CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kütahya’da ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ eylemine katıldı. Özgür Özel, dün elektrik ve doğal gaza gelen yüzde 25’lik zamma tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Özgür Özel, Buradan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Ya bu işi söylediğimiz tedbirleri alarak vatandaşı koru ya da bırak; sen bu işleri yapamıyorsun, Cumhuriyet Halk Partisi gelsin emeklisine, emekçisine sahip çıksın” dedi.

Özgür Özel'in konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Bugün biraz önce il başkanım, parti meclisi üyem, belediye başkanım, milletvekilim izah ettiler. Burası asgari ücret ya da hemen üstünün alındığı, en çok asgari ücret ve üstünde işçi çalıştırılan bir şehir. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında asgari ücret bir yıllık ücret olacak. Hızla herkes o ücretten uzaklaşacak. Herkesin CHP iktidarında cebi dolacak, karnı doyacak. Yarınlarına güvenle bakacak. Açıkça söylüyorum. Dünyaya baksın herkes. Emekliye kim sahip çıkıyor? Asgari ücretliye kim sahip çıkıyor? Ücretleri kim yükseltiyor? Bu dünyada sosyal demokratların işi. Bugün İspanya’da kardeşimiz, yoldaşımız Pedro Sanchez nasıl yoksullukla mücadele ediyorsa, nasıl düşük gelir seviyesindekiler için çalışıyorsa, biz de öyle yapacağız. Açıkça söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi sermaye düşmanı değildir, patron düşmanı değildir, yatırımcı düşmanı değildir. Ama kalkınmacıdır. Kalkınmak için, ihracat için, üretim için tüm imkanları yaratmaktan yanadır. Cumhuriyet Halk Partisi daha çok kazanmanın garantisidir, adil bir vergi düzeninin, hakça bölüşmenin garantisidir. Bugün Kütahya’da bu kıymetli, bu gözümün içine umutla bakan topluluğa söylüyorum. Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor. 89 lirası bu meydandan toplanıyor. Nasıl mı? Dolaylı vergi dediğin dünyanın en adaletsiz vergi. Zengin ve fakir ayırmıyor. En zenginden de aynı alıyor, dolaylı vergiyi, en fakirden de. Elektriğe, suya, doğalgaza, üstüne aldığın kıyafete ve evladın ayağına aldığın bota, okul çantasına, tırnak makasına Özel Tüketim Vergisi adı altında ya da diğer isimlerde dolaylı vergi alınıyor. Kimden? Hepimizden. Yüzde 64-65 oranında. Sonra gelir vergisi var. Nereden alınıyor bu? Yine senden alınıyor. Maaşlardan alınan vergidir gelir vergisi. Bir de bankada varsa 3-5 kuruş bir birikinti, oradan alınacak faiz, ondan kesilen stopajdır gelir vergisi. Bu da yaptı mı sana yüzde 23-24? Varıyor yüzde 88’e. Yüzde 1 başka bir kalem var, yüzde 11 kurumlar vergisi. Üretenden, kazanandan, kar edenden alınan vergi yüzde 11. Garibandan alınan vergi yüzde 88. Bunun adı AK Parti’nin kara düzenidir. Bu düzeni değiştireceğiz. Bu düzeni yıkacağız. Çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan vergi almayacağız.

“Emekliye lazım paranın 150 katını darbede yaktılar”

Şimdi ekonomide öyle bir dönemdeyiz ve öyle bir beceriksizlikle karşı karşıyayız ki… Türkiye ekonomisini kırılgan, krizlere dayanıksız yapan bu iktidar. En basiti geçen sene hatta önce daha eskiye gidelim; pandemide bütün dünyada enflasyon ve bütün dünyada alınan tedbir faiz artırma. Bir tek Türkiye’de yok. ‘Ben bilirim’ diyor, ‘Ben…’ Enflasyonu yüzde 2 olan Avrupa ülkesi yüzde 4 gelince, yüzde 5 faiz verdi. Parayı aldı ki enflasyon olmasın. Yüzde 3 olan yüzde 6’ya yüzde 7 faiz verdi. Enflasyonu yüzde 4 olanınki yüzde 8’e çıktı, yüzde 9 faiz verdi. Bütün Avrupa ve Amerika enflasyonu olduğu yerden döndürdü ve düşürdü. Bir tek bizimki ‘Nas’ dedi, ‘Ben bilirim’ dedi. Enflasyonu, tek rakamlılara yaklaşan enflasyonu yüzde 80’e kadar fırlattı. O günlerde enflasyon fırlarken, planda her şey farklıyken, para isteyen zengine ‘Aman ha dolar alma. Kur Korumalı Mevduat al’ dedi. Senin, benim cebimden zenginlere dünyanın en büyük kaynak transferini yaptı. Sonra seçimlere girdi, seçimleri atlattı. Arkadan gidip ‘Kemeri sıkacaksın’ diye yine hepimizin gırtlağına çöktü. Şimdi bu dönemde bir kez daha büyük bir beceriksizlikle… Geçmiş dönemde milyarlarca lirayı zengine verenler, bu sefer seçimleri Ekrem İmamoğlu kazanacak diye, Cumhuriyet Halk partisi kazanacak diye geçen sene 19 Mart’ta bir darbeye giriştiler. Bunun karşılığında Türkiye’nin dünya kadar kaynağını sattılar. Emekliye lazım paranın 150 katını, asgari ücretliye lazım paranın 110 katını, çiftçiye lazım paranın 90 katını yaktılar. Korumasız, kırılgan, aciz bir ekonomi yarattılar. O şartlar altında İran’daki savaşa yakalandılar.

