İzmir’in Bornova ilçesinde 15 Ekim 2025’te yaşanan olayda, 71 yaşındaki Rüstem Teker, 69 yaşındaki kanser hastası eşi İzadiye Teker’i tabancayla öldürdü. Yargılama süreci İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tamamlandı.

İlayda Zorlu protestosunda gözaltına alınan 79 gençten 7'si hakkında tutuklama talebi
İlayda Zorlu protestosunda gözaltına alınan 79 gençten 7'si hakkında tutuklama talebi
İçeriği Görüntüle

Sabah'tan Ceyhan Torlak’ın haberine göre olay, Bornova Rafet Paşa Mahallesi’nde meydana geldi. Olayın ardından gözaltına alınan Rüstem Teker hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “ruhsatsız silah bulundurma” suçundan ise 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında sanık, “eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Sanığa ayrıca ruhsatsız silah bulundurma suçundan 1 yıl hapis ve 10 bin lira adli para cezası verildi.

Mahkemenin gerekçeli kararında, maktul İzadiye Teker’in kanser tedavisi gördüğü ve olay günü hastaneden yeni döndüğü belirtildi. Dosyada yer alan ifadelerde sanığın kızı A.T. ve komşuların beyanlarına da yer verildi. Çiftin çocuklarından A.T.’nin ifadesinde, sanığın uzun süredir annesine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı yönünde beyan bulunduğu aktarıldı.

Mahkeme, sanığın “eşinin kendisine ilgi göstermediği ve halini hatırını sormadığı” yönündeki savunmasını ise haksız tahrik kapsamında değerlendirmedi.

"Maktulün davranışlarının haksız tahrik sebebi sayılmasının mümkün olmadığı kanaatine varıldı"

Gerekçeli kararda şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Sanık, ifadelerinde eşinin kendisinin halini hatırını sormadığını, saymadığını, yatarken kendisini görünce arkasını döndüğünü ve buna sinirlendiğini, alkolün de etkisiyle eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. Sanığın bu beyanları kişisel değerlendirme içerdiğinden, genel yaşam kuralları çerçevesinde herhangi bir haksızlık içeriği olmayan maktulün davranışlarının haksız tahrik sebebi sayılmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu değerlendirmeler nedeniyle sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamış, sanığın eylemi gerçekleştirdiği aşamadaki kastının yoğunluğu, maktulü ve kızını suçlayıcı beyanları nazara alındığında suçtan pişmanlık duyduğuna dair mahkememizde olumlu kanaat da oluşmamıştır."

Kaynak: Haber Merkezi