Ensonhaber YouTube kanalı yaptığı röportajlar ile gündemi belirlemeye devam ediyor.
Önemli isimlerin konuk olduğu kanal bu defa CHP'nin eski genel başkanı merhum Deniz Baykal'ın kızı Aslı Baykal'ı ağırladı.
Ensonhaber Yayın Koordinatörü Çağlar Cilara'ya konuşan Baykal, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
CHP’nin iktidar alternatifi olamadığını savunan Baykal, parti yönetimini sert sözlerle eleştirdi.
“CHP’nin iktidar olma şansı çok az”
CHP’nin erken seçim talebini değerlendiren Aslı Baykal, partinin iktidara gelebilecek bir toplumsal desteğe sahip olmadığını öne sürerek şunları kaydetti:
"Bu partiye aklı başında bir insanın bile isteye oy vermesi mümkün görünmüyor. İktidar partisinden hiç haz etmeyenlerin bile CHP’ye oy verebileceğini zannetmiyorum. Başlarında konuşmayı bilmeyen, okumayan, ağzından çıkanı kulağı duymayan birisi var. İleriye bakamıyor, ufuk açamıyor, umut veremiyor. Bir tiyatrocu gibi rol yapıyor karşımızda.
Milletvekillerinin çoğunun konuşması yasak, il başkanları ağız açamıyor. Belediyelerden yükselen bir iktidar modeli oluşturamadılar. Türkiye gibi bir ülkenin insanlarına yüzsüzlük ve kokuşmuşluk sunan bu dönemi yaşamak çok acı. Bugün gençlere CHP’nin sunduğu örnekler tahammül sınırlarını aşmış durumda."
“Özgür Özel lider değil, aktivist”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i de eleştiren Baykal, liderlik vasfının olmadığını iddia ederek şu ifadeleri kullandı:
"CHP içinde rahatsızlık çok, yönetime karşı çıkan herkes atılıyor. Bu kadar çok insanın ihraç edildiği başka parti yok. Küçülerek yoluna devam eden bir CHP söz konusu.
40 yaşından sonra lider olunmaz. Lider doğulur ama doğulmasa bile erken yaşlardan itibaren ömrünü adayarak, çalışarak, okuyarak, uzmanlar tarafından eğitilerek lider olunur. Ortada buna yakından uzaktan benzeyen bir malzeme yok. Hiçbiri Cumhurbaşkanı’nın lider olarak alternatifi değil.
Özgür Özel lider değil, parlamenter bile demek zor; aktivist. Oradan oraya gidiyor, Meclis’te oturma eylemi düzenliyor, dışarıda gaz yiyor, herkesi sürekli sokağa çağırıyor."
"CHP'nin sunduğu hiçbir şey yok maalesef"
CHP'nin vatandaşlara yeterince seçenek sunamadığı söyleyen Baykal, şu ifadelere yer verdi:
"Bir partinin iktidara gelebilmesi için projeleri olmalı; Türkiye’nin önüne bir ufuk, yeni bir bakış açısı ve sıkıntılardan kurtulma umudu sunabilmeli. Ama bunların sunduğu hiçbir şey yok maalesef. Böyle bir uğraşıları hiç olmadı da. İktidar olabilmek için seçtikleri yöntem, insanların 25 yıllık iktidardan bıkmış olması umudu. Altılı Masa döneminde CHP bu hedefe çok yaklaştı ancak olmadı.
Sonrasında ise belediyelerde büyük bir başarı kazandı. Belediyelerle CHP şu anda bir anlamda iktidarda ve CHP iktidarını insanlar yaşamış oldular. Yaşananlar hiç umut verici değil. Eski usul “emekliye zam, vergiye indirim” demek yeterli olamıyor. Çünkü yerel yönetimlerde vatandaşı memnun edemediler. Bu yüzden iktidar şansları çok azaldı."
"Türkiye'ye yeni ufuklar açmak söz konusu değil"
Ana muhalefet partisinin iktidara gelmek için sadece iki şansı olduğunu belirten Baykal, şöyle konuştu:
"Birincisi bıkkınlık ama bu artık mümkün değil. Çünkü iktidardan bıkmış olması gereken insanlar, iktidara gelemeden CHP’den bıktılar. Diğer beklenti ise bir rüzgâr. Ecevit’e Öcalan’ı teslim eden rüzgar gibi…
Ya da Altılı Masa sırasında Cumhurbaşkanı’na yönelik nefreti körükleyen ve bir şekilde çok ön plana çıkarılan rüzgâr gibi bir beklenti var. Her iki durumda da emek harcamak ve Türkiye’ye yeni ufuklar açmak söz konusu değil. Bu nedenle sık sık yurt dışına sitemler yapılıyor ve bir mucize bekleniyor."
