Financial Times’ın Batılı istihbarat servislerinin raporlarına dayandırdığı haberine göre, kurucusu Yevgeniy Prigojin’in ölümü ve Haziran 2023’teki başarısız isyanın ardından dağılacağı düşünülen yapı, bu kez Avrupa sahasında farklı bir misyonla faaliyet gösteriyor.

İsrail'in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 10 Filistinli hayatını kaybetti
İsrail'in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 10 Filistinli hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

İddiaya göre daha önce Rusya’nın kırsal bölgelerinden gençleri Ukrayna’daki savaşa katılmaya ikna eden ağ, şimdi NATO topraklarında “harcanabilir” ajanlar devşiriyor. Bu süreçte Rus askeri istihbarat servisi GRU’nun Wagner’in sahip olduğu insan kaynağını aktif biçimde kullandığı belirtiliyor.

Ekonomik olarak kırılganlar hedefte

İstihbarat kaynaklarına göre Kremlin’in amacı, Avrupa’nın Ukrayna’ya verdiği desteği zayıflatmak ve toplumsal huzursuzluğu artırmak. Bu kapsamda özellikle ekonomik sıkıntı yaşayan, marjinalleşmiş veya sisteme öfke duyan kişilerin hedef alındığı ifade ediliyor.

Wagner operatörleri tarafından yönetildiği öne sürülen şifreli mesajlaşma kanalları ve sosyal medya hesapları üzerinden “kolay para” vaadiyle kişilere ulaşıldığı belirtiliyor. Görev listesinde siyasetçilerin araçlarının kundaklanması, Ukrayna yardımlarının bulunduğu depolara zarar verilmesi ve aşırı ideolojik propaganda faaliyetleri gibi eylemler yer alıyor.

Uzmanlar, diplomatik sınır dışı kararları sonrası Avrupa’daki klasik istihbarat kapasitesi daralan Rus servislerinin, bu boşluğu vekil ve profesyonel olmayan ağlarla doldurmaya çalıştığını savunuyor. Bu çerçevede FSB’nin de sürece dolaylı katkı sunduğu iddia ediliyor.

Dylan Earl vakası

Bu stratejinin en somut örneklerinden biri olarak 21 yaşındaki Dylan Earl vakası gösteriliyor. Sosyal medya üzerinden devşirildiği öne sürülen Earl, Mart 2024’te Doğu Londra’da bir depoyu kundakladığı gerekçesiyle 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme kayıtlarına göre Earl’ün anonim aracılar üzerinden radikalleştirildiği ve para karşılığında sabotaj eylemine yönlendirildiği tespit edildi.

İstihbarat yetkilileri, Kremlin’in bu tür operasyonlarda Rusya ile eylemciler arasında en az iki katmanlı bir mesafe bırakarak inkâr edilebilirlik sağladığını belirtiyor. Özellikle Telegram gibi platformlarda hedef kitlenin dilini kullanan propaganda faaliyetlerinin, genç ve kırılgan bireyler üzerinde etkili olduğu ifade ediliyor.

Ancak uzmanlara göre bu yöntem maliyet ve ölçek açısından avantaj sağlasa da profesyonellik ve gizlilik bakımından zayıf kalıyor. Nitekim Avrupa’da planlandığı iddia edilen birçok saldırı girişiminin güvenlik birimlerince henüz eyleme dönüşmeden engellendiği belirtiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi