Suriye'de Şam yönetiminin Kürtlerin yönetimindeki bölgelere ilerleyişi ve ABD'nin desteğini çekmesi Kürt siyasi hareketinde bir kırılmaya yol açtı. Kobani’nin etrafının kuşatılması ve kuşatmaya bağlı olarak 5 çocuğun hayatını kaybetmesi siyasette sert açıklamalara neden oldu.
BBC’den Ayşe Sayın dün yapılan AK Parti MKYK toplantısı sonrası kulislere yansıyan gelişmeleri yazdı.
Sayın, AK Parti kulislerinde konuşulanları şu şekilde dile getirdi;
AKP, DEM Parti'nin Suriye politikasını ve son dönemdeki söylemlerini nasıl değerlendiriyor?
AKP'nin 26 Ocak'ta gerçekleştirdiği Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında Suriye'deki son gelişmeler masaya yatırıldı, DEM Parti'nin tutumu eleştirildi.
AKP yine de Suriye'de yaşananların Türkiye'deki yeni çözüm sürecini kesintiye uğratmasını beklemiyor.
İktidar partisine göre Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak raporu önümüzdeki hafta tamamlanabilir.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise partisinin son MKYK toplantısında, "Terörsüz Türkiye" sürecinin başarıyla sonuçlanması konusunda kararlılık mesajı verdi.
Suriye'deki gelişmelerin sürecin önemini ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, "sürecin pozitif sonuçlanacağı" ve Türkiye'de "terörün sona ereceği" mesajını verdi.
Erdoğan, süreci baltalamak ve Cumhur İttifakı içinde nifak oluşturmak isteyenler olabileceği uyarısında da bulundu.
Türkiye'nin Suriye'deki sivillerin can ve mal güvenliği ile kazanımlarını koruduğunu, korumaya da devam edeceğini belirten Erdoğan, Suriye'deki sürecin sivillere zarar vermeden yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
Suriye ordusunun bu ay, omurgasını Kürt Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) silahlı kanadı Halk Koruma Birlikleri'nin (YPG) oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) karşı önemli kazanımlar elde etmesi ve Türkiye'de hükümetten yapılan Suriye yönetimini ve ordusunu öven açıklamalar, iktidar ile DEM Parti arasında gerginliğe yol açmıştı.
İki parti arasındaki polemik bu kez "kırmızı çizgi" tartışması üzerinden yürütülüyor.
DEM Parti, "Barış ve Demokratik Toplum" süreci olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecinde "hiçbir kırmızı çizginin olmamasından" yana.
AKP kulislerinde ise son gerginliğin "Terörsüz Türkiye" sürecini kesintiye uğratmadığı belirtilerek, "Küstük, darıldık oynamıyoruz gibi bir durum olmaz. Millet bizden çözüm bekliyor" değerlendirmesi yapılıyor.
"Kırmızı çizgi" polemiği
AKP'nin son MKYK toplantısında DEM Parti'nin Suriye politikası ve son dönemdeki söylemleri eleştiri konusu oldu.
AKP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi SDG'ye ilişkin açıklamaları nedeniyle eleştiren DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları'nı "kırmızı çizgiyi aşmakla" ve "terör örgütünü açıkça desteklemekle" suçladı.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ise Çelik'e, "Kolay lanetlemeler ve kırmızı çizgilerde ısrar barış niyetine aykırıdır" sözleriyle yanıt verdi.
Tuncer Bakırhan, DEM Parti'nin 20 Ocak'ta Mardin'in Suriye sınırındaki Nusaybin ilçesinde düzenlediği grup toplantısında Bahçeli'nin "SDG Kürtleri temsil etmiyor" sözlerine tepki göstermiş, "Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor" demişti.
Tülay Hatimoğulları da SDG'nin Suriye'de "bir kez daha barış eli uzattığını" söylemiş, Bahçeli'nin (SDG Genel Komutanı) Mazlum Abdi üzerinden kurduğu İsrail-Kürt ilişkisi tanımlamasının "tamamen hayal ürünü ve bir algı yaratma gayreti" olduğunu belirterek, "Halep'te gerçekleşen katliam, Kobani ve Afrin katliamlarını hatırlatıyor" demişti.