Yolsuzluk operasyonları
CHP'ye yönelik yolsuzluk operasyonları ve partinin buna verdiği tepkiye de değinen Baykal, şunları söyledi:
"CHP seçmeni içinde bir grup ne yaparsa yapsın CHP’ye destek veriyor.Bir grup da ne yaparsa yapsın AKP’den nefret ediyor. Ama karar verici olan, her tarafa gidebilecek bir grubun bu dava ve soruşturmalardan çok rahatsız olduğunu düşünüyorum. Yönetime geldiğimde örgüte bir genelge yayımladık ve o genelgede dedik ki; idarede sorumluluk almış CHP’li bir üyemiz hakkında yolsuzluk yaptığı iddiasıyla kamu davası açılırsa, yargılamanın sonuna kadar o üyemizin partiyle ilişiği kesilir.
Bilin bakalım bunu söyleyen kim? CHP baraj altı kalmış, kazandığı belediyeler onun için altın kıymetindeyken, önemli bir büyükşehir belediye başkanı hakkında yolsuzluk davası açıldı ve partide hemen o başkanın istifası alındı. Başarılı bir belediye başkanıdır ve arkadaşımdır, aklanmasını dilerim” dedi o genelgeyi yayımlayan genel başkan Deniz Baykal. O dönemleri hatırlayınca gözlerim doluyor.Yiğitlik, liderlik budur işte. Türkiye gibi bir ülkenin insanlarına yüzsüzlük ve kokuşmuşluk sunan bu dönemi yaşamak çok acı.
Bugün gençlere CHP’nin sunduğu örnekler tahammül sınırlarını aşmış durumda. Tarihin tekerrür ettiğini bilen, azıcık aklı başında bir insan geçmişte yaşananlara bakar ve onlardan ders çıkarmaya çalışır. CHP çok net bir tutum takınabilirdi; tümü işin içinde olmasalardı.Suçlama olan ve tutuklanan herkes, ne kadar çok olursa olsun görevden alınacak ve yerlerine yenileri büyük bir tanıtımla atanacaktı. Daha sonra mahkeme süreçleri takip edilecekti. Bir kişi uğruna bütün partiyi yok saymak olabilir mi?"
"Parti içinde rahatsızlık çok"
Parti içinde bir bölünme olup olmadığı sorusuna yanıt veren Baykal, şu ifadeleri kullandı:
"CHP içinde rahatsızlık çok. Yönetime karşı çıkan herkes atılıyor. Bu kadar çok insanın ihraç edildiği başka parti yok. Bu durum gerçekten tuhaf.Uzlaşı zemini araması gereken yönetim, eleştireni kapının önüne koyuyor.
3-5 ay genel başkanlık yapmış isimleri toplantılarda yanlarında oturtarak eskiye saygı görüntüsü oluşturuyorlar.Bazen de Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği için birilerini yanlarına oturtuyorlar.Yani bölünme var ve bölünen atılıyor.Küçülerek yoluna devam eden bir CHP söz konusu."
"CHP'yi Özel ve İmamoğlu'dan çok algılar yönetiyordu"
Parti içindeki yönetimsel sorunlar ve olası Cumhurbaşkanı adayına da değinen Baykal, şunları kaydetti:
"CHP’yi herhangi bir canlı yönetiyormuş gibi durmuyor. Salmişlar, gidiyor. Çatlak ses çıkmasın, durumu idare edin, bekleyin” anlayışı hâkim. Ortaya çıkamasalar da ikisini de birileri yönlendiriyor. Yönlendirenin karşısında yönlendirmeyi alacak kapasite bile yok, mecburen idare ediyorlar. CHP’yi Özgür Özel veya Ekrem İmamoğlu’ndan çok algılar, yani sosyal medya yönetiyordu. Muhalefet ne yaparsa yapsın olumlu algı yaratıyordu. İktidar ne yaparsa yapsın olumsuz algı oluşturuluyordu.
AK Parti bunu fark etti. Sosyal medyanın CHP’nin at koşturduğu alan olduğu dönem kapandı, şimdi iktidar çok baskın. CHP asıl yöneticisini kaybetti. Erken seçim istiyorlar ama yarın “seçim yapıyoruz” deseler adayları kim belli değil. Bunu kendileri de yeni yeni anlıyor. İmamoğlu’nun adaylığı mümkün değil. Kafaları her konuda olduğu gibi bu konuda da bomboş. Özgür Özel’i istiyorlar, o da Erdoğan’a meydan okuyor, “onun karşısında ben varım” demeye çalışıyor. Özel aday olursa tarih tekerrür eder, Kılıçdaroğlu adaylığı gibi bir dönem yaşanır. Son çare olarak, istemeseler de Mansur Yavaş’ı aday yapabilirler."




