İsrail, İran'ın Şam'daki konsolosluk binasına 1 Nisan'da hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda, İran Devrim Muhafızları Ordusundan 2'si general rütbesinde toplam 7 İranlı yetkili ölmüştü. İran, İsrail'in konsolosluk saldırısının ülkesinin topraklarına saldırı anlamına geldiğini ve misillemede bulunacaklarını duyurmuştu. İsrail ise İran'ın saldırısına karşılık vereceğini bildirmişti.

İran 13 Nisan'da İsrail’e saldırdı

İran 13 Nisan'da İsrail'e yüzlerce kamikaze insansız hava aracı, balistik ve seyir füzesiyle saldırı başlatmıştı. İran bazı hedeflerin vurulduğunu, İsrail ise saldırıların çoğunun hava savunma sistemlerince önlendiğini ancak güneydeki bir askeri üsse füze isabet ettiğini açıklamıştı.

İsrail, İsfahan’a saldırdı

İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin İran’ın hava saldırısına karşı “açık ve etkili” şekilde karşılık verme kararı aldığını iddia etmişti. ABD medyası, İsrail'in İran'a misilleme saldırısı başlattığını duyurdu. İran Devlet Televizyonu, hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini ve İsfahan üzerinde görülen 3 İHA'nın imha edildiğini açıklamıştı.

Ortadoğu'da gerginlik tırmanmaya devam ediyor

1 Nisan'da İran'ın Şam'daki konsolosluk binasına hava saldırısı düzenlenmesiyle başlayan İsrail-İran gerilimi karşılıklı misillemeler devam ediyor. İsrail ve İran arasındaki karşılıklı saldırıların ardından Ortadoğu'da gerginlik tırmanmaya devam ediyor. İran ve İsrail arasında karşılıklı devam eden bu saldırıların amacıyla ilgili ORSAM Levant Çalışmaları Uzmanı Hamza Haşıl, Elips Haber'e açıklamalarda bulundu.

DSÖ ve UNICEF: Avrupa genelinde kızamık vakaları artıyor DSÖ ve UNICEF: Avrupa genelinde kızamık vakaları artıyor

Orsam Levant Çalışmaları Uzmanı Hamza Haşıl

ORSAM Levant Çalışmaları Uzmanı Hamza Haşıl

“İran tarafından ciddi herhangi bir saldırı beklemiyorum”

Şu aşamada İran tarafından ciddi herhangi bir saldırı beklemediğine dikkat çeken Hamza Haşıl, "Nitekim İsrail saldırısının İsrail tarafından yapılıp yapılmadığı bile tamamen belli değil. İran’ın sınırları içeresinde kaldırılan 3 tane drona, İran içerisinde hava savunma sistemleri karşılık verdi. Yani başka topraklardan İsrail’den vs. doğrudan gönderilen bir şey bile yoktu. Füze işin içeresinde zaten yok. 3 tane insansız hava aracından bahsediliyor nereden kalkıp indikleri belli değil. Casuslar uçurmuştur diyorlar dolayısıyla İran’ın misilleme yapacağı hiçbir şey yok ortada" dedi.

“Kimsenin güvenliği ihlal edilmemiş oluyor”

“Herkes kendi kamuoyunu tatmin etme peşinde. İsrail kamuoyundaki gazeteler basın vs. onlarda bununla ilgili net bilgiler paylaşmadılar" diyen Haşıl, "İsrail İran’a saldırdı şeklindeki bilgileri ABD kamuoyundan, oradaki basından öğrendik. Bunun bir misilleme gerektirmeyeceği apaçık ortada. Nitekim İran’ın saldırısı da öyle herhangi bir kayba ciddi bir eksikliğe falan yol açmadı İsrail’de" diye konuştu.  ABD’nin buradaki arabuluculuğun söz konusu olduğunu belirten Haşıl, sözlerine şöyle devam etti;

"Bu konuda çok ciddi iddialar var. Tabi ki bunların yüzde 100 ortaya çıkmasını beklemek mümkün değil. Çünkü kapalı kapılar ardında konuşulan meseleler daha çok. Fakat olaylar bize şunu gösteriyor. Hiç kimsenin burnu kanamıyor, kimsenin güvenliği ihlal edilmemiş oluyor”

“İsrail’de şu an çok kazançlı, İran’da çok kazançlı”

"Bu iki saldırıya baktığınız zaman; Şam’daki İran diplomatik misyonunun vurulması ve tuğgenerallerin öldürülmesi sonrasında İran’ın saldırısı ve bugünde İsrail. Bu süreçte bakıyoruz sadece ikili arasında dönen bir şey var" ifadelerini kullanan Haşıl sözlerini şöyle sürdürdü;

"Bundan kim kazanıyor sadece iki ülke kazanıyor. İsrail’de şu an çok kazançlı, İran’da çok kazançlı. Bunu iki şekilde temellendirebiliriz. Birincisi İsrail son dönemde hem kendi iç kamuoyunda hem de uluslararası kamuoyunda destek kaybetmeye başlamıştı. Batılı ülkelerin doğrudan hükümetleri tam olarak belki İsrail’in Gazze’yi saldırılarını hedef almıyordu fakat o Batılı ülkelerde özellikle bazı muhalif partiler bunu artık sesli şekilde ifade etmeye başlamışlardı. İsrail’in artık saldırılarının meşru zeminden kaydığı, sivilleri hedef aldığına yönelik çok ciddi itirazlar ve güçlü sesler yükselmeye başlamıştı. Bu olay ile birlikte İsrail yani İran’ın saldırısıyla birlikte bir anda mağdur rolüne büründü ve sanki bütün şeyler bu savaş vs. İsrail’e karşı İsrail’in hedefte olduğu noktaya doğru evrildi"

“ABD Hamas’ın tamamen etkisiz hale getirilmesini istiyor”

İsrail saldırısından sonra sabaha karşı 4’te ABD ve İsrailli yetkililerin görüntülü görüşme gerçekleştirdiklerini dile getiren Haşıl, "Bu görüşmede şu ifadelere yer verildi; Refah’a yapılacak operasyona ABD’de iştirak, yani onay veriyor. Oradaki Hamas’ın tamamen etkisiz hale getirilmesini istiyor. Bugüne kadar ABD buna tam net onay vermemişti" değerlendirmesinde bulundu.

“Gazze konusu uluslararası kamuoyunun gündeminden iyice düşmüş vaziyette”

İsrail’in bu olayları, hengameyi de kullanarak asıl amacı olan Gazze’de istediğini elde etmeye oldukça yaklaştığını söyleyen Haşıl sözlerini şöyle tamamladı;

"Bu süreçte Gazze konusu uluslararası kamuoyunun gündeminden iyice düşmüş vaziyette. Herkes daha çok İsrail-İran suni bir gerilimine odaklanıyor. Yani ortada bir gerilim yok. Tamamen suni bir gerilimden bahsediyoruz ve burada kaybeden Gazze, kazanan İran ve İsrail. İran’da kendi iç kamuoyunda günlerdir haberler yapıyor; işte 'İsrail’i doğrudan füzelerimizle vurduk, şöyle yaptık böyle yaptık' diye kendi içerisinde ciddi bir tatmin duygusu uyandırıyor. Aynı zamanda bütün Orta Doğuya işte arkanızda güçlü İran var şeklinde bir propaganda yapıyor. Dolayısıyla bu çatışmalardan kazanan İsrail ve İran’dır. Kaybede Gazze’dir"

Muhabir: Sümeyye Aksu