‘Ara seçim’ tartışmaları kapsamında Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş’ı ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Gündemimizde erken veya ara seçim yok’ sözlerine yanıt veren Özel, “Yürütmenin gündeminde ara seçim olmayabilir; zaten onun işi değil ki ara seçim yapmak, yasamanın işi. Sen, güya bu anayasa değişikliği geldiğinde, yani artık bakanlar ve yürütmenin başı meclisin içinden seçilmediğinde, meclise karşı sorumlu olmadığında kuvvetler ayrılığı olacak, meclis kendi işini yapacak, biz kendi işimizi yapacağız demiştin. Ara seçim yapmak meclisin işi. “Gündemimizde yok” demek, yürütmenin yasamaya müdahalesidir ve en basit deyimle siyaseten bir hadsizliktir, yetki aşımıdır. Bu da anayasa ihlalidir. Sen kim oluyorsun da meclisin yetkisinde olan bir iş için “gündemimizde yok” diyorsun ki anayasa açık açık yazmış. Bu da çok net ortadadır” ifadelerini kullandı.

Can Atalay ve ara seçim açıklaması

Özel’in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle;

Can Atalay’ın bir an önce gelip meclis kütüğüne kaydedilip, bir an önce gelip yemin edip göreve başlaması anayasal bir zorunluluktur. Bu konuda Anayasa Mahkemesi’nin kapı gibi iki tane kararı vardır. Ara seçim yapılması da anayasal bir zorunluluktur. Anayasanın bir önceki maddesi cumhurbaşkanının seçilmesine ilişkindir; “seçilir” diye yazar. Gücünü anayasadan alıyorsun, bütün yetkileri kullanıyorsun. Bir sonraki madde, 30 ay geçtikten sonra seçimlerden eksilme varsa ara seçim yapılır diyor. Buna “ara seçim gündemimizde yok” diyor. Yürütmenin gündeminde ara seçim olmayabilir; zaten onun işi değil ki ara seçim yapmak, yasamanın işi.

Sen, güya bu anayasa değişikliği geldiğinde, yani artık bakanlar ve yürütmenin başı meclisin içinden seçilmediğinde, meclise karşı sorumlu olmadığında kuvvetler ayrılığı olacak, meclis kendi işini yapacak, biz kendi işimizi yapacağız demiştin. Ara seçim yapmak meclisin işi. “Gündemimizde yok” demek, yürütmenin yasamaya müdahalesidir ve en basit deyimle siyaseten bir hadsizliktir, yetki aşımıdır. Bu da anayasa ihlalidir. Sen kim oluyorsun da meclisin yetkisinde olan bir iş için “gündemimizde yok” diyorsun ki anayasa açık açık yazmış. Bu da çok net ortadadır.

Ahmet Davutoğlu: 'Türkiye, İran konusunda yanlış dil kullandı'
Ahmet Davutoğlu: 'Türkiye, İran konusunda yanlış dil kullandı'
İçeriği Görüntüle

“1 Mayıs konusunda AİHM kararı var”

Bunun dışında Sayın Genel Başkan’ın gündemleştirdiği, önümüzdeki günlerde çok konuşacak olduğumuz 1 Mayıs konusu var. Bu konuda da Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları var. 1 Mayıs’ın Taksim’de özgürce kutlanması için bu yasağın hak ihlali olduğuna yönelik kararlar var. O yüzden aslında saflar çok net; Dünyada da öyle, otokratlar ve demokratlar diye. Türkiye’de de dünyada da, Amerika’da otokratların, kural tanımazların, “ben ne dersem o olacak” diyenlerin, hızlı ve tek başına olmayacak kararlar verenlerin Amerika şubesi Trump, Türkiye şubesi Erdoğan. Buna karşı da Türkiye’deki bütün demokratların bir arada, hep birlikte, ilk başta anayasayı koruması lazım. Çünkü anayasaya sahip çıkmadan toplum düzenine sahip çıkamazsınız.

“Erdoğan ara seçimden kaçıyor”

Şimdi Erdoğan’ın bugün “ara seçim yapmayacağız” dediği 78. maddeye “peki” derse, Türkiye’de bir üst maddede de “5 yılda bir cumhurbaşkanı seçilir” diyor. Onu da “yapmayacağım, devam edeceğim” mi diyecek? Böyle bir şey mümkün olmadığına göre, o ara seçim sandığı bir an önce gelecek ve seçimler gerçekleşecek. Aramızda da değerlendirdik. AK Parti nasıl bir gerileme… Neyse, biz ankette de, sokakta da, sahada da bunu görüyoruz. Düşünün yani, AK Parti Kocaeli’nin, Kastamonu’nun, Afyon’un oy kullanacağı, İstanbul 1. Bölge’nin oy kullanacağı, Hatay’ın oy kullanacağı illerde yapılacak bir seçimden kaçıyor. Aslında bu illerin çoğunda bir parti çok yüksek oylar almıştı geçmişte; kiminde yüzde 65, kiminde yüzde 70 oy aldı. O coğrafyada biz şimdi “kaçma, gel yarışalım” diyoruz. “Yarışamam, anayasaya rağmen kaçacağım, seçim yapmayacağım” diyor. Çünkü o da biliyor ki yapılacak olan bir ara seçimde nasıl güç kaybettiği, milletin artık onun arkasında durmadığı ortaya çıkacak.

