Tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Merdan Yanardağ’ın yargılandığı, haklarında 'Siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezaları istenen davanın üçüncü duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan duruşma salonunda görülüyor.
11:45 | “Kaç ay daha bizi içeride tutacaksınız?”
"MİT, 4 ay boyunca gerçeği niçin söylemez?" diyen Ekrem İmamoğlu, "Kaç ay daha bizi içeride tutacaksınız?" diyerek mahkeme heyetine seslendi. İmamoğlu, "Yalana dayalı soyguncu, vurguncu düzen sonuna yaklaşmıştır. Yolsuzluk öyle bir boyuta gelmiştir ki saklamaya güçleri yetmemektedir" diyerek savunmasını noktaladı.
11:40 |”MİT casusluk sorularına yanıt vermedi”
İmamoğlu, MİT'e casusluk faaliyeti iddialarına ilişkin 4 soru yöneltildiğini ancak henüz hiçbir yanıt alınamadığını ifade etti.
İmamoğlu şöyle konuştu:
"Casusluk faaliyeti var mı, yok mu? Bunu doğrudan Millî İstihbarat Teşkilatı'na bu mahkeme sordu. Bir değil, iki kez sordu. Mayıstan bu yana, dört aydır MİT'in çok basit iki soruya yanıt vermesini bekliyoruz.
1- Benim ve diğer yargılanan arkadaşların casusluk faaliyetinde bulunduğumuza ilişkin MİT'in elinde bir rapor veya tespit var mıdır?” Sorunun bir tanesi bu.
2- Sayın Hüseyin Gün'e ait olduğu söylenen veriler ve ibb.gov.tr'ye ait olduğu söylenen veriler, TCK'nin 328'inci maddesi kapsamında, devletin güvenliği veya iç veyahut dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerden midir?”
Artı bir soruyu ben sordum: “Sayın Hüseyin Gün'le fotoğraf çektiren İbrahim Kalın, bizi yabancı casuslardan korumakla görevli Millî İstihbarat Teşkilatı'nın başına getirilirken, ben Hüseyin Bey'le fotoğraf çektirdiğim için nasıl casus ilan ediliyorum?” diye sordum. MİT'in başkanına bunu sordum.
Bu arada Hüseyin Bey de bir soru sordu. O da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı adına Sayın Fuat Oktay tarafından kendisine verilen yetkilendirme yazısını gündeme getirdi ve bunun anlamını sordu.
Dört soru soruldu, sıfır yanıt. Millî İstihbarat Teşkilatı dört aydır bu sorulara cevap veremiyor ya.
11:30 | “Ben defalarca karşısında seçim kazandım”
"Seçmen analizini casusluk diye yargılarlar" diyen Ekrem İmamoğlu, fon soygununu 'soruşturuyoruz' diye rafta tuttuklarını söyledi. "Emekli polis canına kıyıyor, yoksulluğunu bile yaşayamıyorlar ama fon vurgunu yapanlar korunuyor" diyen İmamoğlu, "BM kürsüsünden dünyaya adil düzen çağrısı yapıyor beyefendi. 'Güçlünün hukuku olmaz' diyor. Türkiye'de rakibini cezaevine atıyor. Rakibine 'ahmak' kelimesi üzerinden siyasi yasa vermeye çalışıyor. Ben defalarca karşısında seçim kazandım. Kendisine sesleniyorum siyasi mücadelemiz devam edecek ama devletin kurumları hiçbir hesaplaşmanın tarafı olmamalıdır" dedi.
11:25 | “İktidar medyası bu haberi görmüyor bile, görmek zorlarına gidiyor”
Ekrem İmamoğlu, iktidar için en büyük tehlikenin gerçeği söylemek olduğunu ifade etti. 16 polis memuruyla daha basılmamış kitabı için matbaanın basıldığını söyleyen İmamoğlu, "Milyarlarca liralık vurgunun faili henüz müsait değilmiş, ifade bile vermiyormuş" dedi.
