Son yıllarda kadınların menopoz sürecine daha erken girdiğine yönelik düşünceler gündeme gelirken, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz, “erken menopoz” ile menopoz öncesindeki geçiş dönemi olan “perimenopoz” arasındaki farka dikkat çekti.

Menopoz yaşının genel olarak erkene çekildiğini söylemek için yeterli bilimsel veri bulunmadığını belirten Deniz, kadınların hormonal değişimleri ve bunlara bağlı belirtileri geçmişe kıyasla daha erken fark edebildiğini ifade etti.

Araştırma: Birlikte spor yapan evliler daha mutlu
Araştırma: Birlikte spor yapan evliler daha mutlu
İçeriği Görüntüle

Dünya genelinde menopozun çoğunlukla 45-55 yaş arasında görüldüğünü belirten Deniz, Türkiye’de yapılan farklı çalışmalarda ortalama menopoz yaşının yaklaşık 46-51 arasında değiştiğini söyledi.

“Erken menopoz” ile “menopoz belirtilerinin daha erken ortaya çıkmasının” birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Deniz, perimenopoz döneminde östrojen başta olmak üzere hormon düzeylerinde dalgalanmalar yaşanabileceğini kaydetti.

Perimenopoz döneminde adet düzensizlikleri, sıcak basması, gece terlemesi, uyku sorunları, duygu durum değişiklikleri, konsantrasyon güçlüğü, vajinal kuruluk ve libido değişiklikleri görülebiliyor.

Belirtilerin şiddeti ve süresinin kişiden kişiye değişebildiğini belirten Deniz, her adet düzensizliğinin doğrudan menopoz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Perimenopoz ile menopozun aynı olmadığının altını çizen Deniz, kadınların perimenopoz döneminde yumurtlamaya devam edebileceğini ve gebelik ihtimalinin sürdüğünü belirtti.

Menopozun ise 12 ay boyunca adet görülmemesinin ardından geriye dönük olarak tanımlandığını ifade etti.

Özellikle 40 yaşından önce ortaya çıkan adet düzensizlikleri, sıcak basması, gece terlemesi veya uyku sorunlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Deniz, 40 yaşından önce gerçekleşen menopozun erken veya prematür menopoz kapsamında ele alındığını söyledi.

Menopozun bir hastalık değil, kadın yaşamının doğal bir dönemi olduğunu vurgulayan Deniz, düzenli kontroller ve ihtiyaç halinde alınacak tıbbi destekle bu sürecin daha konforlu geçirilebileceğini ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi