Partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Abdullah Öcalan, 25 yıldır terörü İmralı’dan yöneten elebaşıdır"

Dervişoğlu'nun konuşması şöyle:

19 Mayıs’ın arifesinde 'Terörsüz Türkiye’nin yeni yol haritası' başlığı atmışlar! Her cümlede, olmayan bir savaşın barışı, ne yaptılarsa bozamadıkları 'kardeşliğimiz', zerre nasiplenmedikleri 'demokrasi' var. Terör hükümlüsü katile 'Memuriyet' vereceklermiş! Hükümlüye vasi atanır! Vasi! Bunlar, terör hükümlüsünü kendilerine vasi atıyorlar. Lafı uzatmaya, süslü cümleler kurmaya, uzun uzun laflar edip, koca koca paragraflar yazmaya gerek yoktur! PKK bir terör örgütüdür! Abdullah Öcalan, 25 yıldır terörü İmralı’dan yöneten elebaşıdır! Umut hakkı diye, milleti alıştırmaya çalıştığınız ihanete yegâne cevabım ise açık ve nettir: Öcalan’ın son suçu son şehidimizdir. Hiç kimse ona umut bahşetmesin.

MHP'den Dervişoğlu'nun 'içimizdeki İrlandalı' sözlerine tepki
MHP'den Dervişoğlu'nun 'içimizdeki İrlandalı' sözlerine tepki
İçeriği Görüntüle

"PKK'nın kendini feshetmesi mümkün değil"

Terör Örgütü zaten hukuk dışıdır. Parti değildir, dernek değildir, şirket değildir. Eli kanlı canilerin, katillerin, katli vaciplerin, Türk Devletini, Türk milletini hedef alan soysuzların bütünüdür. Kendini feshetmesi mümkün değildir. Bu katiller sürüsünü Türk Askeri ve Türk Polisi tasfiye eder. Türk Devleti de sebeplerini ve sonuçlarını bertaraf eder. Terörsüz Türkiye’nin yolu, İmralı’dan geçmez. Terörsüz Türkiye’nin yolu, Türk milletinin iradesinden geçer. Türk devletinin kudretinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Amasız fakatsız mutlak adaletten geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye’den geçer. Tam ve kâmil demokrasiden geçer. Cumhuriyet'in üniter yapısından geçer. Şehitlerimizin aziz hatırasından, gazilerimizin onurundan geçer. Onların ne için neyi feda ettiğini anlamaktan geçer. Ne şehit, ne gazi, ne de onların aileleri sadece kayıplarıyla, kaybettikleriyle mübarek değildir. Feda ettikleriyle, her birimize hayat bahşettikleri için mübarektirler.

"Cumhuriyet savcılarını göreve çağırıyorum"

Türk devletinin terörle mücadelesi, emperyalizmin uşağı bir terör hükümlüsünün koordinasyonuna feda edilemez. Türk milletinin kardeşliği,bu kardeşliğe kast etmiş bir katilin şizofrenik çığlıklarına emanet edilemez. Türk milliyetçiliği, terörü ve teröristi yeni sıfatlarla meşrulaştırmaya malzeme yapılamaz. Herkes haddini bilecek, herkes safını belirleyecek. Nerelerden beslendiklerini gayet iyi biliyorum. Dedikleri o kadar saçma ki, her cümleden bir başka çelişki fışkırıyor. İstihbarat eskilerinin, makalelerden kesip yapıştırdıkları doktrinleri bölgesel ve tarihsel pratiklere rağmen, hala bir tez gibi sunmaya çalışıyorlar. Öcalan’ın statüsü bellidir: Bir terör hükümlüsüdür. Kürtlerin temsilcisi de, lideri de değildir. Siyasallaşma başlığı altında ona rol biçilemez. Örgüt mensuplarına ulaşması, talimat iletmesi, temas etmesi kabul edilemez. Bu, örgütü yönetmek, talimat vermek demektir. Sarayın savcıları oturadursunlar, cumhuriyetin savcılarını göreve çağırıyorum: Malum şahısların ellerine tutuşturulan, menşei meçhul istihbarat raporlarının altına imza atarak dolaşıma sokması da teröre yardım ve yataklıktır. Terör propagandasıdır. Terörü galip göstermektir. Cumhuriyete sahip çıkmak için daha neyi bekliyorsunuz? Bu, barış değildir, kardeşlik değildir, demokratikleşme değildir, gaflettir. Bu dalalettir. Hatta hıyanettir.

