sürecin her aşamasından haberdar olmak istiyor.

İMAMOĞLU İSTANBUL’DA "KAZANACAK ADAY" ARIYOR

Seçimler bitti, partilerde kongre telaşı başladı.

Cumhur İttifakı partileri seçim zaferinden dolayı rahat bir süreç yürütürken, Millet İttifakı cadı kazanına döndü.

CHP’de kurultay süreci başlarken, ne Kılıçdaroğlu ne de İmamoğlu ne yapacağını bilemiyor.

İmamoğlu, Kılıçdaroğlu’nun adını söylemeyerek açıktan bir genel başkan değişiminin yapılmasını istiyor.

Fakat nasıl bir yol haritası izleyeceğini bulamıyor.

Şu anlık İmamoğlu sadece Kılıçdaroğlu’nun delegeler üzerinden nasıl bir süreç yürütüp yürütmeyeceğine dikkat kesildi.

Belediye başkanları, parti meclis üyeleri, milletvekilleri açıktan İmamoğlu’na destek veriyor.

Ama onlarında aklındaki soru şu; belediye başkanı olan İmamoğlu nasıl genel başkanlık koltuğuna geçecek?

İmamoğlu’nun yakın ekibi de bu konuda kafa yoruyor.

Birinci seçenek; İstanbul seçimlerine girip tekrar kazanmak sonrasında Cumhurbaşkanı adayı olmak.

İkinci seçenek; Belediye başkanlığından istifa edip CHP genel başkanı olarak yerel seçimde büyük bir başarı kazanmak. Bu seçenek içinde İstanbul’da “seçimi kazanacak” bir aday gerekiyor…

İmamoğlu, İstanbul’u kendisi dışında kazanacak bir aday bulsaydı; çoktan genel başkanlık yarışına girmişti.

Buradan anlaşılıyor ki İmamoğlu bu süreci dengeli yürütmek istiyor.

Ama İmamoğlu İstanbul’u kaybederse; kendisi için sonun başlangıcı olur.

İKİ PARTİNİN BİRLEŞMESİ

Gelecek ve Deva partilerinin birleşip birleşmeyeceği merak konusu oldu.

Aslında iki parti kurulurken, Abdullah Gül genel başkanlığında Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın genel başkan yardımcısı olabileceği konuşulmuştu.

Hatta iki ismin farklı parti kurmasından dolayı birçok AK Partili iki partiden de uzak durmuştu.

Şimdi yine Davutoğlu ile Babacan ev toplantılarında bir araya geliyor.

Ama yine uzlaşı yok.

Konuştuğum iki parti, milletvekilleri de birleşmeyi arzu ediyor.

Geriye tek çözüm kaldı; iki genel başkandan birisinin koltuğundan vazgeçmesi gerekiyor.

AK PARTİ’DE SOYLU ENDİŞESİ

Kabinede değişimi AK Parti içerisinde hem heyecana hem de endişeye sebep oldu.

Neden mi? Süleyman Soylu’nun kabine dışında yer alması parti içerisinde farklı hareketlere geçilebileceği konusunda endişe oluşturdu.

Konuştuğum AK Partili isimler, Erdoğan’ın Soylu’yu parti içerisinde bir göreve getirip kontrol altına alması gerektiğini savunuyorlar.

“Bu yöntem başarılı olur mu” dediğimde ise “en azından parti içinde göz önünde olur” yorumunu yapıyorlar.