Dursun Erkılıç

Kene vakalarına bağlı ölüm haberlerinin artması ve kamuoyunda kene müdahalelerine ilişkin yanlış bilgilerin yayılması üzerine değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Zafer Karaer, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) konusunda yıllardır dile getirdiği uyarıları yeniden paylaştı.

Karaer, hastalığın taşıyıcısı olan kenelerle mücadelede etkili ve kalıcı önlemlerin alınması gerektiğini belirterek, özellikle epidemiyolojik çalışmaların önemine vurgu yaptı.

Kırk yıllık araştırma deneyimini paylaştı

Keneler üzerine çalışmalarına 1979 yılında doktora teziyle başladığını belirten Karaer, 1986-2000 yılları arasında İngiliz ve Alman bilim insanlarıyla ortak projeler yürüttüğünü, 2017 yılında emekli oluncaya kadar da Anadolu’nun farklı bölgelerinde saha araştırmaları gerçekleştirdiğini ifade etti.

Araştırmalar sonucunda elde edilen verilerin ilgili kurumlarla paylaşıldığını belirten Karaer, buna rağmen kene kaynaklı hastalıklarla mücadelede istenilen ilerlemenin sağlanamadığını savundu. Akademik çalışmaların uygulamaya yeterince yansıtılamadığını dile getiren Karaer, hastalıklarla mücadelede bilimsel araştırmalar ve epidemiyolojik verilerin temel alınması gerektiğini kaydetti.

Tek kullanımlık ketçap-mayonez Ağustos'ta yasaklanıyor
Tek kullanımlık ketçap-mayonez Ağustos'ta yasaklanıyor
İçeriği Görüntüle

Korunmada doğru giyim ve düzenli kontrol hayati önem taşıyor

Kırsal alanlarda çalışanlar, çobanlar, sağlık personeli ve doğa tutkunları için bazı temel korunma yöntemlerinin hayati önem taşıdığını belirten Karaer, açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesini önerdi.

Pantolon paçalarının çorap içine sokulmasının, bilek ve boyun bölgelerinin kapalı tutulmasının kene fark edilmesini kolaylaştırdığını ifade eden Karaer, kırsal alandan dönüşlerde vücudun dikkatlice kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle kulak çevresi, saç dipleri, koltuk altları, kasık bölgesi, diz arkaları ve diğer vücut kıvrımlarının düzenli olarak incelenmesini tavsiye eden Karaer, çocukların kontrolünün ise ebeveynler tarafından yapılmasının önemine dikkat çekti.

Kene çıkarılırken yanlış uygulamalardan kaçınılmalı

Vücutta kene fark edilmesi halinde öncelikle en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Karaer, sağlık merkezine ulaşmanın mümkün olmadığı durumlarda ise kenenin doğru yöntemlerle çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Kenenin çıplak elle tutulmaması gerektiğini vurgulayan Karaer, pens, cımbız, eldiven veya temiz bir bez yardımıyla kenenin deriye en yakın noktadan kavranarak dik şekilde ve sarsmadan çekilmesi gerektiğini söyledi.

Kimyasal maddeler kullanılmamalı

Kenenin üzerine sigara basılması, kolonya, sabun veya çeşitli kimyasal maddeler dökülmesi gibi uygulamaların son derece yanlış olduğuna dikkat çeken Karaer, bu tür müdahalelerin kenenin taşıdığı mikroorganizmaları insana bulaştırma riskini artırabileceğini belirtti.

Kene çıkarıldıktan sonra bölgenin alkol veya tentürdiyotla temizlenmesi gerektiğini ifade eden Karaer, çıkarılan kenenin mümkünse alkollü bir kap içerisinde sağlık kuruluşuna ulaştırılmasının faydalı olacağını kaydetti.

Tıbbi takip ihmal edilmemeli

Kenenin çıkarılmış olmasının riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Karaer, vatandaşların mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurarak takip altına alınması gerektiğini söyledi.

Kenelerin yalnızca yaz aylarında değil, kış uykusu dönemi dışında yılın önemli bir bölümünde aktif olduğuna işaret eden Karaer, mücadelenin sadece insan veya hayvan üzerindeki kenelerle sınırlı kalmaması gerektiğini, vektörün tüm yaşam döngüsünü kapsayan bilimsel çalışmaların önem taşıdığını ifade etti.

Epidemiyolojik çalışmaların önemi vurgulandı

Karaer, kene kaynaklı hastalıklarla mücadelede epidemiyolojik araştırmaların biyolojik güvenliğin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, hastalıkların nerede, ne zaman ve hangi koşullarda ortaya çıktığını ortaya koyan bilimsel verilerin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Yetkili kurumların bu alandaki araştırmalara daha fazla destek vermesi gerektiğini ifade eden Karaer, toplum sağlığını korumaya yönelik bilimsel çalışmaların sürdürülebilir politikalarla desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Muhabir: Dursun Erkılıç