Nusaybin'deki çıkan olaylarda Türk bayrağının indirilmesine ise Erdoğan ve Bahçeli'nin yanı sıra DEM Parti de tepki göstermiş; Bahçeli 21 Ocak'ta yaptığı yazılı açıklama olay için "Bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı. DEM Parti eş başkanları birinci derecede sorumludur" demişti.
"DEM Parti'nin dili ağırlaştı"
AKP kaynakları, Suriye merkezli gerginliğin temelinde, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın örgütüne yönelik "fesih ve silah bırakma" çağrısı ile Suriye'deki fiili durum arasındaki çelişkinin yattığını savunuyor.
Bazı AKP kurmayları, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin iktidar olarak aynı yerde durduklarını, sürecin başından bu yana kullanılan dile özen gösterdiklerini belirtiyor ve buna karşın DEM Parti'nin son dönemde "zehirli bir dil kullandığını" savunuyor.
AKP kulislerinde, son gelişmelere ilişkin şu değerlendirmeler yapılıyor:
"Biz başından beri aynı yerde duruyoruz. Ancak Suriye'deki entegrasyon süreciyle birlikte DEM Parti'nin dili sertleşti. Biz "Terörsüz Türkiye" sürecini, onlara rağmen yürütüyoruz. Çünkü herkes Türkiye'nin ve bölgenin terörden, silahtan, şiddetten arındırılmasını bekliyor."
"DEM Parti, 'PKK kendini feshetti, silah bıraktı, hadi yasal düzenleme yapalım' diyor. Ama Kandil'e bakıyoruz, kadrolarını Suriye'ye gönderiyor. Yani silah ve şiddet Türkiye'de yasak, Suriye'de serbest mi?
"DEM Parti bu süreç için her türlü bedeli ödemeye hazır olduklarını söylüyordu. Ama herkes sadece kendi tabanına konuşursa, ortak bir zemin nasıl bulunacak?"
AKP kaynakları, Öcalan'ın "PKK sadece fiilen değil, zihinsel olarak da silahları bırakmalı" sözlerinin örgütün Suriye kolu için de geçerli olduğunu savunuyor.
Türkiye'nin, Suriye'de Kürtler dahil tüm etnik ve dini grupların anayasal haklarının güvence altına alınmasından yana olduğunu vurgulayan parti kaynaklar, şu görüşleri dile getiriyor:
"Can ve mal güvenliğini sağladık, sağlamaya devam edeceğiz. Ancak birileri bu süreçte terör örgütünün arada kaynamasını istiyorsa buna izin vermeyiz. Suriye için üniter yapı, tek ordu ve tek yönetim diyoruz."
Türkiye, YPG'yi, "PKK'nın Suriye kolu ve terör örgütü" olarak görüyor, SDG'ye karşı da aynı yaklaşımı benimsiyor.
DEM Parti ise Öcalan'ın geçen yıl yaptığı PKK'nın feshine ve silah bırakmasına yönelik çağrısının Suriye'de YPG ve SDG'yi kapsamadığını belirtiyor.
Daha önce partinin eş genel başkanlarından Tülay Hatimoğulları, "Çağrı metninde SDG geçmiyor. Metinde geçmeyen bir şeyi bizim söyleme yetkimiz de yok. Öcalan, PKK'ya çağrısını yaptı" demiş, Tuncer Bakırhan da "Öcalan'ın çağrısı SDG'yi kapsamıyor. İmralı'dan yapılan açıklama dünyadaki tüm Kürtleri ilgilendirmez" diye konuşmuştu.
"Süreç devam ediyor, 'Küstük oynamıyoruz' olmaz"
AKP, Suriye'deki son gelişmelerin Türkiye'deki süreci kesintiye uğratmasını beklemiyor.
Süreç kapsamında Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak raporunun tamamlanmasına az kaldığı bildiriliyor.
AKP kurmayları, raporun önümüzdeki hafta tamamlanabileceğini belirterek, "Meclis Başkanı çağrı yapar, katkı vermek isteyen gelir. 'Gerilim oldu, küstük, oynamıyoruz' gibi bir yaklaşım olmaz" diyor.



