Özdağ'ın gündemin ekonomi, CHP Kurultayı'na yönelik "Mutlak Butlan" kararı ve iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı 'süreç' vardı.
'Süreç'e ilişkin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye "Öcalan'la müzakere yapan, Öcalan'la yapmış olduğu müzakerelerde ona statü isteyen Sayın Bahçeli, bundan sonra kullanmış olduğu bozkurt işaretinin yerine bu işareti yaparak yola devam edecek" diyerek, zafer işaretli bir biblo gösterdi.
Özdağ'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Bozkurt işaretini artık kullanmaz"
"İktidar, terör örgütüyle 20 aydan beri sürdürdüğü müzakereleri yeni bir aşamaya taşıyor. Bu süreçte Sayın Bahçeli, PKK'nın eli kanlı terörist başı, bebek katili narkoterörist Öcalan'a 'kurucu önder' sıfatını yakıştırdı. Yine bu terörist başına, bu bebek katiline Türk devletiyle müzakere yapabileceği statü istedi. Herhalde Bahçeli bundan sonra partisinin çok kullandığı bir işaret vardır. Bu işaret, Bozkurt işaretidir. Bu işaret, 2 bin seneden beri Türklerin Avrasya bozkırlarında karşılaştıkları zaman uzaktan birbirlerini tanımak için yapmış oldukları işarettir; bir parti işareti değildir. Bozkurt, Türklüğün simgesidir. Herhalde Öcalan'la müzakere yapan, Öcalan'la yapmış olduğu müzakerelerde ona statü isteyen Sayın Bahçeli, bundan sonra kullanmış olduğu bozkurt işaretinin yerine bu işareti yaparak yola devam edecek. Bu daha yakışıyor artık size.
"Mutlak çöküşün yasal çerçevesi hazırlanıyor"
Öcalan için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde komisyon kurdunuz. Üç milletvekilini İmralı'ya yolladınız, Öcalan'dan nasihat dinlettiniz. Sonra silah bırakıldı diye mangal partisi yaptınız. Ve sözüm ona PKK fesih kongresi yaptı. Ama hatırlayalım, o fesih bildirisinde bile Türk devletini Kürt soykırımcısı ilan etti. Lozan Antlaşması'nı ve 1924 Anayasası'nı reddetti ve devlet ve milletimizi bölmeyi hedef eden bir siyasi statü talebini ortaya koydu. Ve İmralı'daki cani için çalışma ofisi yapıldığı haberlerini aldık. Bu 20 aydan beri devam eden süreci milletimiz sessiz ama derin bir öfkeyle izlemeye devam ediyor. Aziz şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz, Türk milletinin onurunu ve gururunu kıran bu talihsiz süreci nefretle izliyor. Ve şimdi de bir çerçeve yasanın Meclis’e getirileceği söyleniyor. Pervin Buldan, 'bu yasanın önce Abdullah Öcalan'ın onayından geçeceğini' de ifade ediyor. Evet, Türkiye mutlak butlana onaylanmışken bir mutlak çöküşün de yasal çerçevesi hazırlanıyor. Medyada çıkan yazılara göre bu dokuz maddelik çerçeve yasada neler varmış, bakalım.
Tom Barrack'a tepki: Size hat çizdirmeyiz
"Gerçekten Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni adeta tasfiye eden bir süreci yaşıyoruz. Ve yıkıcı ve bölücülerle Cumhuriyet'in nasıl kurulacağının hesabının yapıldığı, çalışmasının yapıldığı günlerden geçiyoruz. Ve bir de bugünlerde açık dış müdahalelerin olduğunu görüyoruz değerli arkadaşlar. Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack. Bir iş adamı, emlakçı, Amerika'nın en meşhur gayrimenkulcülerinden birisi. Ama mesleki bir dezenformasyona sahip. Türkiye'yi de emlak zannediyor. Tom Barrack bilmelidir ki Türkiye emlak değildir. Türkiye, Türk milletinin vatanıdır. Mülkiyetini elde ettiğiniz emlaklar üzerinde alım satım yapabilirsiniz. Ama Türk milletinin vatanı üzerinde biz size hat çizdirmeyiz. Biz hattı Türk süngüsüyle zamanında çizdik zaten. Ve Dışişleri Bakanlığı'nın, Amerikan Büyükelçisi tarafından yapılan bütün bu açıklamalar karşısında neden bu kadar suskun kaldığını da büyük bir merakla Dışişleri Bakanlığı'na soruyoruz. Bir büyükelçi daha Türk milletinin egemenliğini ihlal etsin diye mi bekliyorsunuz? Daha ne yapmalı bir büyükelçinin, dikkatinin çekilmesi için? Dışişleri Bakanlığı'na davet edilip nota verilmesi için? Gerçekten çok zor ve inanılmaz günlerden geçtiğimizi görüyoruz."
"Esas nifak, Sayın Bahçeli'nin Öcalan için statü istemesidir"
"Sayın Bahçeli, Öcalan'la ittifak kuran bir siyasetçi olarak Zafer Partisi'nin kiminle bayramlaşıp kiminle bayramlaşmayacağına karar veremez ve bayramlaşmayı da nifak olarak nitelendiremez. Esas nifak, Türk milletine ve Türk devletine karşı kurulan nifak, Sayın Bahçeli'nin Öcalan'a 'kurucu önder' demesidir. Esas nifak, Sayın Bahçeli'nin Öcalan için statü istemesidir. Esas nifak, Sayın Bahçeli'nin milli, üniter, laik Atatürk Cumhuriyeti yerine Öcalan'la birlikte kurulacak bir cumhuriyetin savunuculuğunu yapmasıdır. Sayın Bahçeli'nin yapması gereken Atatürk'ün çizgisine geri dönmektir. Sayın Bahçeli'nin yapması gereken, rahmetli Alparslan Türkeş'in söylediği gibi 'ne mozaiği ulan?' demektir. Mozaiğin konusu değildir ama Bahçeli bugün bırakın 'ne mozaiği ulan?' demeyi, Türkiye'yi mozaiklere parçalamanın mücadelesini vermektedir. Onun için Sayın Bahçeli'nin söyledikleriyle gerçekle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Zafer Partisi, CHP içerisindeki bir kavganın değil, devletin ve demokrasinin tarafında, bunun mücadelesini vermektedir."
"Dışarıdan müdahale var"
Ümit Özdağ, CHP'de yaşananların "parti içi bir kavga mı, yoksa demokrasiye dışarıdan bir müdahale boyutu var mI" sorusuna, "Dışardan bir müdahale boyutu var. Ama partinin içinde iki farklı grubun olduğu ve bunlar arasında bir kavganın olduğu meselenin diğer boyutu" yanıtını verdi.





