Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’de düzenlediği haftalık grup toplantısını 6 Şubat depremlerinin yıldönümü dolayısıyla bu kez Kahramanmaraş’ta yaptı. Konuşmasının bir bölümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı deprem konutları üzerinden eleştiren Özel, “Bugün itibarıyla Maraş’ta 112.414 konut sözü verilmiş, teslim edilen 73 bin 956. Malatya’da yüzde 22’si bekliyor, Adıyaman’da yüzde 43’ü, Antep’te yüzde 26’sı, Gaziantep’te ve Hatay’da 254 bin konutun 153 bini verilmiş, yüzde 40’ı bekliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün Ortadoğu ziyaretine çıktığını hatırlatan Özgür Özel, “Arabistan’da. Yani geçmişte ‘eli kanlı katil’ dediği, yeşil doların ucunu gösterince gidip kardeşine sarılmadığı gibi, sarıldığı Suudi Arabistan’da prensin yanına koşmuş. Sen prense yakınsın, ben Kahramanmaraş’ın güzel insanıyım. Misafirsin, ben Kahramanmaraş’ın bağrına geldim, onlara sarılmaya geldim” diye konuştu.

Özel’in konuşmasından satırbaşları şöyle:

Kahramanmaraş'ımız da depremin merkez üssü Kahramanmaraş, 12.622 kayıpla, 9.243 yaralısıyla birlikte büyük bir acıyı yaşadı. Hem Kahramanmaraş'ta hem tüm bölgelerde yitirdiklerimizi Allah'tan rahmetle anıyorum. Yakınlarına ve bu kahraman şehrin tamamına, tüm milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Allah bir daha ne Kahramanmaraş'a ne milletimize böyle bir acıyı bir daha yaşatmasın inşallah.

Özgür Özel’den Erdoğan’a ‘deprem konutu’ eleştirisi

Bir yıl bitti. Tüm Türkiye’de evlerin %2,7’si bitmişti. İki yıl bitti, 11 ilde %30’u bitmişti. Üç yıl bitti, şimdi %70’i bitmiş diyorlar. Ama hâlâ 270.000 kişi konteynerlarda yaşıyor.

Şamil Tayyar'dan çok konuşulacak çıkış: Netflix'ten beterler!
Şamil Tayyar'dan çok konuşulacak çıkış: Netflix'ten beterler!
İçeriği Görüntüle

Osmaniye’ye gittim, Gaziantep’e gittim, her şehirde konteynerda yaşayan insan var. Kiracılara ev yok, kiracıda para yok. Konteynerın elektriğini kesiyorlar: “Çık artık.” Adam diyor ki: “Nasıl çıkacağım kiraya?”

Dün ağladı bir vatandaş. “Lastikçiyim” dedi. “Bir gelirim vardı. Şimdi iş buldum ama ev tutacak param yok. En ucuz ev 15.000 lira. Bir depozit, üç aylık peşin istiyorlar. Ben ömrümde 60 bin lira görmedim.”

Ama bakan çıkıp Meclis’te diyor ki: “Deprem bölgesinde 5.000 liraya kiralık konut var.” Dün Osmaniye’de sordum: En ucuz 15, ortalama 20. Gaziantep’te sordum: En ucuz 16-17, ortalama 20-22. Kahramanmaraş’ta sordum: 5.000 liraya ev yok.

Buradan Murat Kurum’a söylüyorum, buradan Erdoğan’a söylüyorum: Kapalı salonlarda nutuk atarak bu milletin aklıyla alay etmeyin. Sokağa çıkın. Sokağa çıkın, millete anlatın bakalım.

Bugün itibarıyla Maraş’ta 112.414 konut sözü verilmiş, teslim edilen 73.956. Malatya’da %22’si bekliyor, Adıyaman’da %43’ü, Antep’te %26’sı, Gaziantep’te ve Hatay’da 254.000 konutun 153.000’i verilmiş, %40’ı bekliyor. İnsanlar anahtarı alıyorlar, hazır değil. “Hazır” diyorlar. Hepiniz biliyorsunuz, en az 100 bin lira, ama çoğunlukla 300 bin lira ilave masraf edilmeden evin içine geçilemiyor. Evin çatısı akmasa, borusu akıyor; borusu akmasına çamı akıyor; parkesi kabarmış, boyası kabarmış.

“Cesaretin varsa benimle beraber deprem bölgesine gidelim”

Erdoğan’a söyledim: “Eğer sen iyi diyorsun, ben de diyorum ki, 3 yıl geçmesine rağmen yapılan işler var. Zaten devletin bu konuda her imkanı var. Ancak eksikler çok. Kahramanmaraş’ta itiraz çok ve bununla ilgili de Hatay’da isteyen, ‘Büyük gel’ dedim. Gel, cesaretin varsa benimle beraber deprem bölgesine gidelim. O gün Hatay’daydım. Hatay’ı gezelim, konteynerlara da gidelim, TOKİ’ye de gidelim, esnafa da gidelim, hatırını soralım dedim. Var mısın?” dedim. Tır çıkmadı, tek çıkmadı. Kahramanmaraş’a gelip de benimle birlikte Maraş’ta gezebilir mi? Erdoğan asla geçemez.

İşte bu yüzden artık bir devir kapanmaktadır, yeni bir devir açılmaktadır. Algı siyasetinin dönemi bitmektedir, gerçek siyasetin dönemi başlamaktadır. Bakan evlatlarının devri bitmektedir, vatan evlatlarının iktidarı gelmektedir.

