DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye ve Rojava olarak adlandırılan Kürtlerin yaşadığı bölgelerde son dönemde yaşanan saldırılara dikkat çekerek, Kürtlere yönelik saldırıların planlı ve sistematik olduğunu savundu. Bakırhan, Türkiye’de barış söylemiyle yürütülen iç süreçlerin Suriye’deki savaşçı hat tarafından bilinçli olarak sabote edildiğini söyledi.
T24’ten Ceren Bayar’a açıklamalarda bulunan Bakırhan, “Mazlum Abdi’nin de ifade ettiği gibi, Kürtleri açık bir savaşa çekmek isteyen bir senaryo devrede. Daha açık söyleyeyim: Bir iç savaş tasarlanıyor. Bunun ucunda yüz binlerce Kürt’ün hayatı var” ifadelerini kullandı.
Bakırhan, Suriye’deki son gelişmelerin büyük alt üst oluşları beraberinde getirdiğini belirterek, sorunların diyalog ve müzakere ile çözülebileceğini vurguladı. Şam’daki geçici hükümetin 4 Ocak’taki Halep saldırılarıyla müzakere sürecini devirdiğini ve 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmamasından Şam yönetiminin sorumlu olduğunu ifade etti.
Fransa’nın başkenti Paris’te 6 Ocak’ta İsrail ile Suriye geçici hükümeti arasında yapılan görüşme ve ardından duyurulan anlaşmaya işaret eden Bakırhan, “Anlaşıldığı kadarıyla çeşitli ülkeler hem Paris hem de Paris öncesi geçici hükümete yeşil ışık yaktı. Türkiye bu olan bitenlerin içinde aktif yer aldı ve bu saldırıları desteklemiş, teşvik etmiştir” dedi.
Bakırhan, Özerk Yönetim bölgelerine yönelik saldırılarda ABD’nin dahil olmadığı ve onay vermediği bir operasyonun gerçekleşmesinin imkansız olduğunu belirterek, son 10 günde yaşanan gelişmelerin Kürt toplumunu tarihte olmadığı kadar duygusal olarak etkilediğini vurguladı.
Türkiye’de silahların bırakılmasının ve çözüm yollarının konuşulduğu bir dönemde Suriye’de savaşın tırmandırılmasını kabul edilemez olarak nitelendiren Bakırhan, “Ankara’da yapıcı olup Suriye’de yıkıcı olamazsınız. Bu açık bir çelişki ve devam eden sürece yönelik bilinçli bir sabotajdır” ifadelerini kullandı.
PKK’nın fesih kararına rağmen Rojava’ya dönük saldırıların sürmesini sert biçimde eleştiren Bakırhan, “PKK gerekçesi artık geçersizdir. PKK kendi fesih kararını almışken hâlâ PKK bahanesiyle Rojava’ya saldırmak, hedef göstermek kabul edilemez. Suriye’yi Türkiye’de devam eden sürecin önüne süremezsiniz. Bu yanlıştır.” ifadelerini kulllandı.
Savaşın yeniden dayatılmasına karşı siyaset ve diplomasinin stratejik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Bakırhan, Rojava yönetiminin bu süreçte alacağı kararların belirleyici olacağını söyledi ve “Savaşın kısır döngüsünden çıkmak zorundayız. Siyasetin ve diplomasinin gücünü kullanmak zafiyet değil, stratejik bir gerekliliktir.” diye konuştu.
Mutabakatın Kürt kazanımlarını yok ettiği yönündeki eleştirilere yanıt veren Bakırhan, Kürtlerin mücadelesinin tarihsel ve çok boyutlu olduğunu vurguladı:
“Kazanımları sadece askeri sonuçlarla okumak yanlıştır. Kürtlerin asıl kazanımı; toplumsal-siyasal irade, ortak yaşam modeli, kadın özgürlüğü çizgisi ve meşru savunma gerçeğidir.”
Bakırhan, Şam yönetiminin Kürtlerin dil, kültür ve vatandaşlık haklarını tanımak zorunda kalmasının bu mücadelenin sonucu olduğunu belirtti.
Yalnızlık eleştirilerine de yanıt veren Bakırhan, Kürtlerin büyük güçlerin taşeronu olmayı reddettiğini söyledi ve “Kürtler kimsenin ileri karakolu olmadı. Bedeli ağır da olsa öz gücüne dayanan ‘Üçüncü Yol’u seçti ve kazandı.” diye kaydetti.
Mevcut mutabakatın bir son değil, zor bir dengede süreci yönetme girişimi olduğunu belirten Bakırhan şunları söyledi:
“Bu bir bitiş değil. Fırtınanın ortasında gemiyi batırmadan süreci yönetme hamlesidir.”
Öcalan’ın sürece dair rolüne değinen Bakırhan, Halep öncesinde Rojava ile temas kurulduğunu açıkladı ve “Sayın Öcalan büyük bir savaşın önüne geçmek için çok uyardı. Buna rağmen Halep’te savaş siviller üzerinden tırmandırıldı.” diye konuştu.
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına da değinen Bakırhan, çelişkiye dikkat çekerek “Ankara’da uzatılan elin Suriye’de yumruğa dönüşmesi süreci zehirler.” dedi.
Türkiye’de barış sürecine ilişkin net çağrı yapan Bakırhan, iktidara seslendi:
“Artık zamana oynama lüksü yok. Siyasi ve hukuki adımlar derhal atılmalıdır.”
Muhalefete de çağrıda bulunan Bakırhan, Suriye’deki gelişmelerin tüm bölgeyi etkileyeceğini söyledi.
Son günlerde yaşananların Kürt toplumunda derin bir kırılma yarattığını belirten Bakırhan, “Türkiye’de barış nutukları atıp Suriye’de Kürtlerin üzerine yürümek samimiyet değildir. Barış haritaya göre değişmez. Tutarlılık ister.” diye konuştu.




