Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan TBMM’de parlamento muhabirleri ile bir araya geldi. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arıkan, ittifak arayışında olduklarını belirtti.
Mahmut Arıkan, "Bütün siyasi yelpazelerle görüşüp doğru bir ittifakta karar kılacağız. Ama bizim esas bakış açımız üçüncü bir yolda ısrar etmek olacak” ifadelerini kullandı.
“İttifak arayışımız var”
İttifak’a yönelik soruyu yanıtlayan Arıkan, “Hamasetle değil ferasetle hareket etmek zorundayız. Yüzde 51’in olduğu bir sistemde ittifak zorunlu oluyor. Saadet Partisi tarihsel olarak birçok parti ile koalisyon yaptı. 2018 yılında millet ittifakı kurulurken Saadet partisi ülke menfaatlerini öne çıkararak bu ittifaka dahil oldu. Bugün de ilke ve inkılaplarımızı göz önünde tutarak bir ittifak arayışımız var. Erken seçime tarihine kadar (1-1,5 yıl var kanımca) mutfakta geri planda bu konuları konuşmaya devam edeceğiz. Bunun daha yararlı olacağını düşünüyoruz. Bütün siyasi yelpazelerle görüşüp doğru bir ittifakta karar kılacağız. Ama bizim esas bakış açımız üçüncü bir yolda ısrar etmek olacak” dedi.
“Saç örgüsü açıklaması”
Suriye’de yaşanan çatışmalara ve saç örme akımına yönelik değerlendirmelerde bulunan Mahmut Arıkan, “Köklü bir siyasi geleneğimiz var. Kürt meselesi konusunda ilk bedel ödeyen partiler Milli Görüş geleneği partileri oldu. Bu coğrafya Türkün olduğu kadar Kürdün, Sünni’nin olduğu kadar Alevi’nindir görüşündeyiz. Suriye’de son bir ay içerisindeki değerlendirmelere bakarsak resmi yanlış okumuş oluruz. Eylemler insanların en doğal hakkıdır. Bunları saygıyla karşılamak gerekir. Ama bu terörsüz Türkiye sürecine bugün olmadığı kadar bir iş düştü. Bugün bu komisyon elini değil vücudunu taşın altına koyarak bölgede ne olduğunu kamuoyuna anlatması gerekir. Terörsüz Türkiye komisyonu bir komisyon kuracak ve bölgeye giderek ne olduğunu kamuoyu ile paylaşacak. Çünkü insanların balkondan atıldığını görüyoruz. Burada bu komisyona çok iş düşüyor. (Suriye’de bir Kürt savaşçı kadının balkondan atılması olabilir). Bugün bu coğrafya da Türkler de mağdur. (Süleyman Demirel sözüne gönderme yaptı) Bu sorunu bölge ülkeleri ile oturarak konuşabilir ve çözebiliriz. Türkiye Irak İran ve Suriye bir araya gelerek bu sorunu çözmeliyiz. Dışarıdan bir devlet bu masaya oturduğunda çözümsüzlük devreye giriyor” diye konuştu.
Arıkan’dan Aziz İhsan Aktaş davası yorumu
Mahmut Arıkan, ‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütü’ davasının dün başladığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:
“Biz Elazığ’da, Aziz İhsan Aktaş ve Elazığ Belediyesi arasındaki ilişki ile ilgili bir şikâyette bulunduk. Ama dosya savcılığın masasında dosya duruyor. Eğer bir temiz eller operasyonu olacaksa bu durum bütün belediyeler için geçerli olmalıdır. Olası bir temiz eller operasyonuna bütün toplumun destek olacağını ve desteğinin tam olduğunu bildirmek isteriz.”
Arıkan’dan AK Partili vekillere çağrı: Katılım bekleriz
Arıkan, Yeniyol Grubu’nda olası bir vekil eksikliğine ilişkin “Gelinen noktada Yeni Yol Grubunu üç parti ile değil bu ittifakı geliştirme ve daha çok parti ile bir araya gelme düşüncemiz var. Olası bir eksilme durumunda (20 vekil var) TBMM’de aklıselim birçok vekil var. Bu vekillerin bize destek geleceğini düşünüyorum. Ama daha çok bu çağrım AK Parti milletvekillerinedir. Onlardan bir katılım bekleriz” açıklamasında bulundu.
“Türk’e verilen haklar Kürde de verilmeli”
'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında başlayan süreci de ele alan Arıkan, “Kürt meselesiyle alakalı 1994 yılında Bingöl dağlarında ‘Ne mutlu Türküm diyene’ diye yazarsanız. Kütler de ‘Ne mutlu Kürdüm diyene’ der. Kürt meselesinde Türk’e verilen haklar Kürde de verilmeli. Kürtçe seçmeli ders olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve özel okul bünyesinde verilmeli. Bölgede Kürtçe olan ve Türkçeleştirilen köy ve coğrafya isimleri geri verilmeli. Kürt meselesinde özerklik anlayışına Saadet Partisi olarak karşıyız. Bu konuya katılmıyoruz” dedi.
Mahmut Arıkan’dan Bahçeli’nin erken seçim çıkışına yanıt
Mahmut Arıkan, Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile devam eden erken seçim tartışmasına da değindi. Arıkan, “Her ne kadar iktidarlar erken seçim yok deseler de Türkiye tarihinde birçok seçimin erken yapıldığını görüyoruz. Her ne kadar sayın Bahçeli ‘erken seçim’ yok dese de. Toplum erken seçim bekliyor. Ben Türkiye’de bir erken seçim değil de baskın seçim bekliyorum. Baskın seçimin olacağını düşünüyorum” dedi.