“Hiç olmazsa sabit ödeme olduğunu söyle, milletin içi rahat olsun”

Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Elbette biliyorum, bazılarını faizsiz yapmayı bilmezse, dükkanları rezerve olanları falan, faiz ya da TÜFE, memur maaş artışı oranında her yıl arttırmayı hedefliyor. Şunu soruyorum: Bu deprem haftasında… Şimdi başka yerlere gitti ama altısında gelecek, inşallah. TOKİ konutları, rezerve alana yapılan konutlar, iş yerlerinden ne kadar ücret alınacağını ve bunların hiçbirinden faiz, TÜFE ve memur maaş artışı dahil hiçbir fark alınmayacağını açıkla.

Bunu açıkla. Benim ana muhalefet olarak, senin de iktidar partisi olarak, şu 3 yılda millete bir hizmetimiz olmuş olsun, bir katkımız olmuş olsun. Biz “ücretsiz yapalım” dedik, dedin ki: “Ücretsiz olmaz, para verecekler.” Dedi ki: “Hayır, doğru değil, ücretsiz olsun.” Hayır. Hem para verecekler hem bana oy verecekler. 3 yıl önce para verecekler diyen kişi, o günün şartlarında milletten yetkiyi aldı. Şimdi faiz de ödeyecekler. Bana kalsa ne faiz olsun, ne para olsun. Ama Erdoğan’a söylüyorum: Gel, hiç olmazsa sabit ödeme olduğunu söyle, milletin içi rahat olsun.

Diğer taraftan bir de şöyle bir şey hatırlayalım: Şu ana kadar şunu anlattım, geçmişten beri aldığı vergiler bizi depreme hazır etmeye yeterdi, yapmadı. Peki, bu depremden beri ne yaptı? Bunu hatırlamakta, üç yıldır, sonsuz fayda var. Motorlu taşıtlar vergisini bir kere ödediniz, ikinciye de ödeyeceksiniz dedi mi millete? Dedi. Ödedi millet. Niye para depremzedeye gidecek? Bunu vergi değil, ibadet ve dayanışma olarak gördü insanlar. MTV’yi iki kere aldılar, KDV’yi artırdı, damga vergisini artırdı, yurt dışı çıkış harcı için artırdı. Bunların sonunda toplam 15 milyar dolar bir kaynak geldi.

O 39. ziyareti yaparken Özgür Özel de 57 ziyaretini tamamlıyor olacak. Bana soruyor: “Ya neredesin?” Vallahi Kahramanmaraş’dayım, depremin ve acının merkezindeyim. Sen neredesin Erdoğan? Suudi Arabistan’da. Yani geçmişte “eli kanlı katil” dediği, yeşil doların ucunu gösterince gidip kardeşine sarılmadığı gibi, sarıldığı Suudi Arabistan’da prensin yanına koşmuş. Sen prense yakınsın, ben Kahramanmaraş’ın güzel insanıyım. Misafirsin, ben Kahramanmaraş’ın bağrına geldim, onlara sarılmaya geldim.

Özel’den Erdoğan’a: ‘Kadir kıymet bilmezsin, hatır bilmezsin’

Erdoğan’a da diyorum ki, “Kadir kıymet bilmezsin, hatır bilmezsin.” Parti 33 arkadaş kurdu, otuz birinin defterini dürdü, birinden selamı yok. Asla ve asla, dönüp de olan bir şeye saygı duymak gibi bir şey yok. Ama hiç olmazsa 28.521 personel… kimi bir hafta, kimi on gün, kimi bir ay, kimi üç ay, kimi 6 ay burada. Depremzede ne haldeyse o halde. Kimi ilk tıraşı 15 gün sonra almış, kimi seyyar duşlar geldiğinde yararlanmış.

Bütün konteynerlerden, bütün çadırlardan yararlandılar; suya kavuşup burada can siperane gayret gösterdiler. Her görüşten insan var. Belediyede bir görüşten olmayan yok; Allah hepsinden razı olsun. Bunu inkar ederseniz, kul hakkına giriyorsunuz.

Son sözlerim şu: Kul hakkı konusunda yapmayacakları yok. Yaz boyunca Ekrem Başkan, çalışma arkadaşları hakkında atmadıkları iftira kalmadı; yolsuz dediler, hırsız dediler. İBB’nin parkesinin altında 2 milyon euro para çıktı, videosu var dediler; hiçbirinin kanıtı çıkmadı.

Uçak meselesi: Sabah akşam attılar; uçağın sahibi AK Partili, kiralayan AK Partili çıktı; bizim alakamız olmadığı ortaya çıktı.

Yani özetle: 22.000 belediye çalışanı burada canını ortaya koymuş; siz gelmediniz, görmediniz diyeceksiniz. Mansur Başkan bütün yükü sırtlamış, Maraş’ta; Ekrem Başkan hatayı ayağa kaldırmak için canını dişine takmış. Bunu görmeyeceksiniz, bu kadar kul hakkı yiyeceksiniz.

Ama bilin ki Cumhuriyet Halk Partisi, 100 yıl önce olduğu gibi, 100 yıl sonra da sizin için dimdik ayaktadır ve iktidar olacağız. Maraş’ı da, Türkiye’yi de ayağa kaldıracağız.

Kaynak: Haber Merkezi