Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulu'nun mezuniyet töreninin ardından kılıç çatarak Subay Andı’nı okuyan ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dediği gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edilen dönem birincisi Ebru Eroğlu’nun açtığı iptal davasında dikkat çeken anlar yaşandı.

Gazeteci Müyesser Yıldız'ın haberine göre davanın 5 Mart’ta Ankara 4. İdare Mahkemesi’nde görülen duruşmasında, Eroğlu’nun avukatlarından Namık Öztürk dikkat çeken bir iddiayı gündeme taşıdı. Öztürk, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu’nun, tören alanından ayrılan Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan'ın yanında bulunduğu sırada “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını duyunca görüntü alınmasını istediğini öne sürdü. Öztürk, “Doğru, yanlış; Afyoncu, Sayın Cumhurbaşkanına, ‘Bu kılıçlar size çekiliyor’ diyor” ifadelerini kullandı.

Öztürk, Erhan Afyoncu'nun rektörlük görevine devam edebilmek için teğmenleri ateşe attığı iddia etti:

“Törenden ayrılan Sayın Cumhurbaşkanı, Azerbaycan şehitlerinin aileleriyle birlikteyken yanında olan Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ seslerini duyunca, görevlilere, ‘Gidin fotoğraf çekin’ diyor, video kaydı aldırılıyor, sonra basına servis ediliyor. Doğru, yanlış; Afyoncu, Sayın Cumhurbaşkanına, ‘Bu kılıçlar size çekiliyor’ diyor. Sırf rektörlüğünün devam etmesi için kurguladığı bir olay. Teğmenlere resmi tören sonrası için verilen bir emir var mı, nerede? Yok. Sadece 5 teğmeni kurban ettiler.”

Mahkeme salonunda son sözü Ebru Eroğlu söyledi. Kendisine destek veren silah arkadaşlarına ve avukatlarına teşekkür eden Eroğlu, süreç boyunca teğmenlere ve ailelerine yönelen hakaretlere karşı TSK'nin sessiz kalındığını belirtti. Eroğlu, “Kırgınlığımız baki kalacaktır.” dedi.

Eroğlu sözlerini şöyle tamamlandı:

SGK uzmanından memur ve emekli maaşına zam tahmini
SGK uzmanından memur ve emekli maaşına zam tahmini
İçeriği Görüntüle

“TSK’de erinden orgeneraline kadar herkes bu yemini etti. Biz TSK’den uzaklaştırılabiliriz. Ünformamıza, kılıcımıza, kimliğimize el koyabilirler. Ancak kütüğe çatığım plaket orada duruyor. Üniformamız ruhumuza mozaik gibi işli. Kılıcımız kınında, Türk düşmanlarına karşı çekileceği günü beklemekte. Orduevine girişimiz yasak olsa da Türk Milleti bize gönül kapılarını açmış, sofrasında bir tabak yemek, altımıza bir döşek vermek istemiştir. Bizim için önemli olan budur. Son sözü her zaman Türk Milleti söyler. Ben de Türk Milleti’nin bir ferdi olarak diyorum ki; yaşa, var ol Harbiye, yıkılmaz satvetinle…”

Kaynak: Haber Merkezi