Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasında yürütülen temaslara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Hem Washington’un hem de Tahran’ın yeni bir nükleer anlaşma zemini arayışında uzlaşmaya hazır göründüğünü belirten Fidan, sürecin hassas dengeler üzerine kurulu olduğuna işaret etti.
Fidan, ABD hükümetinin İran’ın tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen sonlandırması yönündeki temel talebinde esneklik sinyali verdiğini aktardı. “Amerikalıların, açıkça belirlenen sınırlar içinde İran’ın uranyum zenginleştirmesini tolere etmeye istekli görünmeleri olumlu bir gelişme” diyen Fidan, Tahran’ın da “gerçek bir anlaşmaya varmak istediğini” ifade etti.
Füze programı uyarısı
Ancak müzakerelerin kapsamının genişletilmesi konusunda net bir uyarı geldi. Fidan, İran’ın balistik füze programı ile silahlı gruplara verdiği desteğin nükleer dosyaya dahil edilmesinin süreci çıkmaza sürükleyebileceğini söyledi.
“ABD’nin tüm sorunları aynı anda ele almakta ısrar etmesi halinde nükleer dosyanın bile ilerlemeyeceğinden korkuyorum. Sonuç, bölgede yeni bir savaş olabilir” değerlendirmesinde bulunan Fidan, özellikle füze meselesinin bölgesel güvenliği doğrudan etkilediğini vurguladı.
Türkiye’nin ve bölgedeki diğer ülkelerin bu başlıklarda “yaratıcı fikirler” geliştirmeye çalıştığını belirten Fidan, bölge ülkelerinin sürece dahil edilmesinin güven inşası açısından kritik olduğunu kaydetti.
Bölgesel denge çağrısı
Fidan, 2015’te imzalanan nükleer anlaşma sürecinde bölge ülkelerinin kendilerini dışlanmış hissettiğini hatırlatarak, benzer bir hatanın tekrarlanmaması gerektiğini dile getirdi.
“İran için, ABD ile yapılacak herhangi bir anlaşmayı bölgesel ortaklarla, güveni güçlendirici adımlarla eşleştirmek önemli olacaktır. Bu denge çok önemli” diyen Fidan, bölgede ciddi bir güven açığı bulunduğuna dikkat çekti.
Bakan Fidan ayrıca, İsrail’in askeri üstünlüğünü koruma hedefinin bölgedeki dengeleri etkilediğini, İran’ın füze kapasitesinin bu hedefi zorlaştırdığını söyledi.
Rejim değişikliği değerlendirmesi
ABD’nin İran’ın nükleer kapasitesinden “derin endişe” duyduğunu belirten Fidan, olası bir askeri senaryoya ilişkin de çarpıcı bir değerlendirmede bulundu.
İran’da bir rejim değişikliği beklemediğini ifade eden Fidan, “Elbette, hükümet organları ve bazı diğer hedefler ağır darbe alacak, hasar görecek ve yok edilecek. Ancak rejim, siyasi bir varlık olarak işlevini sürdürecek” dedi.
İran yönetiminin halktaki hoşnutsuzluğun büyük ölçüde ekonomik zorluklardan kaynaklandığını bildiğini aktaran Fidan, yaptırımların kaldırılmasının Tahran açısından hayati önemde olduğunu sözlerine ekledi.