“Elektriğe, doğalgaza zamla yandı gülüm keten helva”

İşte o yüzden şimdi Türkiye’de petrol fiyatları fırlayınca anında pompaya yansıyor. Hemen Ekonomi Koordinasyon Kurulumuzu topladım. Türkiye’nin en kıymetli ekonomistlerinin olduğu 11 kişilik kurulu. Dedik ‘Ne yapmak lazım? Biz olduğumuzda ne yapacağız? Ne yapmalılar şimdi?’ Dediler ki, ‘Kesinlikle petrol artışı pompaya yansımasın. Yansırsa enflasyon patlar, tutamazsın.’ ‘Ne önerelim?’ ‘ÖTV var dediler yüzde 40’ı kadar. Eşel mobil mobil yapın, ÖTV’den karşılayın, pompaya yansımasın. Tam hatırlayın arabalar dizilmiş petrol ofisinin önünde 1 kilometre. Zammı yapacaklar o gece. Ben önerdim, biz önerdik ‘Yapmayın’ dedik. ‘İntihar olur’ dedik, o gece zammı durdurdular. Ertesi gün dediğimizin dörtte üçünü yani 4 lira artıyorsa 1 lira yansısın, 3 lira ÖTV‘den karşılansın. O günden bugüne bu şekilde tutuldu. Ama ÖTV‘den karşılanacak pay aşıldı. Şimdi ha bire pompaya yükleniyorlar, 80 lirayı gördüler, yine uyardık. ‘Yüzde 20 KDV var. KDV’den karşılansın. Vatandaşa yansımasın.’ Niye? Çünkü şundan, yarın Hürmüz Boğazı açılır, brent petrol düşer, benzin fiyatını düşürürsün. Kaybın ÖTV kadar olur. Kaybın KDV kadar olur. Ama sen bunu yapmazsan, her şeyin fiyatı artarsa daha sonra bu enflasyona döner, petrol düşse de fiyatları düşüremezsin. Ne oldu? Bu sefer bizi dinlemediler, fiyatlar uçtu gitti. Ve maalesef dün akaryakıta olan zamlar yüzünden elektriğe yüzde 25 zam geldi, doğalgaza yüzde 25 zam geldi. Şimdi yandı gülüm keten helva. Buradan sonra sen misin elektriğe zam yapan, hadi bakalım ekmeğe zam. Sen misin doğalgaza zam yapan, hadi bakalım ekmeğe zam. Sen misin elektriğe zam yapan, iğneden ipliğe her şeye zam. Sebzeye zam, meyveye zam, her şeye zam. Sonra Hürmüz açılsa da kim alacak yapılan oranları geri? Türkiye’de zammın geri geldiğini kim görmüş? Laf dinlemediler, yeni bir enflasyon dalgasını hayatımızın içine gelecek aydan itibaren sokuyorlar.