"İmralı'dan medet ummak kalleşliktir"

Bu noktada bir başka hakikati de özellikle vurgulamak isterim. Türk milletinin eşit, asli ve haysiyetli fertlerini, narsist bir terör hükümlüsünün ellerine bırakmak, milletimize edilen en büyük hakarettir. Devlete bağlılığı ve sadakati, terör örgütü PKK’nın kararına bağlamak ancak esaret dolu bir ihanetin görev ifasıdır. Türk milleti bir teröristin aracılığıyla değil; vatanla, vatandaşlıkla, hukukla, ortak gelecek iradesiyle kardeştir. Ürettiğini paylaşarak kardeştir. Ve bu kardeşlik kuruludur, mevcuttur. Kardeşliğimize gelen bir halel varsa, bu haram düzenindendir. Bu haramî saltanatındandır. Kardeşlik iddiası, PKK’yı meşrulaştırmak değil, ona yeni postlar vermek değil, Kürtleri PKK’nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Demokrasi, Diyarbakırlıyı, Vanlıyı, Şırnaklıyı, Mardinliyi, Hakkâriliyi etnik vesayetten ve örgüt baskısından kurtarmaktır. Onların oylarını tanımayıp çiğnemek değil, Cumhuriyet’in haysiyetli vatandaşlığında birleştirmektir. Bizim kardeşlikten anladığımız budur. Demokrasiden anladığımız budur. İmralı’dan medet ummaksa kardeşlik değil, kalleşliktir, kalleşlik.

"Türk devleti, terör ağlarını koordine edemez"

Bu meselenin bir de sınır ötesi boyutu vardır. Süreç en başından beri yalnızca Türkiye içindeki PKK unsurlarından söz etmiyor. İran’dan, Irak’tan, Suriye’den, farklı adlarla faaliyet gösteren yapılardan söz ediyor. PKK’dan, YPG’den, PJAK’tan, KCK’dan söz ediyor ve ardından da Öcalan’ın bu yapıların faaliyetlerini sonlandırmada etkili olabileceği varsayılıyor. Burada çok ağır bir stratejik risk vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, başka ülkelerdeki terör uzantılarını Öcalan eliyle yöneten devlet görüntüsüne düşemez. Türkiye, sınır ötesindeki bölücü terör ağlarını, yönlendiren ve siyasallaştıran bir aktör gibi gösterilemez. Biz yıllardır ne diyoruz? PKK terör örgütüdür. YPG terör örgütüdür. PJAK da KCK da aynı bölgesel vekâlet ağının parçalarıdır. Bunlar bölgesel istikrarsızlık üreten terör ağlarıdır. Peki şimdi Öcalan’a tarif ettiğiniz rolün neticesi ne olacaktır? Bu fikri size zerk edenler kimlerdir? Bu, terör örgütünün ulus ötesi temsil iddiasına zemin açmak değil midir? Bu, Türkiye’yi kendi eliyle, kendi güvenlik tezlerini dinamitlemek değil midir? Açık söyleyeyim: İçeridekinin dışarıyı yönlendireceğini zannedenler, dışarının içeriyi yönlendirdiği gerçeğini saklayanlardır. Türk devleti, terör ağlarını koordine edemez, dağıtır. Örgütleri dönüştürmez, tasfiye eder.

"Sen içimizdeki İrlandalısın"

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörle mücadele ile ilgili bir tek koordinasyon merkezi vardır. O da Milli Güvenlik Kurulu’dur. Şimdi soruyorum: Getirdiğiniz tek adamlığınızda, heveslendiğiniz hanedan rejimiyle, PKK yerine MGK’yı mı feshetmeye çalışıyorsunuz? Bu densizliklerin, bu cüretin kaynağı nedir? Karnınızdan konuşmayı bırakın çıkın bu millete bunun cevabını verin. Bir de dünyadan örnekler veriyorlar. Kuzey İrlanda diyorlar, IRA diyorlar, İspanya diyorlar, ETA diyorlar… Hayır. Türkiye’nin tarihini, devlet yapısını, terörle mücadelesini, başka ülkelerin şartlarıyla sulandıramazsınız. Kuzey İrlanda başka bir tarihtir. IRA başka bir örgüt yapısıdır. Oradaki mezhepsel, tarihsel ve siyasal zemin bambaşkadır. Kesindir ki Türkiye, bir sömürge imparatorluğunun ardılı değildir. Anadolu, bir ada değildir. Kürtler İrlandalı değildir. Ama bir şey artık tescillidir ki: Sen içimizdeki İrlandalısın, sen içimizdeki İrlandalısın.

Kaynak: Haber Merkezi