Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı’na ilişkin verdiği “mutlak butlan” kararı hukuk çevrelerinde tartışma yaratmaya devam ediyor. Karara yönelik bir tepki de Türkiye Barolar Birliği’nden (TBB) geldi.

TBB tarafından yapılan yazılı açıklamada, yargı kararının yalnızca hukuki bir uyuşmazlık olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, adalet mekanizmasının siyasi alanı şekillendirecek biçimde kullanılmasının hukuk devleti açısından kabul edilemez olduğu ifade edildi.

“Karar, siyasi alana doğrudan müdahale görüntüsü oluşturdu”

TBB açıklamasında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 21 Mayıs 2026 tarihli kararındaki hukuki eksikliklere dikkat çekildi. Devam eden bir ceza yargılamasının sonucu beklenmeden alınan kararın, fiilen bir tedbir uygulamasına dönüştüğü savunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Anılan karar; hukuki bir uyuşmazlığın çözümü olmanın ötesinde, yargı eliyle siyasi alana doğrudan bir müdahale görüntüsü ortaya çıkarmıştır. Bu karar yalnızca bir siyasi partinin yönetimini ve delegelerini değil; demokratik rekabet ortamını ve çoğulcu demokrasiyi de esastan etkilemektedir.”

TBB, çoğulcu demokratik düzenin korunabilmesi için siyasi partiler arasındaki rekabetin yargısal müdahalelerden uzak tutulması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, yargı kararlarının serbest siyasi rekabet alanını şekillendirecek bir araç haline gelmesinin anayasal sisteme zarar vereceği belirtilerek, hukukun üstünlüğü ve demokratik anayasal düzenin korunmasının önemine dikkat çekildi.

Türkiye Barolar Birliği, gelişmeleri hassasiyetle takip edeceklerini belirterek, “Çoğulcu demokrasinin varlığı, parti içi demokrasinin dış müdahalelerden uzak işlemesine bağlıdır” değerlendirmesinde bulundu.

15 barodan ortak açıklama

Öte yandan 15 bölge barosu da ortak bir bildiri yayımlayarak “mutlak butlan” kararına tepki gösterdi. Açıklamada, siyasi partilerin kurultay süreçlerine ilişkin denetim yetkisinin seçim kurulları ve Yüksek Seçim Kurulu’nda olduğuna dikkat çekildi.

Baroların ortak açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu’na göre bir siyasi partinin kurultayının hukuka uygunluğu hakkında karar alma yetkisi seçim kurulları ile Yüksek Seçim Kurulu’ndadır. Kesinleşmiş seçim sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde genel mahkemelerce verilen kararlar açıkça hukuka aykırıdır.”

“Yargı eliyle siyaset dizayn edilemez”

Barolar, yargının siyasi rekabet alanına müdahale edecek biçimde kullanılmasının toplumun adalete olan güvenini zedelediğini belirtti.

Açıklamada, “Siyasal rekabetin yargı eliyle dizayn edilmesi toplumsal barışı, demokrasiye olan güveni ve hukuk devletini esastan zedelemektedir” denildi.

Barolar, demokratik anayasal düzenin korunması adına siyasi partilerin iç işleyişine yönelik dış müdahalelere karşı hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceklerini duyurdu.

Site aidatlarında yeni dönem başladı: Fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı
Site aidatlarında yeni dönem başladı: Fiyat belirleme yetkisi vatandaşa aktarıldı
İçeriği Görüntüle

Ortak açıklamaya imza atan barolar

Ortak bildiriye imza atan barolar şunlar oldu:

Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Diyarbakır Barosu, Dersim Barosu, Hakkari Barosu, Iğdır Barosu, Kars Barosu, Muş Barosu, Siirt Barosu, Şanlıurfa Barosu, Şırnak Barosu ve Van Barosu.

Kaynak: Haber Merkezi