Casusluk Davası'nın üçüncü duruşmasında savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, iktidarın işlediği günahların haddi hesabı olmadığını ifade etti. Bir ömür çalışıp devletine güven duyan insanların sefalete mahkum edildiğini söyleyen İmamoğlu, "Ali Şekeroğlu Anayasa Mahkemesi önünde intihar etmiştir. İktidar medyası bu haberi görmüyor bile, görmek zorlarına gidiyor" dedi.
11:15 |İmamoğlu savunma yapmaya devam ediyor
Savunmasında, üst düzey saray siyasetinin parmaklarının bu fon vurgunun içinde olduğunu ifade eden İmamoğlu, "Bir kadına İBB 110 bin dolar burs vermiş. Ekrem İmamoğlu, millete burs verdi. O yüzden ben buradayım. Aynı kadın defalarca kuruma çağrılıyor cevap bile vermiyor. Bu mektuplar bize yazılırken aynı anda başbakana da danışmanlık yapıyor. Cumhurbaşkanı o zaman başbakan" ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu, "NATO buradaydı, ülkelere sorsaydınız. F-35 alacağız ya New York'tan onu alamadınız Ekrem İmamoğlu casus mu diye sorup öğrenip öyle gelseydiniz" dedi. Devletin güvenliğinden söz ettiğimizi vurgulayan İmamoğlu, "Vatandaşın birikimlerini nasıl korunacağına şahitlik ediyoruz. Milyar dolarlık fon vurgunu ortada. Üst düzey saray siyasetinin parmakları bu fon vurgunun içinde" ifadelerini kullandı.
11:05 | “Asrın soygunu fon vurgunu buna dahil değildir”
Savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, 19 Mart'tan bu yana farklı suçlamalarla muhatap olduğunu vurguladı. İmamoğlu, "Hangi bilgiyi temin ettim, kime aktardım, hangi talimatı verdim? Mahkeme heyeti de böyle bir soru sormadı. Buradaki arkadaşlara da sorulmadı" dedi.
Faillerin millet huzurunda, adil mahkemelerde hesap vereceği günlerin yakın olduğunu söyleyen Ekrem İmamoğlu, 87 milyonun bizzat cebinden çıkan tutarın 250 milyar doları aştığını belirtti. İmamoğlu, "Önumuzdeki süreçte bedeli ağır olacak asrın soygunu fon vurgunu buna dahil değildir" dedi. Savunmasında İmamoğlu, "Geçmişte Boğaz Köprüsü'nü satacak diye mizah unsuru yapılan köprüleri satacak, şeytanın aklına glemeyecek şekilde türlü oyunlar edecek hale gelmişlerdir. Yazıklar olsun" ifadelerini kullandı.
10:55 | İmamoğlu: sokaktaki insanı güldürecek casusluk iddiasıyla karşı karşıyayız
Casusluk Davası'nın üçüncü duruşmasında savunmasına devam eden Ekrem İmamoğlu, "2 yıldır Türkiye yüzlerce kanuna aykırı yöntemlerle devletin tüm kurumlarını vahşice kullanarak, korkutarak, kimine menfaat yolcuğu önüne koyarak asrın hukuksuzluğuna imza atmıştır" dedi. Ülkemizi felç eden dönemi yaşattıklarını belirten İmamoğlu, anayasal düzeni bozma suçu içeren bir yönteme sahip olduklarını söyledi.
Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Casusluk Davası'nın üçüncü duruşmasında ilk olarak söz alan Ekrem İmamoğlu, sokaktaki insanı güldürecek casusluk iddiasıyla karşı karşıya olduklarını belirtti. İmamoğlu, "3-5 muhterisin mahkemeyi meşgul etmesini yaşıyoruz. 87 milyonun derdine derman olamayan hükümetin çözümü yargı kollarını görevlendirmekti. Gözü körleşmiş bir zihniyet, Esenyurt operasyonu yaparak ilk tutuklamayı yapmış ve oprasyonuna başlamıştır" dedi.
10:45 | Duruşma başladı
Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışman Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün’ün "siyasal casusluk" iddiasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması Silivri'de başladı. Söz konusu dava kapsamında hakim karşısına çıkan İmamoğlu, aynı gün içerisinde Silivri’de görülen İBB Davası'yla birlikte iki davadan birden yargılanmış olacak.





