CHP lideri Özgür Özel, T24 Ankara Ofisi’nde yazar, muhabir ve editörlerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Özel, olası erken seçim senaryosu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığı ve siyasi rekabete dair değerlendirmelerde bulundu.
Özel, Erdoğan’ın seçim stratejisine ilişkin değerlendirmesinde, Erdoğan’ın genel seçimi kaybetme ihtimalini görmesi durumunda farklı bir yol izleyebileceğini öne sürdü. Özel, Erdoğan’ın kaybetmek yerine partisinin güçlü bir muhalefet konumuna geçmesini sağlayacak bir “B planı” oluşturabileceğini düşündüğünü belirtti.
Erdoğan’ın kazanma ihtimali görmesi halinde ise adaylıktan vazgeçmeyeceğini ifade eden Özel, “Kazanma ihtimali varsa, hele hele yalnızca kendisiyle kazanılacağını düşünürse bunu deneyecektir” değerlendirmesinde bulundu.
T24 ekibinin yönelttiği sorular arasında erken seçim ihtimali de yer aldı. CHP Genel Başkanı, göreve seçildikten sonra erken seçim çağrısı yaptığını hatırlattı.
Mevcut anayasal düzenlemeye göre Erdoğan’ın bir dönem daha aday olabilmesi için anayasa değişikliği yapılması ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 360 milletvekilinin oyuyla erken seçim kararı alması gerekiyor. CHP’nin erken seçim çağrısı yapması veya Meclis’te alınacak bir erken seçim kararına destek vermesi, Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesinin önünü açabilecek bir süreci de beraberinde getiriyor.
Özel, açıklamalarında siyasi rekabete ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Erdoğan’ın geçmişte yerel seçimlere atıfla yaptığı “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” sözlerini hatırlatan Özel, kendi siyasi geçmişine ilişkin olarak Erdoğan’a karşı seçim kaybetmediğini ifade etti.
Ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun da Erdoğan’a karşı seçim kaybetmediğini dile getiren Özel, bu durumun siyasi rekabet açısından dikkate değer olduğunu belirtti.
Özel'in T24 Ankara Ofisi çalışanı basın emekçilerine verdiği cevaplar şu şekilde:
“Erken seçim için ‘buna varız’ deme şansım yok”
“Biz o zaman normal şartlarda iki buçuk yıl süre verdik. Sonra ‘hadi bu sene Nisan'a kadar da olur’ dedik. Yeniden Refah da Nisan diyordu. Birkaç parti de ‘iyi olur’ falan demişti. Bu sene Nisan'da yapsalar ‘ona da olur’ demiştik. Ama onu da yapmıyorlar. Artık bu noktadan sonra bir erken seçim ihtimali olduğunda benim ‘buna varız, biz buna katılırız’ deme şansım yok. Bu partinin yetkili organlarıyla falan tartışılır. O günkü şartlar yani bu erken seçim kararı TBMM’den geçer mi geçmez mi? Seçimden sekiz ay önce diyelim, erken seçim için beklemenin faydası, avantajı nedir, ne değildir? Ama şu anda bizim son aldığımız karar; bizim söylediğimiz zaman erken seçime gelmedi.
“Erkenmiş gibi yaparsa…”
Bir seçime erkenmiş gibi yapıp yeniden aday olma niyetiyle bir adım atarsa benim buna ‘evet’ diyecek yetkim yok. Çünkü biz yetkili kurullarda ‘iki buçuk yıl, hadi bilemediniz 2026 Nisan’ına kadar seçim yaparlarsa kabul ederiz’ dedik. Şu anda o fırsatı kaçırdıkları görülüyor yani kendileri açısından.”
“Erdoğan’a karşı hiç seçim kaybetmedim, Erdoğan kaybetti”
Özel, erken seçim yapılmazsa Erdoğan’ın yeniden aday olamayacağı anımsatıldığında da şunları söyledi:
“Tayyip Bey bir yerel seçim kaybetti. Ve hâlâ onun travmasını sürdürüyor. Bu saldırganlığının sebebi bu. Çünkü o hep böyle şey sanıyordu; hiç yenilmedim, hiç yenilmeyeceğim, hiç yenemezler. Böylece hep seçimi kazanarak geçmişe ve gelece meşruiyet kazandıran bir sandık olacağını sanıyordu. Aslında demokrasi sadece sandıktan ibaret değil, bunun anlatılması lazım. Bir kere yani serbest, özgür bir sandıktan çıkacaksın, sonra da hukuka uygun yöneteceksin. ‘Sandıktan yetki aldım’ deyip anayasayı ayaklar altına alınca olmuyor yani meşruiyet. Ama bunlar yapıldı. Erdoğan bence şöyle bir ikilem yaşıyor. ‘İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder demişti’, bu kulağında. Bir yandan da ‘şu kadar kez yendim’ diyordu. Erdoğan'la aramızda bir fark var. O yenildi, ben yenilmedim mesela. Yani şimdi o çıldırır böyle şeylere. Ben daha hiç seçim kaybetmedim Erdoğan'a. Ekrem Başkan da kaybetmedi, ben de kaybetmedim Erdoğan'a karşı.”
“Erdoğan, aday olmayabilir”
“Erdoğan’ın, genel başkan olarak genel seçimi kaybedeceğini görürse kendisi kaybetmek yerine AK Parti'yi güçlü bir muhalefet partisi olarak konumlandırmak üzere bir B planı vardır diye düşünüyorum. Yani düşünsenize şimdi biz iktidar olduk. Sözcü, Evrensel, BirGün gibi gazeteler dışında bir de Resmî Gazete var. Gerisi, hepsi onlarda. Bütün gazeteler, TV'ler onlarda. Bir işte TRT'yi tarafsız bir zemine çekersen çekersin. Bütün bürokrasi onlarda. Yargı onlarda. AK Parti'nin iktidarından korkmuyorum ama hani muhalefet olduklarında ilk başta bir iktidar açısından çok kaygı verici bir güç var ellerinde. Bence haksız edindikleri asimetrik bir güçle mücadele edeceğiz. Ben Tayyip Bey'in kendisinin açısından da güvenceli olarak göreceği güçlü bir AKP muhalefetini kurgulayıp seçime kendisinin girmeyebileceğini öngörüyorum. Ama kazanma ihtimali varsa, hele hele bir tek kendisi ile kazanıldığını görürse onu deneyecektir tabii.”
* Özgür Özel'in T24 Ankara Ofisi ziyaretinde basın emekçilerinin sorularına verdiği cevapların bulunduğu habere buradan erişebilirsiniz..