Özel: Mustafa Bozbey, AK Parti'ye katılmayı kabul etse bir anda özgürlüğüne kavuşur!
Özel: Mustafa Bozbey, AK Parti'ye katılmayı kabul etse bir anda özgürlüğüne kavuşur!
İçeriği Görüntüle

Özgür Özel’den elektrik ve doğal gaz zammına tepki gösterdi; Erdoğan’a seslendi

Ayrıca orta vadeli programda enflasyon hedefi yüzde 16. Üç ayda ocak - şubat - mart yüzde 10’u geçti. Öyle anlaşılıyor ki bunların bir yıllık hedefi altı ayda fazlasıyla geçilecek. Olan kime olacak? Olan yine emekliye olacak, olan yeni asgari ücretliye olacak. Buradan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum. Ya bu işi söylediğimiz tedbirleri alarak vatandaşı koru, ya da bırak sen bu işleri yapamıyorsun Cumhuriyet Halk Partisi gelsin emeklisine, emekçisine sahip çıksın. Bakın 2018 yılında Tayyip Erdoğan diyordu ki ‘Enflasyon çift haneliyse, yani yüzde 9’dan yüksekse yılda 3 - 4 kere asgari ücret ayarlaması düşünülebilir.’ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yapıyor bunu. Avrupa yapıyor bunu. Dünya yapıyor bunu. Asgari ücrete yılda üç ayda bir güncelleyerek asgari ücretlisini, emeklisini zamlardan koruyor, yoksulluktan koruyor. Ama burada bizimkiler sadece kendine yakın olan sermaye gruplarını koruyor. Onun için şimdi Kütahya’ya soruyorum. AK Parti’nin kara düzenini değiştirmeye hazır mıyız? Bir devri kapatıp bir devri açmaya var mısınız? Hep beraber bakan evlatlarının devrini bitiriyoruz, vatan evlatlarının devrini başlatıyoruz. Emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Esnaf kurtulmadan öğretmen kurtulmaz. Polis kurtulmadan öğrenci kurtulmaz. İnfaz koruma memuru kurtulmadan bir başkamız kurtulmaz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. ADD Kütahya’ya bir alkış önce, aslanlarıma. Arkasında ‘Yok bu işin sağı solu, aklın yolu İmamoğlu’ yazıyor. Kim yazmış? Selendi Cumhuriyet Halk Partisi, benim hemşerilerim. Öpüyorum sizi.

Özgür Özel’den ‘ABD’de 3 milyon dolarlık ev’ iddiasına ilişkin açıklama

“Buradan milletimin önünde söylüyorum. Bugün Sabah gazetesi sabahın köründe ‘Yeni bir iftira atalım, ortalığı karıştıralım…’ Talimat o ya. ‘Akın Gürlek’in tapusunu savunamıyoruz, ID’lerini veremiyoruz. Suçüstü yakalandık, sahip çıkamıyoruz. Yalnız bırakınca tepki topluyoruz. O yüzden hedefi şaşırtalım, başkalarına saldıralım.’ 50 çeşit yalan attılar, hepsini çürüttük. Şimdi çıkmış; ‘Ekrem İmamoğlu Amerika’da Özgür Özel‘e 3 milyon dolara daire almış.’ Bakın buradan büyük bir özgüvenle Kütahya’dan, buradan söylüyorum. Ey Sabah, ey havuz medyası. Özgür Özel‘in değil Amerika’da, dünyanın herhangi bir yerinde; değil daire, bir tırnak makası, bir kibrit çöpü varsa Dışişleri elinizde, MİT elinizde, Trump yanınızda hodri meydan bu emekli öğretmen evladı Eczacı karşınızda. İspatlamayan şerefsizdir. Bir kibrit çöpüm çıksın bu sınırların dışında, bir dakika durmam burada. Dahası var dahası. Yıllardır tam gününde veriyorum mal bildirimini. Öyle sadece kendim değil eşimi, evladımın minicik hesabındaki parasını bile. Mal bildirimimde, Numan Bey’e verdiğim mal bildiriminde, 16 yıldır AK Parti’nin elindeki mal bildirimimde söylemediğim bir çöpüm varsa bir dakika durmam burada. Hodri meydan. Şimdi Sabah var mısın meydana çıkmaya, düello davetimi yazmaya? Benim ne Amerika’da, ne dünyanın başka bir yerinde bir kibrit çöpüm yok. Peki Erdoğan’ın, kendinin, evlatlarının, ya da birinci derece yakınlarının Amerika’da bir mülkü var mı, yok mu? Onu açıkla bakalım. ‘Manhattan’da’ diyorsun ya. Manhattan‘da diktiler mi o binayı, dikmediler mi? Eğer benim var da ‘yok’ diyorsam ispatlamayan şerefsizdir. Bir çöpüm varsa namussuzum ve ahlaksızım. Peki sizde olan onları yazmaya cesaretin yoksa namussuzsun, şerefsizsin. Haydi bakalım. Veriyorum mahkemeye bu yalan haberleri yapanları, yazanları, yayanları. Tek dertleri var. Bu millet gördü kirliyi de temizi de."

Kaynak: Haber Merkezi