DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında açıklamalarda bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugünkü grup toplantısında dile getirdiği “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözlerine destek veren Bakırhan, bu konuda iktidarın somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.
"Kürtler, eşit yurttaş olarak yaşamak istiyor"
Bakırhan'ın konuşması şöyle:
Kürtler ne istiyor soruları son yaşananlarla beraber tekrar geldi. Kürtlerin itirazı 100 yıldır dayatılan yok sayma ve satüsüzlüğe dairdir. Kürtler bugüne kadar yaşanan ülkelerin tarihinde güvenlik söz konusu olduğunda omuz omuza büyük bedeller ödeyip dengeyi birlikte yaşadıkları halkların lehine değiştirdiler ama birlikte ülke kurmaya gelindiğinde aynı Kürtler stratejik tehdit olarak görüldü. 1919 ve 1922'de kurtuluş gücü olan Kürtler 1923'te hukuk dışına itildi. 1937'de Sadabat Paktı, 1955 Bağdat Paktı'nda kendi aralarında büyük çelişkiler olan devletler dahi Kürt karşıtlığında buluştu.
Kürtler yaşadıkları devletlerde komplo kurbanları olarak değil, eşit yurttaş olarak yaşamak istiyor. Dilini konuşmak, kimliğini yaşamak, kültürünü korumak, varlığının tanınmasını görmek istiyor.
Bugün çok önemli iki dersle karşı karşıyayız. Birincisi: Kürtlerin diplomasi masalarında dışlanmasının ne Kürtlere ne de bölgeye kalıcı bir barış getirmediği dersidir. İkincisi ise şudur: Hangi halk olursa olsun bir halkın meşru taleplerini sürekli bastırmak veya görmezden gelmek, sorunu ortadan kaldırmıyor; tam tersine kuşaklar boyu süren bir çatışma sarmalı üretiyor. İşte bu yüzden, Suriye’de yok sayma, İran’da bastırma, Irak’ta boğma, Türkiye’de inkâr yüzyıllık paradigmanın güncel suretleridir. Dolayısıyla bugün tarihten dersler çıkarmalıyız. Kürt halkının ve ezilen halkların talepleri, ayrıcalık talebi değildir. Bunun için çözüm, bastırmada değil; karşılıklı saygı ve diyalog zeminindedir.
"Rojava tüm Kürtlerin göz bebeğidir"
Rojava tüm Kürtlerin göz bebeğidir. Ulusal birlik konusu hepimiz için önemlidir. Daha geçen gün Rojava ile dayanışan Kürt vatandaşlara terörist diyen bir gazete El Kaide üyeliğinden Türkiye'de aranan kişiye gazeteci dedi. Artık Şam yönetimi bile Kobani diyor ama Türkiye'de hala bazı çevrelere Ayn el-Arap deniyor. Orası Kobani'dir kardeşim. Bir hemşire saçını ördüğü için görevinden uzaklaştırılıyor. Zafer işareti yapanlara gözaltı ile karşılık veriliyor. Bu ayrımcılık duygu kırılması yaratmasın da ne yapsın.
Sayın Erdoğan'a bir şey ifade etmek isteriz. Kürt vatandaşlardan bir şey istiyorsunuz ya bir defa da beyaz ve yeşil ırkçılara rica edin de şu ırkçılığı bıraksınlar. Partiniz adına söz kuranların sürekli parmak sallaması ile bu süreç nasıl ilerleyecek? Sözcülerinizin ve medyanın bu dilinden hem biz em tabanımız rahatsızlık duyuyoruz. Herkes bilsin ki onurlu bir halkın çocukları olarak düşmanlık dili kullanmayacağız.
"Bu meselelerin muhatabı iktidardır"
Bakırhan, partisinin grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bahçeli'nin çıkışının kendisine sorulmasına yanıt veren Bakırhan şunu söyledi:
Yani bu tespitler çok önemli, değerli. Biraz önce grup toplantısında da söyledim. Bizim de savunduğumuz şeylerdir. Sayın Bahçeli iktidar ortağıdır. Muhatabı bu meselelerin muhatabı iktidardır. Umarım en kısa sürede Sayın Bahçeli'nin dile getirmiş olduğu bu talepler hayat bulur. Kayım atanan belediyelerin eş başkanları görevine döner. Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Kobani Kumpas davası başta olmak üzere siyasi sebeplerle içeride bulunan bütün siyasi tutsaklar özgürleşir.