Ve bunun üzerine artık erken seçimden de kaçamayacak. O yüzden türlü türlü planlamalar ve bir şekilde bu işi sulandırmaya çalışıyor. Biz ara seçim için net diyoruz. Onlar ise “istifa etme, yani ilk 30 aydaki yüzde 5 boşalmayı…” Şimdi öyle bir ihtiyaç yokken sanki varmış gibi konuşup gündemi bulandırmaya çalıştılar.

Erkan Baş: Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarını tanımayan bir iktidar var

Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise şunları söyledi:

Türkiye’deki anayasasızlaştırma, yani iktidarın anayasayı tanımamaya yaklaşımına ilişkin ortak bir mücadele hattının en geniş biçimde oluşturulması gerektiğine ilişkin karşılıklı görüşlerimizi paylaşma imkânı bulduk. Ben bu vesileyle, bugün sanırım bu saatlerde DİSK’in de bir açıklaması olacak 1 Mayıs’la ilgili; o konuda yaklaşımımızı Sayın Genel Başkan’la paylaştım ama kamuoyuyla da paylaşmak istiyorum. Bu iktidar anayasayı tanımayan bir iktidar. Bunun sayısız örneğini görüyoruz. Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan bir iktidar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımayan bir iktidar. Bunun somut sonuçlarından bir tanesi de 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasının bu iktidar tarafından sadece ağızlarından çıkan, iki dudak arasından çıkan bir cümle ile yasaklanıyor olmasıdır.

Biz buna karşı da birlikte, tüm sendikaların, siyasi partilerin, emeklilik örgütlerinin bu anayasasızlaştırma sürecinin emekçiler cephesindeki yansıması olarak bir karşılığının örgütlenmesi gerektiği konusundaki görüşlerimizi, değerlendirmelerimizi, önerilerimizi paylaştık. Son olarak da şunu ifade edeyim: Mecliste birlikte görev yaptık, hâlâ yapıyoruz. Ama geçen dönem Sayın Genel Başkan grup başkan vekiliyken daha sık görüşüyorduk. İkimiz de iç tüzük, anayasa konularında hem birbirimize çok fazla şey paylaştık hem birlikte mücadele ettik.

Ben şunu söylemek istiyorum, biraz önce ifade ettim, hani arkasından konuşmuş olmayalım, ikimizin de öyle huyu yoktur. Numan Kurtulmuş’a çağrı yapmak lazım. Numan Kurtulmuş’a şunu söylemek lazım: Numan Kurtulmuş ya kendi dönemindeki bir milletvekilini cezaevinde bırakmış bir Meclis Başkanı olarak tarihe geçecektir ya da Anayasa Mahkemesi’nin kendisine gönderdiği yazının gereğini yapma yükümlülüğüyle karşı karşıyadır.

Yani ara seçim konuşuluyor; anayasadaki açık hükme rağmen gidilecek mi gidilmeyecek mi diye tartışma yapılıyor. Böyle bir tartışma yok. Anayasa açık. Anayasa Mahkemesi kararları var. Anayasa bunun uygulanması gerektiğini söylüyor. Yetmiyormuş gibi, mecliste oluşturulmuş komisyonun altına Numan Kurtulmuş’un imza attığı raporda da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmalıdır deniyor. Bu kararın uygulanması için yapılacak çok basit bir işlem var: Anayasa Mahkemesi’nin meclise gönderdiği Can Atalay kararını Numan Kurtulmuş’un genel sekreterliği bir üst yazıyla iletmesi, bakın iletmesi, ve Can Atalay’ın kaydının yapılması. Şimdi bu kadar basit süreçler hayata geçmediğinde biz, iktidarın içinden geçtiğimiz süreçte tek derdinin kendi koltuğunu korumak olduğunu ve bunun için her şeyi yapabilecek bir zihniyeti yansıttığını görüyoruz, düşünüyoruz. Ama buna teslim olmayacağımızı da burada paylaşmış olayım. Herkese teşekkür ediyoruz.

Kaynak: Haber Merkezi